Canlıların temel içgüdülerini düşündüğümüzde bu içgüdülerin hepsinin hayatta kalmaya, yaşamaya yönelik olduğunu kolayca anlayabiliriz. Örneğin beslenmek. İnsanlar yedikleri besinlerde “damak tadı”nı çok sonradan keşfetti. İnsanın, sert bir kayayı keskin hale getirerek kendi üretim aracını yaratması, tamamen hayatta kalmak için beslenmeye ve birtakım araçlara ihtiyaç duyması ile ilgiliydi. Diğer bir deyişle ölmemek için. Hem üretim araçlarını...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Litera
SALGINI KARŞILAMAK (ÖYKÜ)
Muhtar, bastonunun çengeline dayanmış, çay bardağı altı gibi kalın gözlüğü bir tarafından burnunun üzerine akmış, bahçeye girdi. “Öğretmen!” dedi, “Okulu tatil edeceksin!” “Muhtar sensin Hasan Bey Amca. Ama bunun için, köylü okulu istemiyor diye bir tutanak yapmamız lazım.” “Köylünün okulu istemediğini kim söyledi sana Öğretmen oğlum?” “Niye okulu tatil edeceğiz peki? Daha birinci dönemi bile...
PİYANGO (ŞİİR)
Ben vardım hep Siz yokken de vardım Hep vardım ben Şehirler kurulmazdan önce Telefon kulübesiydim Cep aynasıydım cam daha bulunmamışken Nedense yüzeysel yaşıyorken En anlamlı kavgalarımı bile Bilmiyorum hangi hakla Başkaldırının çocukluğuna indim En akıllısıydım delilerin Karanlığa fener tutan bir bekçi Tüfekçiydim yenilmezler ordusunda Savaş meydanlarında Top atsalar yıkılmaz bir devdim Varlığım silinmek üzereyken Yoklama...
Clara: Sessizin Yazıdaki Varlığı
“Kendi ölümümüzle bütün meseleler hallediliyor; fakat sevdiklerimizin yanımızdan gitmesiyle insan temelinden yıkılıyor.” Ahmet Hamdi Tanpınar Hannah Arendt, uzaklığın birini düşünebilmek için mutlak gerekliliğinden bahsetmişti. Alman filozof Schelling’in yaşamında eşi Caroline’nin ölümüyle gelen mecburi uzaklık, düşünmek için ona gerekli olan mesafeyi sağladı. Yas kitabı Clara, bu düşünmeye yönünü veren felsefi bir novella; kendi yaşamını düşünmeye açan...
Kırmızı (Şiir)
Sokulurdun geceye belki deniz kabukları beklerdi ay kumsala dokunurken sana doğru kırılırdı bütün ışıklar bakardın büyüktü çok büyük ve parlaktı yüreğine değip sanki çarpacaktı dünyaya. Dokunmuş katran karası bir şey kimbilir ne zaman eski bahçenizde gezinen bir masum çocuğa hep yalnız ve umutsuz beklerdin hiç bilmeden bakışında yazılıyken kimselerin okumadığı insanlar çoğalıp duruyordu günlerinde sen...
Salgın
üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs. üs üs....
İLHAN BERK’İN ŞİİR POETİKASI: BİR YAKLAŞMA DENEMESİ
1. Giriş Evreni yorumlama süreci, ona hâkim olmak isteyen ben’in hemen her şeyi sorgulamasına,gerçeği yeniden yaratmasına (simulation) ve ele almasına sebep olmuştur. Gerçeği sorgulama ve ele alış, tarihsel süreç içerisinde bilimleri, felsefeyi ve sanatı doğurmuştur. Varoluşçuların özgürlüğe mahkûm ettiği insan, özü gereği sanatta gerçek kimliğini bulmuş ve yaratımlarıyla kendini var etmiştir. Bilimlerin kuralcılığı, sanatla karşılaştırıldığında...
Dünya Ulusları (Şiir)
dünya ulusları sizler sizler bilinmeyen yıldızların güçleriyle sarılı makaralar gibi dikersiniz ve dikileni yeniden ayırırsınız sizler ki dilin karmaşıklığına çıkarsınız arı kovanına girer gibi tatlıda sokmak ve sokulmak için dünya ulusları sözcüklerin evrenini yok etmeyiniz kin bıçağıyla kesmeyiniz soluk alışımızla doğan sesi dünya ulusları biri yaşamak deyince ölümü duyurmasın ve beşik deyince kan demek istemesin...
düşene düş (şiir)
karanlık ne kadar anlatılabilir bembeyaz bir kâğıtta? o kadar damlayız biz akamayan ırmağında kavganın ölmedik bir barikat nöbetinde, evet ama yaşıyor olduğumuz da söylenemez, sahi bu arafta biriken şiirlerden bu çelenkler, siyah bu soluk alıp veren toprak, ölü bir canımız var, mesai yollarında bir pazar sabahını özler bir canımız var, açların kuyruğunda aranır dolu bir...
HOŞ GELDİN (ŞİİR)
açtım kapıyıçiçekler vardı eşikteben evdeyken deoradalar mıydıunutmuşum açtım kapıyıbulutlar vardı eşiktehep oradalar mıydıunutmuşum açtım kapıyırüzgâr esiyordu ılıkçarptı yüzümehep esiyor muydu böyleunutmuşum açtım kapıyıçıt ettiçiçekler arasında bir tomurcukhep böyle mi seslenirdinunutmuşum açtım kapıyıbulutlardan süzüldü bir bakışhep böyle mi bakardınunutmuşum açtım kapıyırüzgârdan süzüldü adımlarınhep böyle mi gelirdinunutmuşum açtım kapıyıbir sözcük vardı dilimdegelene söylenirdiunutmuşum









