O gün İstanbul’da bir koku vardı. Kötü, pis bir koku. Karaya varmamıştık henüz. Denizin ortasındaydık. İki kıtanın arasında. Hava güzel, güneşliydi. Gemi hayli kalabalıktı. Yanlardaki tek sıralı tahta oturaklı yerler dahil olmak üzere üç kattaki bütün iç ve dış alanlar insandan geçilmiyordu. Geminin o her zamanki temkinli süratine eşlik eden rüzgâr, yolcuların yüzlerinde hoş bir...
Son Yazılar:
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
Kategori: Litera
AYGIR FATMA / YÜRÜYEN MERDİVENDE OSMAN CEMAL KAYGILI ÜZERİNE
Toplu taşıma araçlarında insanların yüzüne bakarım. Çünkü her surat yeni bir veridir beynimizin hard diskinde. Bazen olayı abartıyor olacağım ki baktığım insanlar işkillenerek bana dik dik bakmaya başlıyorlar, hemen gözlerimi çeviriyorum. Geçenlerde Taksim metrosunda, biri yukarı çıkan diğeri aşağı inen, yan yana iki yürüyen merdivenden yukarı çıkana bindim. Yanımdan aşağıya inen insanları gözlemliyorum. Fabrikasyon üretim...
Amerikalı anısına: BİLGE SERSERİ
Vecdi Çıracıoğlu’nun Serseri Standartları Sempozyumu adlı kitabında işlediği Bilge Serseri kavramına dair, 2008 yılında Frankfurt Kitap Fuarı’nda Onur Konuğu Türkiye adına okuma metnidir. Yetmişli yılların başında üniversite eğitimi için geldiğim İstanbul Boğaziçi’nin Asya ile Avrupa’nın en dar yerindeki şirin köy Urumelihisarı’na yerleştiğimde, oranın yerlileri, “Artık bu Köy’ün acı çeşmesinden su içtin, buradan ayrılamazsın!” uyarısında bulunmuşlardı....
Denizin Kış Hâli
Deniz kış gelince yalnızlığıyla baş başa kalır. Bir bütün yazı coşkuyla geçirmiştir. Yalnızlık her fâninin başına gelen gibi onu da yalnız bırakmaz, yanına, kıyısına geliverir. Şimdiyse karada yaşayanların kış vakti gelmiş, Ağustos böcekleri karıncaların kapısını çalmak üzere adres sormaya başlamıştır. Deniz karaya uzaktan bakar bakar, fakat bunu önce fark etmezden gelir. Ona nedir ki, Ağustos...
BİNİCİ (ŞİİRLER)
Naomi Shihab Nye Babası Filistinli, annesi Amerikalı olan şair 1952 yılında, Missouri’de doğdu. Babasının anlattığı hikâyelerden etkilenen Nye çok küçük yaşlarda şiir yazmaya başladı. Anne ve babasıyla birlikte bir yıl Kudüs’ün Ramallah bölgesinde yaşadı. Kendisini ‘gezgin şair’ olarak tanımlayan Nye uzun yıllar boyunca çeşitli ülkelere, sık sık da Ortadoğu’ya seyahat etti. Kültür farklılıkları ve farklı...
Ağlama Duvarı (Öykü)
Siyahlara bürünmüş bir kadın, soğuk eylül gecelerine aldırmadan, karanlık çökmeye başlayınca her gün okulun yüz metre güneyinde kalan harabe evin bahçe duvarının dibine siniyordu. İçindeki derin acıyı dindirmek için duyduğu çığlıkları dinleyerek gözyaşı döküyordu. Yine o siyahlara bürünmüş kadın; bir akşamüzeri söylene söylene, beddua ede ede, içten içe ağlaya ağlaya, o duvara doğru yürürken kapı...
KENDİ MÜREKKEBİNDEN DOĞAN BİR ŞAİR: FARİS KUSEYRİ
İlk kitabı Orontes Mensurları ile bir kentin dününü ve bugününü, Antakya’yı Âsi Nehri’nin sularına serpiştiren, sonra da okyanusa ulaştıran bir şair Faris Kuseyri. Akdeniz’in sihirli ve kandan sıcak sularında yıkanan şair, sözün kitaba düşman olduğu, söyleyenin menkul ve makbul olduğu devirlerin hazinelerinin ve sırlarının anlatıcısıdır. Onun şiiri, yeminlerin üzüm, incir ve zeytin üzerine yapıldığı bir...
Geride Kalanların Hikâyesi: Anayurt
20 Aralık 1973’te ETA militanlarından biri Başbakan Luis Carrero Blanco’nun arabasını Madrid’in göbeğinde havaya uçurur. Carrero, 50’li yıllardan beri Franco’nun en güvendiklerinden biridir. Bu eylem ETA’nın tarihinde en çok yankı bulan eylem olur; ancak İspanyol solunun önemli bir çoğunluğu için durum pek iç açıcı değildir. Eylemin yapıldığı gün ve saatte İşçi Komiteleri (CCOO) mensupları mahkemeye...
ÖMÜR ÜZERİNE (ŞİİR)
Hoş geldin yaş Islatarak geçiyorsun Süzülerek Öyle geçiyorsun ki Pullarını döken kertenkeleyi düşünüyorum Hafızadan dağılanlar toplanmayacak Akan telaşın içindesin nasılsa Kibrit çaksam yanmayacak Yeni damlaya kavuşunca Aynada konuşacak parçalar Ürkme Susmak için gölgesini kovalayansın Oturmuşsun üzerine benliğin Eskiyen şarkılar buluşunca Kelimeler urgancı Hep yalnızlık vaktinde kertenkeleyi düşün Sürünce gövdesini yere İlerliyor biraz biraz Dinlen Sanrılar...
SANTRAL GARI (ŞİİR)
kayıp sokaklar günışığından gizliydi santral garında bekliyordum belki üçüncü geceydi adımları sayıyordum görünmez köşelerde karanlık dehlizlerde sesler boğuluyordu duyamıyordum artık nabzını meydanların kırık taşlar inliyordu olanaksız izlerde ben burada değildim kimse geçmiyordu yanımdan dokunan ben değildim hâlâ sıcak bir tene köhne kuleler delip geçerken sessizliği bekliyordum santral garında belki beşinci geceydi yürünmemiş yollar mıydı göğsüme...









