Özellikle üst düzey İngilizceden dilimize mükemmel çevirileriyle tanınan ve şimdiye kadar üç roman da yazan Handan Ünlü Haktanır, sanırım ilk kez bir hikâye kitabı yayımladı: “Olur Olmaz Öyküler”[1]. Bu kitaptan bir nebze bahsedeceğim sizlere ama öncesinde dürüst bir eleştirmen olarak Handan’la yakınlığımı açıklamalıyım. Handan, Mülkiyeli sınıf arkadaşlarımdan ve ardından meslektaşım Korkmaz Haktanır’ın eşidir. Dışişleri Bakanlığımız...
Son Yazılar:
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
Kategori: Manşet
Dördüncü Şahsın Görünmeyen Resmi
Karafakideki şarap yarılanmak şöyle dursun ,şişenin dibine vurduklarına bakılırsa, beklenen dördüncü kişi gelmeden sofranın tadını çıkarmış olmalılar. O sırada dördüncü şahıs yaklaşıyor, masanın sol köşesindeki sakız beyazı örtünün altından ona bakan köpeğin bu yeni geleni tanıdığı belli; hırlayan bir ifadesi yok. O hâlde, sizi bekliyorduk ama biraz geç kaldınız, lakin lütfen geçin böyle buyurun denilebilecektir....
Okulu Asmak ya da Modernin Kırılma Anlarında Türkiye Şiirinin Ezoterik Tarihi (mi?)
Dosyalara yazı yazmak zor zanaattır; hele yazılacak şey “resmi tarih” değil onun dışında; yazanın yaşayan olduğu, kırıldığı, büküldüğü, dövüldüğü, sürüldüğü, süründüğü bir karşıt kültür ve onun tarihini satırlara vurmaksa.. Kişi metin eri bile olsa belli tarihsel dönemlerde yaşanan kaçış çizgilerini, “anti kanun/kanon” varoluşları, kendi yağıyla kavrulmayı, dünyayı takmamayı, suyun başını tutan edebiyat/kültür elitlerine eyvallah çekmemeyi,...
ÜLKÜ TAMER: İMGECİLİĞİ YENİ BİR ENERJİYLE AÇIKLAMAK
Edebiyatımızın iyi şairlerinden Ülkü Tamer, 1 Nisan 2018’de 81 yaşında iken hayatını kaybetti. Şairi vefatının dördüncü yılında saygıyla anıyorum. Tamer, “Üşür Ölüm Bile”, “Güneş Topla Benim İçin” ve “Ağıt” gibi hafızalara kazınmış çok sayıda şiire imza attı. Bazıları, İkinci Yeni olarak bilinen grup arasında Ülkü Tamer’i görürken, şair, aslında imgeciliğin ilkelerini ele geçirip onları daha...
EZİLENLERİN TİYATROSU (PANDEMİYE DE) DİZ ÇÖKMEZ
“Perde inmez, müzik susmaz, şiir susmaz, yazı bitmez.”[2] 2020’nin Mart ayıydı. Çin’in Wuhan kentinden başlayan Covid-19 salgını hızla yayıldı. Yerküre yeni bir virüs yayılmasıyla sarsıldı. Her şey alt üst olurken; kapitalist “uygarlık” konusunda söylenecek yalan kalmadı. Pandemi, egemen(ler)in gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Tıpkı Akdeniz havzasında ve Avrupa’da ilk defa VI. yüzyılda ve ardından XIV....
Bir Pencere: Duvarlarda Açılan Gediklerden Sınırların Ötesine Bakmak
Erinç Büyükaşık’ın yeni yılda yayımlanan eserlerinden biri olan Sınırlar Kapalı’yı bu yazımda inceleyeceğim. Bunun için öncelikle yazarın yazın eserlerine değinmek doğru olacak. Daha önce Suya Gazel ve Hep Uzak yayımlanan öykü telifleridir. Bunlardan Hep Uzak yeni baskıyı görebilmiştir. Bunu söylüyorum çünkü birçok yazar ikinci baskıyı göremeyip yitip gitmektedir. Yazarın şu sıralarda yayımlanan bir de romanı...
Kadın ve Otoportre
Bu yazımda, özgürce resim yapmak isteyen, üstelik kendi portresini yapma cesareti gösteren ilk kadın ressamlardan söz etmek istedim. Çok değil, 17. Yüzyıllara kadar kadınların resim yapmasının bile kabul edilebilir bir şey olmadığı düşünülürse, söylemek istediğim şey daha kolay anlaşılır. Bu kadınların birçoğunun cesaretinden etkilendiğimi söylemek isterim. Bir atölyelerinin varlığını duyumsatmak amacıyla, otoportrelerini, kendilerini atölye ortamında...
ÖLÜLER BAŞ UCUMDA (ŞİİR)
güvertede biriken sularda yerimi aldım kaynıyordu deniz, ben beton tekneler arasında penceresini indirmiş perdesini rüzgâr altı sahiline kilitlemiş biri: “rüzgâr altında vapur var söyle söyle hüseyin, duysunlar ölüler seni tekrar gömsünler kendimize ayıracak zamanımız yok” de evet, biraz ateşim var dümen kovanı söndürüyor beni özlüyorum kalan geleceğimi fora diyorum, halat düzeni çözülsün vira, halatlar yükselsin...
Mike Davis İle Sosyalizm ve Kapitalizmin Suçları Üzerine
RÖPORTAJ: Meagan Day Onlarca yıldır sosyalizmin sadece bir « ceset sayımı » olduğunu duyduk. Mike Davis, Stalin, Mao ve on dokuzuncu yüzyıl kapitalizminin en parlak döneminin sarsıcı soykırımlarını tartışıyor. Bu yaz seçim dalgası ABD sosyalist soluna alışıldıktan çok daha büyük bir izleyici kitlesi kazandırdı. ABD sosyalist solu, sadece siyasi fikirleri için olağanüstü geniş bir dinleyici kitlesi kazanmakla...
PİSUVARDA BİRİSİVAR (ŞİİR)
ağzımda origamipil Pisuvarın önünde Donmuş mesanemi Eritmeye çalışıyorum Ceplerimde Penguen bobin salkımlı maniactür Gökkuşağı aromalı tehlikeli diş macunu Çift bıçaklı jiletilum zeplin Ceplerimde Kulak tıkaçları Boş dolu sigara paketleri S.o.s fıstıklar Kulaklarımda beş yüz Çinli lama Yanıbaşımdaki Pisuvara Biri gelecek mi diye tetikteyim Lefkoşa, 2022 _____ ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU Eren Burhan, şiir anlayışında -ve arayışında- mükemmeliyetçi tavrın tam karşısında duran bir şair; ancak bu özensiz olduğu,...









