Genellikle şiir sözcüğü bizi yıllar boyunca yeryüzünden gökyüzüne doğru bir yolculuğa çağırdı. Gökyüzünde, insanın tüm niteliklerinin açığa çıkabileceği başka bir hakikat dünyası mevcuttu ve şiir oralarda geziniyordu. Ya da öyle bir şeyin olduğu söyleniyordu: Bilginin, duygunun, sezginin, arzunun, tutkunun, aklın, hazzın, ahlâkın ve tüm bunların toplandığı bir özgürlük alanı… O alanda uzun zaman, ayağımızı bastığımız...
Son Yazılar:
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Ana Sayfa
Emre Zeytinoğlu
Yazar: Emre Zeytinoğlu
Argun Okumuşoğlu’nun “Bozulmuş Şifreler”i
Nesneler insanın dışındadır, onlar her yerde insan tarafından keşfedilmeyi ve anlamlandırılmayı bekler. Doğaya ait nesneler vardır; bunların tümü evrenin birer aslî parçacığı olduğundan, kendi hakikatlerini içlerinde barındırırlar. Öyleyse o doğa nesneleri bir yandan duyulara, öte yandan da hakikati düşünebilecek bir akla gereksinim duyar. Örneğin Yunan kültürüne ait mitolojiler, insanın doğrudan doğa nesneleriyle ile baş başa...

