Gecenin ikisiydi, üç tane ses beni rahatsız ediyordu. Birincisi arada bir duyduğum köpek sesleriydi, ikincisi kendime hazırladığım atıştırmalıkların dişlerimin arasında ezilip dağılırken çıkardıkları seslerdi, üçüncüsü de sessiz sedasız olan ve bizzat benden kaynaklanan iç seslerim! İçten seslerimdi… Yazmaya çalışırken yazdıklarımı sesli olarak tekrarlıyordum. Bitirdiğim her cümleyi sesli olarak tekrar ediyordum, yani beynim kendi sesimi dinliyordu...
Son Yazılar:
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Kategori: Litera
Deli Ağlatan Diyarı (Öykü)
Sabah ezanı alır götürür beni, sevdiğimi gördüğüm yola. “Mahur Beste” çalınca içtiğim acı tütünün koca filtresi gelir aklıma. Montumun naylon astarına dökülen tütün taneleri gelir. Fenerin maçı, kapalı Kadıköy yolları. Uzun yolda dinlenilen müzik, bir kameradan bakmamızı sağlar hayata adeta bir filmin karakteri olurum. Kendi filmimin. Kalasla bakışırız çoğu zaman. Bir fare evine koca bir...
N’EN VAR KUZUM! SOLGUN GÖZÜKÜYORSUN…
Badi Ekrem: Ben bu yaz neredeydim? Şaban: Nerden bilelim ya… Badi Ekrem: Size soruyorum ben bu yaz neredeydim? Şaban söyle ben neredeydim? Şaban: Valla Kayseri’de olabilirsiniz. Üzerinden çok sular aksa da bazı şeylerin modası hiç geçmez. İzlediğimiz Yeşilçam filmleri, okuduğumuz klasikler gibi bırakamadığımız birçok alışkanlık, günlük hayatımızda bizi biz yapan karakterimize dönüşüyor....
MİTOS ÜZERİNE
“Simgenin miti simgenin kendisinden daha önemlidir.” A. De Saint Exuspery 1. Hegel “Mitos, kendini bağımsız olarak ortaya koyamayan düşüncenin güçsüzlüğünün bir anlatımıdır” der. Bu ifadede iki bölüm göze çarpıyor: • Kendini bağımsız olarak ortaya koyamama. • Bu anlamda düşüncenin güçsüzlüğü. Düşünce, maddi dünyanın temellendirdiği insan beyninde biçimlenen ve oluşan kurgusal bir yapı. Maddi dünyayı oluşturan...
Bir Damat Ferit
Birinin gülüşü hoşunuza giderse onun iyi biri olduğundan tereddüt etmeyiniz » der Dostoyevski. « Damat Ferit’in » zamane genç kızlarının kalbini feth eden ve onun iyi biri olduğunu ele veren bir gülüşü vardı. Makinistin kestiği film parçalarını yazlık sinemanın arka duvarının dibinden toplayan çocuklardık biz. Birçoğumuz taşra dışındaki dünyayı, sinemada gördü ve onun filmleriyle tanıdı....
Jorge Luis Borges: Arjantin edebiyat Panteonunun ölümsüz tanrısı
Borges Arjantin edebiyat panteonunun ölümsüz tanrılarından biriydi. Yaşadığı çağ, kelimenin tam anlamıyla, aile hafızası ile sınıf arasına, tarihi mitler ve kurgu arasına sıkışmış karakterleri biriktiren bir yüzyıldı. Bu karakterlerin kişiselleştirilmiş temsilleri Borges’in yapıtlarında başarıyla gerçekleşti. Yüzyılın entelektüel kuşağı, Hispanizm savunması etrafında safları sıklaştıra dursun, arka planda ideolojik ve kültürel cephelerin hizalandığı bir süreç yaşanıyordu. Borges,...
Çatı (Şiir)
1997 yılındaki evimin çatısı el ayak çekilince benim günlük uğrak yerimdir. Hırıltılar çıkaran ağaçların arasından esen ahenkli bir meltemin üstünde yolculuk eden tilkilerin çığlıklarını duyan, yalnızlığımın sıradan bir alışkanlığı. Bazen, yaşamla yüz yüze gelmenin cesareti bir oyuna benzer ve çatıda yaşamımın bu günlük parçası bezginliğe ve kaçış yoluna veriverir bir soluk arası. Arada sırada, bir...
SERVER TANİLLİ AYDINLIĞI
Lise 2 yıllarım idi sanırım. Edebiyat öğretmenim olan Nurten Hanım, Attilâ İlhan’ın romanlarına konu olan, 50’li yılların Fransasındaki alışılmışın dışında giyinen ama devrime inancını hiç yitirmemiş sosyalist kadınlara (mesela Magda) çok benziyordu. Okuldaki diğer öğretmenler bile onu dışlıyorlardı. Tek tabancaydı, annesi ile yaşıyordu. Derslerde diğer öğretmenlerden farklı olarak, müfredâtı on beş dakikada işleyerek kalan zamanda bizlere...
Temir Kutlu Bahçeleri (Öykü)
Kim demiş yaşlılar ölümü bekler, diye? Kayısı kokuları var oldukça hayat mezarlıklardan uzaklaşır ve yaz günlerinin bitimsizliğine yayılan telaş aslında son sırada hatırlanacak şeyin ölüm olduğunu söyler. Temmuz başlarında bir grup ihtiyar kışın da üstüne koyduğu onca ağrı ve acıyı tekrar bulmak için yaşlılıklarının adresine gömerek köyü terk ederlerdi. Yaz güzel bir mevsim. Her yaştaki...
Komet: Pus’u Kuran Resim Sergisi
Komet’in Dirimart’taki sergisini dolaşıyorum ikinci kez. Bazı sanatçılar ile ilişkiniz başkadır elbette. Onlar size ilk gençliğinizden hatta çocukluğunuzdan itibaren eşlik ederler. Yani geçmişin rayihalı buharlarıyla ve buğularıyla yüklüdürler edebice söylersek. Komet’in çoğu 2020-21 yapımı yapıtlarının olduğu son sergisinin ismi dikkat çekiyor önce: Resim Sergisi! Magritte’in ünlü resmini hatırlarsak “bu bir pipo değildir.”. Ne bir kavram...









