“Edebiyat, şehir aydınları adı verilen küçük azınlığın malıdır çoğu zaman.” der Kemal Karpat, Çağdaş Türk Edebiyatında Sosyal Konular’da2; uzun, keskin ve kırılgan bir kılıcı cilalayarak bileylerken… Sonra da çeliğin yanağını dayar boğazımıza: “Türk halkının yüzde seksenini meydana getiren köylünün sözü geçmez. Köyden yetişmiş bir-iki aydının da, adeta utanarak, çekinerek geldikleri çevreyi gizledikleri görülür.” Yaralayıcı bir...
Son Yazılar:
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
OLAN BİTEN; OKUL CİNAYETLERİ, SARI ZARFLAR, ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
Kategori: Litera
Tekinsiz Zamanlar, Zamansız Anılar
“Daha yaşlı olacağım günleri sabırsızlıkla bekliyorum, çünkü artık nasıl göründüğünüz değil, ne olduğunuzdur mesele,” diyor Susan Sarandon. Kadın bedeninin nesnelleştirilmesinde, belli imgeler etrafında kurgulanıp fetişleştirilmesinde ve bunu takiben milyarlarca dolara tekabül eden bir piyasa mekanizmasının yaratılmasında rakipsiz bir “hegemonun”, Hollywood film endüstrisinin, başarılı bir üyesi olarak konuşuyor mutlaka. Aynı zamanda, içinde bulunduğu sektörün ve onun...
Hem Toplumcu Hem Gerçeküstücü: Latife Tekin ve Perileri
Onu ilk okuduğumda aklımda bir kavram uyanmıştı: Toplumcu gerçeküstücülük. Sonradan şöyle bir tarayınca literatürde bu tartışmanın –kısmen- Amerika’da yapıldığını gördüm. Ama bu yazıda bu tartışmaya girmeyeceğim. Bu yazı, beni “olağanüstü” şekilde gerçekle, kendi gerçeğimle yüzleştiren, bunu yaparken öfkemi umuda dönüştürebilen ve şüphesiz bu etkiyi bütün Türk edebiyatı üzerinde gösteren güçlü bir yazar, Latife Tekin hakkında. ...
BİSTURİ – HUZURSUZ METİNLER
“Biblo Hayat”, “üryan” ve şimdi de “Bisturi – Huzursuz Metinler”. Şair-Yazar Metin Aydın, okuyanın omuzlarından tutup onu “acımasızca” sarsmaya devam ediyor. Kitabı bir oturuşta bitiriyorsunuz ama kendinizi pek çok yerde -şu sayfaya bir kez daha bakmalıyım- derken buluyorsunuz. Çünkü burada ben varım; benim kaygım var, benim hesaplaşmam, öfkem var… Huzur bulmayacaksınız! Yemin ederim ki huzur...
Şiirsel Algıya Kalan Uçucu Miras: Walter Benjamin
HARİKULÂDE çevirisinin yadsınamaz katkısı bir yana, “Şiir”in üzerinizde bıraktığı etkiyi tam anlamıyla kavrayabilmeniz için yılların geçmesi gerekebilir. Hele de, anlamı hor görüp imgenin tehlikeli, teklifsiz, bir o kadar da yaşatıcı boşluğunda salınmayı, sadece ve sadece deneyimlerden medet ummayı yeğleyen bir okursanız, “Şiir”deki imgenin mutlak anlamına devrilip sizi ne vakit kurşunlayacağı hiç belli olmaz. Açıp açıp...
TARİH KAVRAMI ÜZERİNE’Yİ POETİK GÖZLE OKUMA DENEMESİ
Şule Çankaya’nın hatırasına… Belki de bizi tekrar tekrar, bizim için hep aynı işleve sahip insanlara götüren patikalar vardır: hayatın en farklı dönemlerinde bizi daima dosta, haine, sevgiliye, öğrenciye ya da üstada götüren pasajlar.” Walter Benjamin 1. “Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir.” Ahmet Hamdi Tanpınar WALTER BENJAMIN Historisizm’i yöntem açısından eleştirirken,...
BİR KARIŞ TOPRAĞA YERLEŞEMEYEN KENTLER
Mişar-Art inisiyatifi olarak 2017 yılında başlattığımız konuşma programlarında ve daha önce yine ek dergisi sayfasında yazmış olduğum yazılarda yaşadığımız kentteki sanatsal faaliyetlerin formel durumlarına değinmiştik. Merkezden periferiye gelen tüm faaliyetlerin bir taşma sonucu meydana geldiğini düşündüğümüzü ve bunun da “sanat fazlası” bir durum olabileceğini değerlendirdik. Bu formel durumlara yönelttiğimiz bazı eleştirilerden sonra Mardin Sabancı müzesinin...
Shakespeare ve Goethe: Felsefi Bir Bakış
William Shakespeare’in hemen her şeyi metalaştırılmıştır. Hemen her şeyi etrafında tam anlamıyla bir endüstri oluşmuştur. Her şeyin metalaştırıldığı, alınıp satıldığı çağımızda, ne olursa olsun, herhangi bir şeyin metalaşması, popülerleşmesi ve giderek etrafında belli bir endüstrinin oluşması, o şeyde bir anlam sığlaşmasını, kaymasını, kaybını ve hatta anlam çarpıklığını beraberinde getiriyor genellikle. Popülerleşme, hemen her şey gibi...
CHUCK PALAHNIUK: KADERİMİZ DİBE VURMAK!
Chuck Palahniuk, hiç tartışmasız, günümüz edebiyat âleminin en usta kalemlerinden biri. Çağdaş edebiyatın ayrıksı yazarlar klasmanında yer tutan Palahniuk, modern toplum yapısının bireyleri sürüklediği nevrotik ruh halini ifade etmekte ziyadesiyle yetenekli. Dövüş Kulübü’nden Tıkanma’ya, Tekinsiz’den Gösteri Peygamberi’ne bütün romanlarında, tüketim toplumu normlarına, hâkim kültürel kodlara karşı siyaseten doğruculuk yaklaşımının yakınından bile geçmediği yaratıcı isyanlar kurgulamasıyla...
Dersu Uzala: Adnan Özyalçıner
Hepimiz biliriz Akira Kurosava’nın unutulmaz filmi Dersu Uzala‘yı… Yalnız avcının yaşlandıkça doğa ile kurduğu dostluğun, ona duyduğu büyük tutkunun altında aslında nasıl bir var olma mücadelesinin yattığını gösteriyordu bize Kurosawa. Tek taraflı bir dostluk ve adanıştır bu. Doğanın avcıdan böyle bir talebi yoktur; Dersu ona gelmiştir. Yalnızlığın ve doğaya adanışın gerektirdiği koşulları bedeninde taşıdıkça bir...









