bu, çocukluktan kalma köhne bir rüya, belki yarım yamalak hatırladığım, yanını yöresini hep tekrardan kurguladığım av sezonu yeniden açılır belki her yıl olduğu gibi laponya’da kuzey ışıklarını izlemeye gideriz bir iglodan kafamızı uzatıp serinliğe doğru gün ışığının az olduğu zamanları kollamalı belki belki de yaz aylarında güneş hiç batmaz belki hepiniz kadar ben de kişisel...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Kategori: Litera
Pompei (Şiir)
sessizlik örter taş bedenleri kül, zamanı gecenin taş kalbi bir unutuş çatlağına kör rüzgâr suskun gövdeye hafızanın külleri ışığa doğru savrulur gölgeleriyle konuşan ses boş odalarda ve sessizliğin ortasında yalnızlığın beden çığlıkları karanlığın derinliğine zamanın dilin sustuğu fısıldar geceye bir an bir çırpıda ve kül ışığa doğru sonsuz bir sessizliğe kayıp şehir için pompei
Yahya Kemal Beyatlı ve Rindlerin Akşamı
Rindlerin Akşamı Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç. Bu son fasıldır, ey ömrüm; nasıl geçersen geç. Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle. Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece. Guruba karşı bu son bahçelerde keyfince ...
Cinler Sınırımızdaydı Yapıştırılmış Kaşlarıyla (Şiir)
Yeni vurulmuş bir aile vardı Evdi, attı, eldi, avdı saat iki miydi Tam, vanadan bardak bardak Buram buram yangın Yerde newrozlar damla damla belirdi Aşk ayan bu bu bir yurt Madara güne bir gurur verdi işte ateş Kılıklar bazen yarının uzvu Dinlenen makamlar sille sille silah bırakmış bir hatıra kaldı Naneli, neneli anneli lamla türken...
YANGI (ŞİİR)
Orada incecik bir bahar duruyordu Zifiriyle ramak kalmıştı aramızda Karsız kayınsız ormansız gecede Bir sıcak aradıktı Şi Tek yeşil damla göçer gagalarımıza Yeri göğe işleyen teyel çözüldü Nedensiz kanayan ağaç kesti sütünü Turnam allı turnam ne yatarsın çorakta Bütün davaları bir bir kaybettik Şi Cümle anlam şaibeli İnsan yangı mıdır Şi Akıl vahim arıza Umut...
Ankara Garı (Şiir)
Tepeden tırnağa derin bir yara, Döner de devran, açar mıyız bahara? Susturulmuş türkülerin tınısında unutulduk, Lal bırakılmış bir dağın tipisine tutulduk. Yitti baş üstlerimiz, sıcak kalbimiz. Ağırladı, ağırladık, ağladık. Her birimiz! Şimdi yarım ağızla bir tebessüm konsa, Koparmak isterim dudağı, tebessüm oysa! Ne kırgınlık ne naz, çekilmiyor bu ara, Gözlerimi kaçırsam...
şimdi bir ömür daha lazım (prolog)
pencerenin önünde bir ölü bir anlam şairin pişmanlığı belki de niyesi niçinini inkâr eden soru aldanışla geçer mi ömür sarı bir kalem yazabilir mi hakikat ne, sözcük nasıl, acı niye dünya…çırpınıyor oysa sözcüklerle döndük yıkımdan sonra virane ten sağalmadı ve arzu özneyi dışlarken döndük rüzgarı anlamaya…rüzgarı o metruk çağrı ve gaip sızı neden...
Bir Adamızın İsmiyle Anılan Meşhur Bir Restoranın Uzun Masalarından Bizimki (Şiir)
Sol tarafımda oturuyordu. “Şarap içerim normalde Ama neyse rakı alayım ben de.” Dedi. Bir ödül töreni sonrası, Kutlama yemeğindeydik Hep beraber. Servis başlamıştı. “Yemek yemek en büyük zevkimdir, Yapmayı da çok severim. Çok güzel tatlılar, mezeler, Salatalar yaparım. Sen neler yapıyorsun, Görünmüyorsun hiç ortalıkta?” Dedi. Çatalına dizdiklerini İştahla çekerken dişleriyle, “Gerçi ne haltlar karıştırdığını Şiirlerinden...
NÜ (ŞİİR)
Aralıklı puslu perdeden Gözlerim haramdan habersiz Soyuyordu sarraf bedenini Zevk veren bir korkuyla derinden Göğsümde doğmaya yakın şiddetiyle harlanan zelzelen Nefesimde daha önce adını hiç bilmediğim Sıra dağlara Bendeki seni resmeden bir hastalık Bilmiyorum belki de erişilmesi Azgın ufuk çizgisinde salonu inleten bir tragedya Yakarışlar sahnenin ızdırabını ele verirken Hıçkırıklarım dilimde buharlaşıyordu Harabeleşmeye...
Gecenin Adları (Şiir)
Beyaz kurnadan su içen Kuşların bekçisidir o: Ak güvercinler eğildiğinde suya, Kol kanat gerer, Kim onun gözüne girer Kalbinde yer ederse Bir acı ıslık gibi geçen hayat Turnanın gözünde sona erer: Bakar aşağılara, süzer Son bir bakışın güzelliğiyle Daima ilktir o gezinti ve dala konma Sulardan içersin ve sessizdir. Borcu ödenmiş bir gece, Yalın bir...









