Kabul; kimse başkalarına iyilik yapmadı. İyiliği kötülükle yapanlar çoğunluktaydı. Çokluktaydı. “Yaşasın kötülük!” ve de “Paris’ten almıştım şekerim!” işkencesi yapıldı şu bizim doksanlar kuşağına. Şairler lükse gark olmuştu. Devrin cefasını çekmiş, sefasını sürüyorlardı… O günler bizler, retro masa örtülü kafelerde vakit doldurur, akşamları sidik kokusuyla sarmalanmış rock barlarda içer ve soğuk odalarda illegal sevişirdik. Gün günden...
Son Yazılar:
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Kategori: Manşet
Nesli Türk’ten “Ritüel” Resimleri Galeri Miz’de
Nesli Türk “Ritüel” 1-29 Kasım 2022 Galeri / Miz, 1 – 29 Kasım 2022 tarihleri arasında genç sanatçı Nesli Türk’ün “Ritüel” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Beden ve etkileri üzerine çalışmalarıyla tanınan Nesli Türk, son sergisi “Ritüel”de doğanın, buyruğun, şiddetin ve mitlerin izini sürüyor. Formları zorlayan boya sürüşüyle dikkati çeken sanatçının ilk imgesel durağı...
Yemek Yemenin Ekonomi-Politiği: Ölüm Kadar Hakikattir!
Eski çağlarda baharı karşılayan şenlikler hasadın bolluk getirmesi, hayvan sürülerinin hastalıklara yakalanmaması için yapılan tören, adak ve ritüeller ile biçimlenirdi. Tanrıların gazabını uzak tutmak ve onların hoşgörüsü kazanarak bolluğun hasıl olmasını sağlayacak bir pozitif enerji yaratmak amaçlanırdı. Kıtlık tehlikeliydi, o sadece açlık değil aynı zaman da huzursuzluk ve savaş demekti. Onun yanında bolluk imgesi, geçmişte...
BİENALLER VE PARALELLER
Sıradan bir günün akşamında, gün batımına az kala, soluklandığım bankta, on dokuz suları, unutulmuş bir dergiyle birlikte oturduğumu fark ettim. Evirdim, çevirdim. Öteden beri kültür-sanat yazıları ilk göz attıklarımdandır. Küçük puntoyla yazılmış kısa bir yazı gözüme çarptı. … bienaline paralel bir sergi-etkinlik haberi kaleme alınmıştı bir sanat yazarı tarafından. Başka bir yerde, bir başkasından, neredeyse...
İki farklı yazara bakmak: Nezihe Muhuddin ve Peyami Safa
Türk edebiyatı tarihini, Batıcılık ve Modernleşmenin yerlilik ve millilikle karşı karşıya gelip, çatıştığı yer diye tarif etmek yanlış olmaz. Bu çatışmanın orta yerinde ise, iyi ve kötü olarak yapılandırılan kadın imgesi duruyor. Söz konusu imgenin yapılandırılmasında, Peyami Safa (1899-1961) ve Nezihe Muhiddin (1889-1959) ortak bir noktada buluşuyorlar. Her iki yazarın da yollarının üzerinde duran yerlilik,...
Artemisia: Karanlığın Beyaza Hezimeti
¨Ressamlar gölge ve ışıkta bizim göremediğimiz pek çok şeyi görür.¨ Academica adlı eserinde böyle söyleyen Romalı retorik ustası, hatip siyasetçi Cicero’nun ¨Multa vident pictores in umbris et in eminentia, quae nos non videmus!¨ sözünü, şimdi nalburda arasan bulamayacağın eskilerde kalmış Lofça Çivisi ile buraya bir güzel çakalım ki, karanlığa bakarak oradan aydınlığı gören ressamlara dair...
YOU CAN CALL ME AL ya da Güzelliğin Delirttiği Kalabalık
Geceyi Paul Simon’ın Hyde Park konseriyle kapattım. Performansın görkemiyle çıldıran izleyici, salgıladığı akıl almaz enerjiyle, şiirin ve ezginin yanında, onunla iç içe bir özge güzellik daha yaratıyor burada, sanatçıyla eşleşen sesi ve gövdesiyle dev alanı kalgıtarak. Günüm MegaMikro’larla geçti bir bakıma. Nejat’a “kal” dediğimize pişman olmuştuk sonradan. Önce sarhoşluğuyla rahatsız etti hepimizi. Sabah biz uyanmadan...
Mahmud Derviş’te lirizmin sefaleti
Kelimeler tesirli yüzlerine herkese göstermezler. Sadece şairler, duyarlı yürekler, gözü ve gönlü açık olanlar görür onları. Ellerini uzatıp sadece onlar alabilirler hayatın dikenli çalılıkları arasından. O yüzden, avuçları, yürekleri kadar çizik çiziktir şairlerin. Mahmud Derviş’in şiirinde çoğu zaman bir kıyamı sadece bir kelime başlatır. O vatanını önce dilde inşa etmeye çalışan bir şairdi. 26 yılı...
BAŞKENT KÜLTÜR YOLU FESTİVALİNDEKİ ANKARA KEÇİLERİ
Ankaralılar yıllarca geniş kapsamlı kültür festivali özlemi çekerken 2022 yılında yaz ve sonbahar programlarıyla sanatseverlerle buluşan Başkent Kültür Yolu Festivali bu boşluğu büyük ölçüde gidermiş görünüyor. Başkent Kültür Yolu Festivali’nin beğenilmiş olmasından; hiç bir noktasında eleştirilecek bir yeri olmadığı, plan ve uygulamada hiç eksiklik ve hata olmadığı sonucuna ulaşılamaz. Eksikleri görelim ki; gelecekte sanat adına...
Bir Başka Olur Elçilerin Hikâyeleri
Elçiler anlatınca, hikâyeleri öteki meslek erbabının hatıratına benzemez. Elçilerin diplomasi sanatında devlet işlerini dışarılık memleketlerde takip etmesi binbir tuzak, fırıldak, tehlike ve pusu, uyanıklık ve zekâ oyunları gerektirdiğinden elbette heyecan vericidir. Üstelik elçi dediğin yabancı ülkeleri gezmeye çıkmış Evliya Çelebi’den farklı değildir. Eğer ustaca naklediyorsa, diplomatını dinle seyahatini ona göre düzenle! Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin 1720’de...









