“Peşlerinde kadim ve hürmete şayan önyargılar ve kanaatler silsilesini sürükleyen tüm durgun, donuk ilişkiler silinip süpürülüyor; yeni ortaya çıkan her şey daha kemikleşemeden miadını dolduruyor. Katı olan her şey buharlaşıp gidiyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar hayatlarının gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle… yüzleşmeye zorlanıyor.”1 K. Marx – F. Engels Giriş...
Son Yazılar:
Şahbender Korkmaz: Kasabanın Kuyu Dibinden Dünyaya Bakmak!
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Kategori: Manşet
GÜNDELİK ANESTEZİNİN ANTİ-TEZİ (ŞİİR)
Bezginliğin yapıtı devasadır: Gaddarlığında çalışkan dünya, şu kımıl kımıl vahşetle dolup taşan arı kovanı, bu yapıtın içinde atan nabızdır. Aslında ne de zordur, hiçbir şey yapmamak: Dakikalar, günler, aylar boyunca. Durakalmak, bulanık bir gölün kıyısında, yıllar boyunca. Çamurlu su yüzeyinde yansımanı bile göremezken. Sonunda kaygan pullu balığa dönüşen yıllar, kayıp gider, avuçlarının arasından. Yaptığın gözünün...
gerdâniye (şiir)
Suphi Ezgi’nin Gerdâniye Saz Semâîsi eşliğinde düşmüyor dilimden sözün kemi karanlık yükseliyor sönmek üzere kalbimin kandili… dinliyorum...
KAPİTALİST SİSTEMİ SORGULAYAN BİR POLİSİYE “CESETLERDEN HALLİCE”
Cesetlerden Hallice Nuray Karadağ’ın ilk romanı, ilk romanı olmasına rağmen başarılı bir roman diyebiliriz. Gerçi Karadağ iki romanını birlikte çıkardı. İkinci romanı Kelle Koltukta. İlk fırsatta Kelle Koltukta romanını da okuyacağım. İsimlerinden anlaşıldığı gibi iki roman da polisiye romanlar. Öncelikle, ne zaman polisiye roman görsem kapitalist sistemi meşrulaştıran bir anlatı olarak düşünürdüm. Önceden okuduğum bazı...
orphic trilogy (şiir)
jean cocteau’ya… 1. le sang d’un poète çünkü eylem ve su kıstırılmıştır damarda ve akan zaman maddenin kanına dönüşür ruhta yıkılışı yığınla benliğin...
KALBİ AĞZINDA (ŞİİR)
Sana denizler biriktirdim Sır dolu aynalar ve gölgeler Yorgun Közde uzun geceler biriktirdim Çıplak Öfkesi terli yalnızlıklar Yalan Yontusu kalabalık taşlar biriktirdim İhaneti yakalayan ellerim Kan revan Uçuşan eteklerinde sesimin Güller, yaseminler biriktirdim Bembeyaz Sana Kalbi ağzında bir kadının Düğümlerini çözdüm Biriktirdiği talan _____ NOT Erkan Karakiraz’ın editörlüğünü yapıp seçtiği eserler, ELEŞTİREL KÜLTÜR internet sitesinin...
Musa Eroğlu ve Gülşen’i yargılamaya hakkımız var mı?
Dini duygular ve kutsal öne sürülerek düşünce ve ifade özgürlüğü kısıtlanabilir mi? Düşünce ve ifadenin bir sınırı olmalı mı? Bu soruları son dönemde medyaya yansıyan iki olay üzerinden tartışmak istiyorum. İlk olay, Gülşen Bayraktar’ın imam hatiplilerle ilgili hiç doğru bulmadığım sözleri diğeri de Musa Eroğlu’nun Hz. Ali ve Alevi dedeleri hakkındaki kabul edilemez sözleri. Şimdi...
SOL-HEGELCİ PERSPEKTİF ODAĞINDA METAFORUN GÜNÜMÜZ TÜRK ŞİİRİNE ETKİLERİ
Daha önce de belirttiğim gibi, ‘metafor’ terimi; eğretileme ve/ya mecaz anlamına gelir. Bu, şiir ve imge tarafından paylaşılan bir ‘endişe’dir. O zaman metafor oluşturma kalitesini artırabilecek olan şiir ve şiir kompozisyonundan elde edilen anlayış ve bilgiler nelerdir? Kısmen bu keşif, şiirin dil ile gerçekleştirmeyi amaçladığı şeyin tanınmasını içerir, çünkü metaforlar dil aracılığıyla dile getirilmelidir. Bu...
Elveda İstanbul
İstanbul’da basılan son Yunan gazetesi Apoyevmatini’nin yazı işleri müdürü Minas Vasiliadis, “Nesli tükenmekte olan bir türüz” diye söze başlıyor. Okurların gazeteyi açtıklarında ilk baktıkları şey artık ölüm ilanları oluyor. Vaftizlerden daha fazla ölümün kayda geçtiği İstanbul Rum cemaati, zamanın ve nemin kemirdiği duvarları yıkılmak üzere olan eski bir kiliseyi andırıyor. İstanbul Rumları, 1923’te Lozan Antlaşması...
VARSIL (ŞİİR)
ormanların bir gümbürtüsü var köşeyi dönmenin heyecanı sokağın bir ortası var gelince bitmiş hissettiren kuşun bir kanadı var daha çok imgesi zincirlerinden kurtulamamış salıncaklar var ileri geri konuşur havayla durakların bir nefeslik canları var yoldan çıkaran masaların mutlak sallanan ayakları mutlak yalnızlıkları dükkanların panolarından düşmüş sesleri var sokağa karışan...









