Anatolia. Bir kadim ana kara. Anımsadığım bir geçmiş. Terra Toria. Güzel bir şarkı. Helen. Gidecekmiş gibi… Bakış. Sanki göz açıp kapayıncaya kadar, tarih sahnesinden silinivermiş kadim uygarlıklar. Çorak ve kıraç topraklar, uçsuz bucaksız. Kurumakta olan susuz bedenler. Susmuşlar evini tıka basa doldurmuş olan. Yürüyorum. Barbaros Bulvarında. Vedat Örs atölye sergisi için. ‘Terra’ için. Düşünüyorum. Bu...
Son Yazılar:
Şahbender Korkmaz: Kasabanın Kuyu Dibinden Dünyaya Bakmak!
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Kategori: Manşet
Bir Kiraz Kuşunun Hikâyesi
Lafın cımbızla seçilip, yedi yüz küsür sayfanın içerisinden çekilip, çıkartılıp birkaç kelimeyle anlatıldığı sanılmasın, nitekim bu Kiraz Kuşu meselesi büyük bir karmaşanın içinden doğup karşımıza çıkmaktadır. Bilakis değerli mimar-akademisyen Alper Ünlü’nün “Uzaktaki Boşluk” isimli eseri cımbızın ucuyla tutulacak kadar ince ve küçük değil, aksine uçurumun kenarından derin bir boşluğa; sonu gelmez, ufuksuz, dev bir su...
MELİH CEVDET ANDAY ŞİİRİ: RADİKAL BİR KOPUŞ DENEMESİ
Anday şiirinin, 1962 sonrası için girdiği özgün kulvarda bildiğimiz ve alışageldiğimiz anlamda şiirden bir kaçış vardır. Dönem şiirinin temsillerinden, dilinden, biçiminden, içeriğinden, imge kurulumundan ve ahenk unsurlarından bir uzaklaşma isteğidir bu. Eskiyi temsil eden dönem şiirinin bir şiirsel modalitesi varsa ki var ona göre, Anday’ın özellikle yeni şiirinde bu yapı unsurlarının tecrit edilmesi, kazara da...
KOCAKARI EDEBİYATINDAN ŞARK GOTİĞİNE
MURAT BAŞEKİM’İN DEMİR ABİ ÖYKÜLERİ VE ANADOLU’DA KORKU Gotik bütünüyle Avrupai bir kavram mı? Gotiği, Anadolu’da arayabilir miyiz, aramalı mıyız? Edebiyatımızda korku arayışı yeni olsa da, unutulmuş geçmişe uzanan tekinsiz dalları, kökleri olduğunu biliyoruz. Murat Başekim, bir dönem kaleme aldığı “DG” adlı öykü kitabında, ancak özellikle “Hayal Et Hikâyeleri” ve “Demir Dövme Öyküleri”nde bu kökleri...
BENİM MEMLEKETLERİM
Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir adlı eserinin önsözünde eserin nasıl yazdığını anlatırken mazinin, geçmişin önemini vurgular ve kendimiz olarak yaşayabilmek için geçmişle hesaplaşmaya, anlaşmaya mecbur olduğumuzu söyler. Beş Şehir bir iç hesaplaşmanın sonucunda yazılmıştır. Yazar Anadolu’nun en önemli beş şehrini anlatırken tarihi eserlere baktığında, izlediğinde kulağına gelen kervan sesleri ile Itri’nin, Dede Efendi’nin musikisini hatırlar....
Seramik Heykellerde Bütünleşen İmgeler: Kadın ve Kilitli Gaz Maskeleri
Günsu Saraçoğlu: Akademik kariyeri olan bir seramik sanatçısınız. Bize kısaca kendinizden ve sanatla yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahseder misiniz? Fatih Şimşek: 1986 yılında Ankara’da doğdum. İlk ve orta öğretim yıllarımda sanat alanındaki eğitimimi, resim öğretmeni olan ablam Hülya Şimşek’ten aldım. Kendisi her zaman benim bu yoldaki en büyük destekçim oldu. Aksaray Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nin ardından Anadolu...
Kalbime Yapıştırdığım Bir Magnet (Şiir)
Kalbi, gezegensel mataritmik bir film olarak düşünelim kayıtta. Nehri zeka olarak, nehri patlamak üzereyken yakalayalım koyu sakız balonundan insan bedenleri. Tabii en göz ellerini aralarında iyi ve bir o kadar kötü kayıtlanmış olanları, fethedilmiş hemen hemen doksan santimlik vücutları magnet olarak yapıştıralım kal bin kere yanımda diye kalbine. Atameteor motorların yanmış, küflenmiş ve tekrar cilalanmış...
Rafet Arslan’dan KURGUSAL ÂLEMLER Sergisi
Uygarlığın parlak izleri ve sanat tarihinin birikimi ile gündelik yaşamın sonluluğu ve tüketimle iç içe geçmiş görsel dili karşı karşıya… Şeklen birlikteliği sorgularken aralanmış bir kapı… Sonrası? Rafet tam da bu noktada yalnız bırakıyor izleyiciyi. Tek tek varlıkları mı, yoksa bunlar arasındaki tesadüfi ilişkiyi mi dikkate almalıyız? Her iki durumda da apar topar tahayyül gücüne...
MEDYATİK BİR ELEŞTİRİ ÜSLUBU OLARAK SINIFLAMA: 2000’LER SONRASI ŞİİR
Türkiye’deki şiir eğilimlerini sınıflamaya, bu eğilimleri temsil eden bazı örnekleri (şairleri) saptamaya ve eğilimler arası ilişkileri anlamaya çalışan bu çalışma, özellikle sonuç ürünü gözetildiğinde spekülatif ve provokatif olmaya açıktır. Tartışmaların somutluk kazandığı şiir dosyası, şiir eleştirisinin giderek medya imajlarına teslim olduğu günümüz ortamı içinde şiir medyası-üstü bir çerçeve olarak görülmek yerine almaşık tartışmalara zemin hazırlayan...
“Buradan Ötesi”ni Yakalama Saplantısı
Evren kavramı anlaşılması zor ve bizi hayal kurmaya teşvik eden bir kavram ola geldi. Bunun nedeni, evren fikrinin kendisini, nesne fikrinin bir antitezi olarak konumlandırmasından kaynaklanıyordu. Bu konumlanma bir çeşit “nesneleştirmenin gevşemesine, yumuşamasına” karşılık gelen bir şeydi. Ancak, öyle ki, nesnellik tavrımız ne kadar yumuşarsa, dünya o kadar büyüyordu. Bu aslında metafiziğe doğru taşan bir...






![EREN BURHAN, ''fe'' [EREN Burhan'ın kendi işi] Kalbime Yapıştırdığım Bir Magnet (Şiir)](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2022/11/EREN-BURHAN-fe-EREN-Burhanin-kendi-isi.jpg)


