Faust’un daveti üzerine Alp, Ömer, Faust, Dorian Gray, Lord Henry ve Mephisto (Şeytan) Vefa Bozacısı’nda buluşurlar. Mephisto yanında getirdiği beyaz leblebileri yalnızca Ömer’le paylaşır. Alp Kozanoğlu: Gençliğimizin belası sürekli dizginlemeye çalıştığımız arzularımız… Nasıl başa çıkacağımızı bilmiyoruz, bizi yönlendirebilir misiniz? Lord Henry: İnsan yaradılışı itibariyle haz düşkünüdür, ancak bir budala hayatını arzularını dizginleme uğraşıyla geçirir. Faust:...
Son Yazılar:
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
OLAN BİTEN; OKUL CİNAYETLERİ, SARI ZARFLAR, ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
VECDİ ÇIRACIOĞLU’NUN “MAVİDEN / DENİZ GÜZELDİR” KİTABI ÜZERİNE
“Zaman Bahçesi” Sergisi İnspera Bodrum’da
DOĞA TAPINAKLARI
DFC TÜRKİYE NATIONAL CHALLENGE’26 İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI!
Labirent Sanat’ta Nesli Türk Sergisi: “RAW-HAM”
Batı Yarımküre: Savaşla Yazılmış Bir Amerika Birleşik Devletleri Tarihi
Kategori: Litera
Dörtlerin Nevruz Ateşi
İnsanlar vardı, ama insanlık yoktu burada: Mehmet Tanboğan ve Fevzi Yetkin’in Dörtlerin Gecesi kitabında geçiyor bu söz. Diyarbakır Cezaevi’nin 12 Eylül sonrası koşullarını anlatıyor. Adnan Yücel ise, o uzun şiirinde şöyle diyor: Havasızlık içinde veremler yaratılırken Gardiyan hakimler ve savcı çavuşlarla Her gece mahkemeler kurulurken İnsanlar soyundurulup makatlar aranırken Hangi kuş konardı zindan penceresine...
Papadopulos Apartmanı’nın Anlatılmayan Dairesine Mütevazı Bir Katkı
“Hayat düşünen için bir komedidir, hisseden için trajedi.” Horace WALPOL Anlatı ne zaman ortaya çıktı? Dil oluştuktan sonra. Yazıdan önce. Yazının icadından önce de sözlü bir anlatı olduğu muhakkak. Ancak anlatının sürekli olarak kendini geliştiren, değişime uğrayan bir sanat haline gelmesi ise yazılı hale gelmesinden sonra oldu. Gerçi, Derrida’nın söz-merkezcilik yaklaşımı sözlü anlatımı yazılı anlatıma...
ÇOK ESKİ ADIYLADIR MUHAREBE
(YA DA BİR ŞİİRİN HARABELERİNDE MİRACA ÇIKMAK)1 Şimdi, Aşağısı, Yukarısı neresidir bilir misin? (Ece Ayhan) Alain Badiou Yüzyıl adlı (1998-2001 yıllarında verdiği derslerinden tertiplenmiş) kitabında, kitap boyunca muhtelif niteliklerini tespit ettiği XX. yüzyılın şiirsel unsurunu Anabasis’te bulur: İşte, gerçekten de, yüzyılın sert çekirdeğinin yani 30’lu 40’lı yıllarının etrafında dolanan iki şair, kırk yıl arayla bu...
BOL MİKTARDA UNUTTURUCU
Kayıp giden bir şey ‘an’. Öyle ki an dediğimiz anda bile o atomik zaman geçmiş oluveriyor. Hemen bir örnek vermek gerekirse, aynaya baktığımızda bile kendi görüntümüzü değil geçmişteki görüntümüzü algılıyoruz. Buradan Horatius’un o meşhur Carpe Diem’ine gönderme yapmak gerekirse, anı yaşayabilmek bu bağlamda imkânsızdır. Elbette, o, zamanı böylesine atomik, geçmişten doğan ve doğar doğmaz da...
“Ev İşlerinde Kadına Yardım” Yanlıştır
Ev işlerinde erkeğin kadına yardımcı olması gerektiği, sıkça dile getirilen bir görüş. Birçok erkeğin, ev işi yaparken görülmeyi aşağılayıcı bir durum gibi hissettiği göz önüne alınınca, bu görüş, olumlu bir yaklaşım gibi düşünülebilir. Oysa “yardım etmek” sözü, “ev işi görevlerinin” gerçekte kadına ait olduğu görüşüne dayanıyor. Erkeğe, zorunlu olmadığı bir alanda iyilik yapmayı, lütufta bulunmayı...
Tarihin En Eski “Komplo Teorisi”: Adem ile Havva
Eski Ahit’in giriş bölümü olan Genesis, kâinatın nasıl yaratıldığının yanı sıra Adem ile Havva’nın öyküsünü de içerir. Hristiyan ve Yahudilerin kadına bakış açısını ve “orijinal günah” kavramını dile getiren bu öyküye göre, Tanrı topraktan Adem’i yaratır, kendi nefesini üfleyerek ona hayat verir ve “cennet bahçesine” yerleştirir. Buradaki tüm ağaçların meyvelerini yiyebileceğini, ancak “iyiliğin ve kötülüğün...
İyuduşka Ya Da Pastoral İktidar
Tuhaf bir şekilde sahafta rast geldiğim Sçedrin’in, “Golovlev Ailesi” romanı basit anlamda Rus burjuva liberalizminin çöküşünü anlatıyor. Romanda soylu bir ailenin oyunlarla çevrilmiş miras çekişmesi ve aile üyelerinin teker teker ölümü var. Tolstoy’un, “İvan İlyiç’in Ölümü” adlı romanından esintiler seziliyor. İki romanda, yaşamın son günlerinde ölümle yüzleşen eden iki adam yaşamdan silinmiş bilinçleriyle karanlık bir...
Basit Bir An, Güçlü Bir Hatırlayış
Aramızda Gezinen Hikâyeler: Bizim Unuttuğumuz Şey Bir hikâye kitabı hakkında yazmak, her birinin kendine has habitatı olan büyüklü küçüklü bahçelerin önünden geçip gitmeye benziyor. Her baktığımda farklı bir rengin gözüme çarptığı, kimi cüretkârca kendini göstermeye hazırken kiminin güneşin altında ürkekçe yansıdığı iç içe bir topluluk… Mahmut Şenol’un Tefrika Yayınları’ndan çıkan yeni hikâye kitabı Bizim Unuttuğumuz...
YAŞAR KEMAL: O İYİ İNSANLAR NEREYE GİTTİLER?
DEMİRCİLER ÇARŞISI CİNAYETİ ROMANI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Uzun yıllar boyunca Yaşar Kemal denildiğinde, edebiyatla ilgili olsun olmasın hemen herkesin aklına yazarın İnce Memed romanı gelirdi. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte yazar bu romanından çok romanlarından birindeki bir giriş cümlesiyle hatırlanır oldu: “O iyi insanlar o güzel atlara bindiler çekip gittiler.” Cümle, Akçasazın Ağaları üçlemesinin ilk...









