Işığın gizlediği ne varsa onu taşıyorum, diyorsun diyelim kendi kendine konuşan bir eski gölge senin gölgen, kimsesiz bir çocuk gibi tutmuş elinden. Seninle yaz güllerinin güne uyanışı, kıvılcımların çığlığı seninle bir çağlayan düşüp dursa kendine, hırçın durgunluğunda ovanın o sular senin suların, duruyum, aşkın ne öğrettiyse yarın, bizimdir tayların sonsuzlukla yıkandığı bir beyazlık vardı hani,...
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Ana Sayfa
Mustafa Köz
Yazar: Mustafa Köz
İLK SESSİZLİK (ŞİİR)
Kalbin Eski Ahit’ten bir cümle kutsanmış harfleriyle ışıl ışıl Musa’nın hırkasında bir düğme inanacağımız ne varsa o işte. Kalbin dediysem elmalarla dolu bir bahçe ilk günahı işleyen kim ise onun olsun elmanın tarihinden uzundur aşk ilk kan, ilk sessizlik, ilk bağışlanma. Seni bana getiren o ruh derinliği benim de bahçemde ilk yasak meyve. Resim:...

