Bireysel şiir yazım anlayışını yeniden sorguluyor Açık Şiir. Şiiri ve şairi kendi merkezinden, çevresinden, kişisel tarihinden, egosundan kurtarmak için şiire bir karşı hamle yapmak için bir şans veriyor. Aynı zamanda malzemenin hakimiyetini, otoritesini de azaltmak için olanaklarla dolu.
Son Yazılar:
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Kategori: Litera
Hasan Aksakal ve Dünyayı Yeniden Büyülemek: Romantizm
Fıkra anlatmak biraz da tiyatroculuk gerektirir. Yüzünüze bir mimik koyacak, belki pandomim yapar gibi vücut hareketlerine bile başvuracaksınız. Bunlar bende eksik şeyler. Fıkra anlatamasam da hiç yazamaz değilim. Yazımızın kapı eşiğinde misafir şekerini peşin peşin takdim eder gibi, durunuz, size ağız tadıyla bir fıkra anlatayım; sonra ciddi mevzuya geçeriz. Kırk sene denizlerde gezmiş, tekneler gezdirmiş...
“Bu Nasıl Bir Gezegen Böyle, Canım?”: “Wakarimasu, Anjin San!”
BENİM her şeyi bilen bir oğlum var. Bu giriş cümlesini, çocuklarının zekâsını abarta abarta bitiremeyen embesil ebeveynler arasında yerimi almak için söylediğim sanılmasın. Açıklayayım. Her şeyi bilen oğlumla karşılıklı oturmuş öğlen yemeği yiyorduk. Birden aklım çok eskilere gitti ve aralarından birini seçip her şeyi bilen oğluma dedim ki. “Ama bilmediğin şeyler de var. Örneğin, Anjin...
Çevirmenin Notu: “Bundan güzel bağ mı var?”
KİTABI çevirmem teklif edildiğinde önce okumam istendi. Alışılmadık dili, sözcük seçimi ve üslubuyla, çok zor bir kitaptı. Çevirmeye okuduktan sonra karar vermeliydim. Ben de okudum, ama sadece birkaç satırlık ilk parçasını. Bu fragmanın son cümlesini okur okumaz çevirmeye karar vermiştim bile: “Ve tüm isimlerimi, kızlık soyadımı, ön adımı, göbek adımı elimden alarak beni Bayan Unguentine...
YÜRÜMEK ve DÜŞÜNMEK
Üniversitedeyken sık sık parasızlıktan ama bazen de çok sevdiğim için, yanıma kattığım birkaç arkadaşla fakülteden Kızılay’a yürür, Sakarya Caddesi’ne varmadan aldığımız o zamanların nefis Ankara simidini, her zaman oturduğumuz İstiklal Çay Ocağı’nda dişlerken bir taraftan çaylarımızı içer, bir taraftan da hiç bitmeyen öğrenci gevezelikleri eşliğinde yorgunluğumuzu giderirdik. Bu yürüyüşler yıllarca benim ana ulaşım aracım olduysa...
Ölüm (Şiir)
Beden nerede bulundu? Kim buldu ölü bedeni? Bulunduğunda ölü beden, ölümüydü? Ölü beden nasıl bulundu? Kimdi ölü beden? Ölü bedenin babası ya da kızı ya da kardeşi ya da amcası, Kız kardeşi ya da annesi ya da oğlu kimdi? Terk edildiğinde beden ölmüşmüydü? Terk mi edilmişti beden? Ölü bedeni terk eden kimdi? Çırılçıplak mıydı ölü...
Beyaz ve Sis (Şiir)
üşüyorum güneşsiz bir kış sabahında yer beyaz gök kül rengi ıssız yolların kavak ağaçlarıdır düşünceler-giderek eriyorlar siste. kumsalda terk edilmiş bir gemi enkazı zaman- yavaş yavaş ve kendiliğinden çürüyor- kargalar kederli bir dize yazıyor bulutların sayfasına geçip giderken, fırsatı kaçırmış karşılaşmalara dair… üşüyorum uzakta yalnız bir ağaç direniyor karlarla kaplı düzlükte simetrisini çoktan yitirmiş...
Antigone’nin direnişi
İki Yunan “khiton”u giymiş kadın sağ ve sol elleri başında sanki sokaktan geçenlere bakmaktadır. Mimarlık tarihinde narin ve kıvrımlı İon, sağlam ve bombeli Dor, çiçekli yapraklarla kıvrım kıvrım, detaylı Korint olarak bilinen Yunan sütunlarına eklenen dördüncü bir sütun olarak adlandırılır Karyatidler. En ünlü örneği ise M.Ö. 406’da inşa edilen Atina Akropolisi’ndeki Erekhtheion Tapınağı’ndaki kadın sütunlarıdır....
Naif (Şiir)
incirin içinde kurt var ısırdım ekmeğin kâbus gibi bozulan et kurt kaynıyor bir umudu çalmak ne kadar kolay avakado kumruları ne kadar naif çevreye bakındım hiçbir zaman net yanıtlar bulamadım öngörülmez şeylerdi kaygan taşlar toplanan dağılan açılan kapanan bezgin ya da kaygılı düşmanca bir ihtiyatla dikiliyordu çatılar ve yollar kayboluyordu son bir kavisle ...
GÜZEL İNSAN
Akıttığım kanımdır yazdığım her bir dize…1 Böyle puslu kasım akşamları, kaldırım taşlarında tekerlenen kuru çınar yapraklarını çiğneyerek yürürken, çıtırtılarında bazen Aragon’u düşünürüm. … Diyeceğim, her şeye rağmen şu hayat güzeldi… …Geçin delişmen anılarım ah senelerim benim Ve sen geldin, aylardan kasımdı…2 Sonra Attila İlhan, …Aylardan kasımdı üşüyorduk Ağacın biri bulvarda ölüyordu..3. Bu arada bazen ağaçlı...








