Geçtiğimiz Temmuz ayında kaybettiğimiz küçük İskender’in arkadaşlarından Halim Şafak’ın hazırladığı “küçük İskender Kitabı” 1 Kasım’da okurla buluşuyor. İkaros Yayınları’ndan çıkan kitap büyük çoğunluğu daha önce dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazı ve söyleşilerden oluşuyor. Küçük İskender Kitabı’nda küçük İskender’in şiiri ve yazısı kadar hayatının da düşünsel arkaplanını oluşturan aşk ve düşüncesi, anti-otoriterlik, anarşizm, yeraltı edebiyatı,...
Son Yazılar:
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Kategori: Litera
Artık Sevgililer Terk Etti (Şiirler)
Çarşafları Yıkadım Elma kokana kadar yıkadım çarşafları bisikletlerimiz hâlâ bodrumdaydı. Bir elbiseyi astım ve süzüldüm içine bir müzisyen gibi neredeyse. Ve çaresizlik soluklanıyordu gölümün suyu üstünde ve odalarım sevgiyle esnetilmişti kendi dünyamda. Buralara bir uçak düşmüştü ve yolcuların gözleri güzelliklerine yas tutmayan yıldızlar gibiydi. En güzel eşyalar sürüklendi odanın içinde, ben en tuhaf yürüyüşümü zorladım...
Düşünsel Bir Empati Şiiri Olarak Akla Çarpan
“Gelecek kuşaklar da akılla şiir arasındaki uyumu yeniden tesis etmek durumundadır. Onları birbirine karşıt göstermeye, ortak kökenleri üzerine bir edep örtüsü atmaya devam edemeyiz. Kendinden bu kadar emin olan ve bilinçdışı dayanaklarını genelde hiç kale almayan akılcı düşüncenin bilinçle bilinçdışını, hayalle gerçekliği keyfi olarak birbirinden ayırmasını eleştirmeliyiz.” Bu sözler Fransız sürrealist şair Benjamin Peret’ye ait....
ATLAR (ŞİİR)
“Yarattığımız ve yaratıldığımız bir dünyada yaşıyoruz. Ben yarattığım dünyada yaşıyorum. ” Yaşar Kemal Adam çay içiyor yanı başında semaveri Fokur da fokur.. fokur da fokur.. Kadın çok uzaklarda Olsun bir yudum da ona Çocuksa adamın tek gözünde Gülüyor hep fıkır da fıkır.. fıkır da fıkır.. Adam dünyayı görüyor Yoksulu, ırgatı, martıyı.. Nasıl görmek gerekse...
“Kara Kitap”ın anatomisi ve kendi olmak
Bilindiği gibi Türkiye’de postmodern edebiyatın en iddialı ve popüler romanı, Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ıdır. Kitap piyasaya çıktığı 90’lı yıllarda çok tartışıldı. Sert eleştiriler yapıldığı gibi, temel iletisi ve ideolojik arka planı bilinerek veya bilinmeyerek bir çok olumlu, “heyecan verici” tepkiler aldı. Kitabın genel olarak “yeni”, “ilginç”, “başarılı” bir yapıt olarak değerlendirilmesi, dönemin ruh hali, yaşanan...
Karadelik (Şiir)
Hiç gitmediğimiz yerlerinde dünyanın gecelerin ve su kokulu sabahların nasıl başladığını bilirdik. Gözlemevlerinden tüm gökadaları izlerdik evrendeki ve yalnızca gördüğümüzü söylerdik. Çoktan gitmişti oysa at sürüleri basarak aruz vezninde gelinciklere ırmakları gürül gürül geçerek ve bir kez olsun değmeden ellerimiz. Sahi… neye değdi bizim ellerimiz neyi kokladık neleri gördük on bin yılın uğultusu değil mi...
KORKU: QUARTER 1 (Öykü)
O şehirde geçirdiğim üçüncü günün akşamı erkenden eve dönmek istedim. Çok yorgundum. Ellerim onlarca yeri daha yeni işaretlemiş, haritada çizilmedik yer kalmamış da olsa hâlâ kuytuları hummalı bakışlarla arıyordum, ama ayaklarımda dermanı kalmamıştı. Basit bir ikna oluş için bu sözcükler yetti. Kalbimi ikna etmiştim: Dermanım yok. Akşam saat 6’da, bir Mayıs 14’ünde, Ay’ın on dördünün...
Sağaltım yalanlarına öfke: Karaçam Ormanı’nda ve Bataklık
Kendisine layık olmasa da, Ozan K. için. Bilinçaltından doğmamış, en azından başlangıç noktasını o tekinsiz bölgeden çıkarıp oluşturmamış hiçbir kurgusal metne güvenmemeliyiz. Yoksa yazanın matematiksel ince hesaplarının gölgesinde bize sayfaları çevirmeye devam edelim diye tasarlanmış cümleleri takip etmekten başka bir şey yapmadığımız edilgen bir okuma edimine mahkûm oluruz. Şiir ile öyküde böylesi ince ince örülmüş,...
Üzünçlü Günler (Şiir)
Üzünçlü Günler Yaslı günler, üzünçlü günler, kış gibidirler, bunlar da gelip geçer. Hiç takmayalım kafaya, bir sonu var bunların da, bunlar da gelip geçer. En sancılı kederlerimiz hep bizle kalacak değil ya, bütün o dertlerimiz, Sırada bekleyenler nasıl beklerse biz de bekleriz, bunlar da gelip geçer. Halkların, mazlumların başına çöreklenmiş tüm o baskılar, ağular, belalar,...
KIRMIZI ÇAKMAK
Hepi topu kırmızı bir çakmak! Dışarı çıksan; herhangi birinde, tekel büfede, sokakta, satıcı çocukta… bulabileceğim herhangi kırmızı bir çakmak. Bu öylesine değil ama, öylesine değil bu, değil bu öylesine. Bir daha aynısını bulamayacğım bir şey bu. Bir daha asla bende bir şey unutmayacak olmanı hatırlatan, yanmayan çakmak. Bende unutup yokluğunun asla farkına varmayacağın,tıpkı artık yokluğumu...









