“Sana tuhaf bulacağın bir şey söyleyeceğim. Büyüyünce ne olacağımı hala bilmiyorum, buna ne dersin?” Ahmet Önel’in Konumlandırmalar metni, seçilen başlıkla da bağlantılı olarak, kişinin kendini, çevresini, ilişkilerini, soru işaretlerini, geçmişini, bugününü, kısacası hayatını konumlandırma çabasını konu alan kısa hikâyelerden oluşuyor. Bu kısa hikâyeler, kimi duyguların ve durumların hızlıca resmini çizen özlü bir üslûp taşıyor. Tiyatro,...
Son Yazılar:
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Kategori: Litera
Eleştirinin İşçisi: Asım Bezirci
Eleştiri tanıştırır 2 Temmuz 1993 tarihinde bu ülkenin yurttaşları; yurdum dedikleri Anadolu’da bulunan tarihi bir kentte, Sivas’ta, büyük bir kıyıma tanıklık etti. İsyankâr halk ozanı Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri kapsamında kentte bulanan aydın ve sanatçılar, bu ülkenin kuruluşundan beri eksik olmayan dinci gericiliğin nefretiyle öldürüldü. Tam 33 insan, büyük bir dinci kitle tarafından kıstırıldıkları...
SAFVETÎ ZİYA : “KALBİMİ PARÇALADINIZ”
“Edebiyat, şehir aydınları adı verilen küçük azınlığın malıdır çoğu zaman.” der Kemal Karpat, Çağdaş Türk Edebiyatında Sosyal Konular’da2; uzun, keskin ve kırılgan bir kılıcı cilalayarak bileylerken… Sonra da çeliğin yanağını dayar boğazımıza: “Türk halkının yüzde seksenini meydana getiren köylünün sözü geçmez. Köyden yetişmiş bir-iki aydının da, adeta utanarak, çekinerek geldikleri çevreyi gizledikleri görülür.” Yaralayıcı bir...
Tekinsiz Zamanlar, Zamansız Anılar
“Daha yaşlı olacağım günleri sabırsızlıkla bekliyorum, çünkü artık nasıl göründüğünüz değil, ne olduğunuzdur mesele,” diyor Susan Sarandon. Kadın bedeninin nesnelleştirilmesinde, belli imgeler etrafında kurgulanıp fetişleştirilmesinde ve bunu takiben milyarlarca dolara tekabül eden bir piyasa mekanizmasının yaratılmasında rakipsiz bir “hegemonun”, Hollywood film endüstrisinin, başarılı bir üyesi olarak konuşuyor mutlaka. Aynı zamanda, içinde bulunduğu sektörün ve onun...
Hem Toplumcu Hem Gerçeküstücü: Latife Tekin ve Perileri
Onu ilk okuduğumda aklımda bir kavram uyanmıştı: Toplumcu gerçeküstücülük. Sonradan şöyle bir tarayınca literatürde bu tartışmanın –kısmen- Amerika’da yapıldığını gördüm. Ama bu yazıda bu tartışmaya girmeyeceğim. Bu yazı, beni “olağanüstü” şekilde gerçekle, kendi gerçeğimle yüzleştiren, bunu yaparken öfkemi umuda dönüştürebilen ve şüphesiz bu etkiyi bütün Türk edebiyatı üzerinde gösteren güçlü bir yazar, Latife Tekin hakkında. ...
BİSTURİ – HUZURSUZ METİNLER
“Biblo Hayat”, “üryan” ve şimdi de “Bisturi – Huzursuz Metinler”. Şair-Yazar Metin Aydın, okuyanın omuzlarından tutup onu “acımasızca” sarsmaya devam ediyor. Kitabı bir oturuşta bitiriyorsunuz ama kendinizi pek çok yerde -şu sayfaya bir kez daha bakmalıyım- derken buluyorsunuz. Çünkü burada ben varım; benim kaygım var, benim hesaplaşmam, öfkem var… Huzur bulmayacaksınız! Yemin ederim ki huzur...
Şiirsel Algıya Kalan Uçucu Miras: Walter Benjamin
HARİKULÂDE çevirisinin yadsınamaz katkısı bir yana, “Şiir”in üzerinizde bıraktığı etkiyi tam anlamıyla kavrayabilmeniz için yılların geçmesi gerekebilir. Hele de, anlamı hor görüp imgenin tehlikeli, teklifsiz, bir o kadar da yaşatıcı boşluğunda salınmayı, sadece ve sadece deneyimlerden medet ummayı yeğleyen bir okursanız, “Şiir”deki imgenin mutlak anlamına devrilip sizi ne vakit kurşunlayacağı hiç belli olmaz. Açıp açıp...
TARİH KAVRAMI ÜZERİNE’Yİ POETİK GÖZLE OKUMA DENEMESİ
Şule Çankaya’nın hatırasına… Belki de bizi tekrar tekrar, bizim için hep aynı işleve sahip insanlara götüren patikalar vardır: hayatın en farklı dönemlerinde bizi daima dosta, haine, sevgiliye, öğrenciye ya da üstada götüren pasajlar.” Walter Benjamin 1. “Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.” Ahmet Hamdi Tanpınar WALTER BENJAMIN Historisizm’i yöntem açısından eleştirirken,...
BİR KARIŞ TOPRAĞA YERLEŞEMEYEN KENTLER
Mişar-Art inisiyatifi olarak 2017 yılında başlattığımız konuşma programlarında ve daha önce yine ek dergisi sayfasında yazmış olduğum yazılarda yaşadığımız kentteki sanatsal faaliyetlerin formel durumlarına değinmiştik. Merkezden periferiye gelen tüm faaliyetlerin bir taşma sonucu meydana geldiğini düşündüğümüzü ve bunun da “sanat fazlası” bir durum olabileceğini değerlendirdik. Bu formel durumlara yönelttiğimiz bazı eleştirilerden sonra Mardin Sabancı müzesinin...
Shakespeare ve Goethe: Felsefi Bir Bakış
William Shakespeare’in hemen her şeyi metalaştırılmıştır. Hemen her şeyi etrafında tam anlamıyla bir endüstri oluşmuştur. Her şeyin metalaştırıldığı, alınıp satıldığı çağımızda, ne olursa olsun, herhangi bir şeyin metalaşması, popülerleşmesi ve giderek etrafında belli bir endüstrinin oluşması, o şeyde bir anlam sığlaşmasını, kaymasını, kaybını ve hatta anlam çarpıklığını beraberinde getiriyor genellikle. Popülerleşme, hemen her şey gibi...









