bu limandan sonra venedik, yalancı düş lekesidir, sevgilinin boynunda uyanıp evin yolunu unutan beni bu sularla sınırlamak istersen, akşam sefasının denizi izlediği gondola bırakırsın, birbirine sırtını dönmüş iki kurşun artık çatal yapmayan dekoltenin kederini bölüşmek için kırgınlıklara ara verir, yitiririz yani sahip olduk sanılanları, asık bir yüz neşemizi bulandırmışken, ama yolun konuklarını beğenmeyen gitsin...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Kategori: Litera
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
akışsa tarih akışın bir yerinde geldim ben de yeryüzüne “hoş gelişler ola!” deme çağının geçtiğini sokağa taşan top peşinde koştururken taca atılmış bir hayatı oynayanların yüzüne yansıyanlardan sezmek aşıp da rastlantı şaşkınlığını dayadığında gençliğin şafağında sırtını yoklukların tekinsiz duvarına öfkeyle anlarsın o vakit sezgiden süzüleni: ne büyüsü var olagelenlerin ne tanrısı! ...
Stefan Zweig ve Viyana
Zweig‘ın gençliğini geçirdiği yılların Viyana’sında kolay ve tasasız yaşanırdı. Yoksulla zengin, Çek’le Alman, Yahudi’yle Hıristiyan arasında hep rahat ve barış dolu bir hava eserdi. Kent insanı keyif içinde rahat bir yaşam sürdürürdü. Avrupa kültürünün bütün sanat akımları bu kentte birleşmişti. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun başkenti Viyana‘da insanlar aşırı bir istekle kültüre düşkündü. Mozart, Gluck, Beethoven, Schubert, Brahms...
Hüznün Mavisi
mavi bir hüzün çözülüyor içimde ince bir çizgiyim bugün ne tamamen varım, ne tamamen yok! ender ruhlar göçerken kamer ışığına kavuşuyor saf sevgi eksiliyor parça parça katılıyor göğün yüzüne. kelimeler geri çekiliyor dilimden çok şeyler susarken içimde sanki söylemek, var olmaya yetmiyor. yarım kalan yerden eksiliyor insan bir de yarım kaldığı yerden...
MASUMİYETİN YAMYAMLIĞI (ŞİİR)
Geceleri kükürt ve alkolik zihnim… Zindan Adası’nda söktüm lambama asılı sigarada gözlerimi. Hayali yaratıklar dehşet ve soğuk! Tapınırım onlara organlarımın kan içti vakit! Sığınakları parçalayan ve avucumda kanatlarını kopardığım kuşlar… Buz gibi zeminde ayaklarımı mora kesen ayaklarımı acıtan içimdeki dört köşeli iblis Çorak bir arazide pelinler karıştığında hücreme, üflerim damağımdaki suya Kabusunu Elm Sokağı’nın -Beni...
ESKİDEN (ŞİİR)
Canım şiir kardeşim Tozan Alkan için Bir göl daha aktı gözlerimden Kuğulara bakıyordu annem. Mektuptu babamın duyulmayan sesi Kasabayla şehir arasında kalmış. Yosunlar denizin yara izleriydi Kalbi kırılmış bir çocuk şarkı söylüyordu. Dağlar birbirine kavuşsun nefesiydi Nar ve begonvil kokusuydum. Datça’dan yeryüzüne gülümseyen Kediler yıldızlarla yarenlik ediyordu. ...
BAAL’IN KIZLARI (ŞİİR)
-asırlardır itaat etmeyenleri- tanrıçalar ele geçirilemez asla el lat uzza manat yeryüzünde dolaşıyor baal’ın kızları pidai arsal tallai zenobiya direniyor hala palmira’da istanbul’da kürdistan’da susmayacağız itaat etmeyeceğiz diyor o ahir ses çınlıyor yırtıyor sağır eril kulakları nesibe bint-i ka’b’ın haykırışları 07/08/2020 Brüksel
TAKVİM YAPRAKLARI (ŞİİR)
Sen takvim yaprakları arasında dolaşmayı seversin her biten günün üstünü çizersin günler eksildikçe yapraklar dolar çizilmiş sayfaları düzgünce katlar bana verirsin ben arkalarına şiirlerimi yazarım Senin burnun, gözlerin güzeldir kolayca kızman hoşuma gider her yılbaşı geldiğinde masamızda hiç sönmeden iki mum yanar mumların ışığında şarabımızı yudumlarız takvim yaprakları biter Ertesi sabah yeni bir...
ATATÜRKİYE (ŞİİR)
Şol dünyayı yoldaş ettiniz mi? Aybalam, sakız, taşçatlatan çiçeği gıdım gıdım, düşe kalka, zor zar SütBeyaz bir ışık yeşerirdi gülümseyince yangın mavisi gözlerinin içinde Dur, gitme! oysam kal biraz işbu zamanın ruhu zaar Dallara şafağın kormızımsı konmuş yağmurun salkımı dizilmiş kirpiklerime yeryüzüne rüyamız çizilmişimiş meğer süzülüp yanaklarımdan sevi hançer! işler canevime Bir teselli...
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ
Osmanlı yeme-içme kültürü çoğu zaman saray mutfağı ve ihtişamlı sofralar üzerinden anlatılır. Oysa şehrin asıl gündelik hayatı, sarayın değil meyhanenin etrafında şekillenen daha sade ama daha canlı bir dünyaya aittir. Elimizdeki Ağa Rakısı etiketi, bu dünyayı anlamak için güçlü bir çıkış noktası sunar. Bir içki etiketinden yola çıkarak, Osmanlı’nın son döneminde rakının, meyhanenin ve sofra...









