Her günü sislidir yılın bu zamanı. Öyle ki vakit öğlene varana kadar göz gözü görmez. Tanıdıksan kent sana yüzünü gösterir sabahları, eğer yabancıysan vay haline. Yuvarlak çehresinde seni savurur durur. Başladığın yere gelirsin de ayırdına varamazsın. Şanslıysan, ancak aynı insanları tekrar gördüğünde anlarsın aynı yerden birkaç kez geçtiğini, o kanal kenarından, o sis içinden. Hadi...
Son Yazılar:
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Yazar: Meryem Demir
KORKU: QUARTER 1 (Öykü)
O şehirde geçirdiğim üçüncü günün akşamı erkenden eve dönmek istedim. Çok yorgundum. Ellerim onlarca yeri daha yeni işaretlemiş, haritada çizilmedik yer kalmamış da olsa hâlâ kuytuları hummalı bakışlarla arıyordum, ama ayaklarımda dermanı kalmamıştı. Basit bir ikna oluş için bu sözcükler yetti. Kalbimi ikna etmiştim: Dermanım yok. Akşam saat 6’da, bir Mayıs 14’ünde, Ay’ın on dördünün...
SARI SICAK: VİYANA (Öykü)
Neden beni görmezden geliyorsun? Neydi beni kağıtlara yazmama sebebin? Sözcüklerinde misafir etmeyişin. Handiyse adımı söylemek güç geliyor diyeceğim. Ama değil. Güç olan nasıl veda edeceğini bilememektir. Çünkü veda tanımlamaya ihtiyaç duyar. “Ben seni tanımlayamadım Viyana!” *** Küçük kız eldivenlerine sarınarak topladığı bahşişleri elleriyle hissedemeden cebine doldurdu. Ellerinin saatlerdir hissettiği sadece deli bir soğuktu. Bir an...


