MELANKOLİ Sadece bir başka gün Mükemmel olmayan Hatırlanması gereksiz Hatırlamamak ki özellikle Budur derin melankoli hatırladığımda Budur yüzde 99 karanlık Kaybolan yıldızların evreni Er yada geç Toz ve gürültü olarak içine döndüğümüz Ve duyumsanmak yapışkan boşluğun ötesinde Devasa bilincimizin kavrayamaması Ne kadar yakınız doğmadan önce birbirimize oysa Hayattayken daha fazla O doyumsuz bir avcı Aç...
Son Yazılar:
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
Kategori: Litera
Isadora (Şiir)
1. Kelebeklerin en güzeli Benekleri siyah olan. Kelebekler ölümlüdür Ölümlü doğdu. Oysa yaşamak içindi gün Ölmek için yaşanacak Yaşama hasetle eğildi. Bir bedenden çıkıp Başka bedende Kanatlarını çırptı. Durmaksızın uçtu Taşıdı kanatlarında Tutundu gökyüzüne Bütün yükleri. 2. İsimsiz bir rüzgârdan geçip Derinliklere düştü, Öyle döndü yeryüzüne. Önce kanatlarını kuruladı Ardından uçmayı öğrendi Bulutları gördü Uçsuz...
ÖTEKİLER (Şiir)
Küçük bir evde yaşıyordu kimi kareydi kimi dikdörtgen utangaç bakan odaları başkaları için seçilmiş duvarda yer yer başkalarına göre çerçeveler posterler belki boya çatlaklarını saklıyordu gitgide daralan bir çembere oysa sıkışmıştı yüreği. Sanki bir şeyi kendinden saklıyordu bilmez gibi görünerek anlamını bildiği sözcükleri tanıdığı her insana tanıtmadığı bir kendiyle dolaşırdı sokaklarda daralırdı döndüğünde her evinden...
Sanayi Mahallesi’nde Sabah (Şiir)
Dükkân önlerinde sabah sigarası içiyor sanayi mahallesi’nde börekçi çocuklar. Dünden kirli masalar yıkanmamış yüzleriyle sokaklar sabaha yorgun uyanıyor. Teklifsiz çığlığıyla bir araba gelip duruyor önlerinde işaret verilmiş gibi dönüyor başlar ağır çekimde bir kadın dargın iniyor alt dudağındaki küsü kapatmıyor yüzündeki boyalar isteksiz uzanıp alıyor arka koltuğa savrulmuş çantasını sokağa eğreti oturan arabadan. Başı dönmüyor...
YANNİS RİTSOS ŞİİRİNDE DÜŞSEL EVREN VE MELANKOLİK ÖĞELER
Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği iken şiir, 21. Yüzyılla birlikte şiirdeki gerileme gitgide artıyor. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Fakat görsel sanatların ortaya çıkması, emperyalizm çağıyla, birlikte burjuva ilerleme çağının bitmesi, bireyin önemini yitirmesiyle içice. Yine de Yannis Ritsos şiiri,...
Ayrık İki’ler (Şiir)
2 Bana kumdan bir İbrahim yaptılar Koştum ormana kırmaya 22 Zamanın penceresinden elimi uzattım Uzandı bir el sırtımdan gıdıkladı 222 Yemeğe tersinden başladım ısırdım önce elmayı Çün kadının sergisinde şevkat duvarları asılıdır 2222 Tüm kapılar içeriye açılıyor Dışardayım, yaşamdayım, kuyudayım 22222 Ey göğsüme görkemli bir aslan tembelliğiyle uzanmış uç- larımı tırmalıyan ağrı! Çık çık saklandığın...
Yaşlılık Üstüne Bir Öykü: Birlikte ya da Solo
– Beyefendi, şu amcaya işaret eder misiniz, gelsin benim yerime otursun. Tramvaydaki genç kız böyle diyordu orta yaşlı adama. Amca ise oralı olmadı, oturmak istemiyordu. Böyle başladı genç kızla orta yaşlı adamın tek taraflı konuşması: – Şimdi siz yer vermek istediniz ya, ama amcanın oturası yok. Geçende yaşlı bir yazardan okudum, “bize yer veriyorsunuz, rencide...
TAYFUN GERZ İÇİN SON BİR HESAPLAŞMA
Bilgeler, her çağda yaşam için aynı hükmü vermiş: değersizdir. Sokrates bile ölürken şöyle söylemiş: “Yaşamak… uzun zaman hasta olmak olmak demektir. F. Nietzsche Büyük verimlere gebe kalemlerin ebediyen sustuğunu bilmek acı verici. O anlatılara dair olma çabası da bir o kadar zor. Bu yazı bunun ispatı olacak. Yaşamın; -Behramoğlu’na inat- öylesi matah bir armağan olmadığı...
BİR SERÇENİN HİKAYESİ
Aylin Özer’le bir anlatıdayız. O önce şiir okuyalım diyor. Anlatı sanatçı intiharlarına dair. Başlıyor okumaya, daha çok intihar eden şairlere dair şiirler ya da acıyla yaşayan şairlere dair şiirler. Tamam intihar eden şairlerin şiirlerini de okuyor. Aylin Özer ama daha çok acıyla yaşayan şairlere dair yazdığı şiirlerde var, onları da okuyor. Şiir diyor Aylin Özer...
AŞK HAKKINDA DÜŞÜNCELER
AŞK BİR SANATTIR: Aşk akılsallığın en üst yaratıcı eylemidir Empatiden yoksunluk, birbirini anlamadaki yetersizlik yalnız ekonomik, siyasi sosyal farklılaşmanın veya eğitimin ortaya çıkardığı bir sorun değildir. Bir kültür sorunu olarak da algılanmalıdır. Kültür diyorum; binlerce yılın birikimi, yani insanın doğa ve kendisiyle verdiği mücadele de, ayakta kalma mücadelesinde edindiği tüm pratikler, püritenlikler ve egoların toplamından...









