Bu dünyadan bir Sinan geçti. Bu cümle kalıbını kullanırdı sevdiği ama artık hayatta olmayan, bu dünyaya iz bırakmış sanatçıların şarkılarını paylaşırken. Cümledeki özne hep değişirdi ancak bu kalıp değişmezdi. Bu dünyadan gelip geçmiş o insanların kendisine bir şekilde dokunmuş olmalarından dolayı şanslı hissetme şekliydi belki de bu. Tıpkı şimdi onu sevenlerin hissettiği iyi ki tanımışım...
Son Yazılar:
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
OLAN BİTEN; OKUL CİNAYETLERİ, SARI ZARFLAR, ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
Kategori: Litera
SİNAN SERTEL ANISINA
Bu dünyadan bir Sinan geçti. Bu cümle kalıbını kullanırdı sevdiği ama artık hayatta olmayan, bu dünyaya iz bırakmış sanatçıların şarkılarını paylaşırken. Cümledeki özne hep değişirdi ancak bu kalıp değişmezdi. Bu dünyadan gelip geçmiş o insanların kendisine bir şekilde dokunmuş olmalarından dolayı şanslı hissetme şekliydi belki de bu. Tıpkı şimdi onu sevenlerin hissettiği iyi ki tanımışım...
Ona Yaşadığımı Söyle (Şiir)
(Mektup I.) Boş sayfalar başlangıcın coşkusudur Beyaz renkte boş sayfalar değil Lordun parşömen kâğıdı önünde -henüz divitini hokkasına dokundurmadan- İskoç Lady’sinin yüzünü düşünerek- havada tuttuğu divitini hokkasına daldırdığı ve mürekkebi fularına sıçrattığı- coşkulu-delişmen-gençlik yelleriyle, sözlerine başladığı andaki tebessümü kadar; derin bir aşkla başlıyorum mektubuma… Boşver eğleniyoruz di mi? Amma yaralanıyorum ya u amma yaralanmışım...
“Lagün Dertlenmesi” ve Başka Şiirler
Charles Wright Şiirleri, Sessiz Kuşak ve Küçük Bir Not ABD’nin en önemli şairlerinden Charles Wright’ın Türkçeye çevirdiğim beş şiiri geçen haftalarda Cumhuriyet Kitap ekinde, Şiir Atlası sayfasında yayımlandı. Bu şiirlerin içinde daha önce Sayın Cevat Çapan Hoca tarafından çevrilmiş bir şiirin, Sessiz Kuşak’ın olduğunu şiiri çevirdikten sonra fark ettim. Çevirdiğim diğer şiirlerle birlikte Sessiz Kuşak...
Seçim Sabahı (Öykü)
Pazar sabahı erken uyandım. Seçim günüydü, ülkemiz bir dönüm noktasındaydı. Normal şartlarda, dönüm veya kalım fark etmeksizin; seçimdir, yol ayrımıdır, pek ırgalamazdı beni. O kadar erken uyanmamın elbet kişisel bir sebebi vardı. Görevlendirilmiştim! Görev almak için can atmamama, bir başvuru yapmamama rağmen… Gideyim dedim. Ne olacak? Nedir yani? Deneyimdir. Alt tarafı iki insan görürüm! Tabi,...
Meğer
baktım ki görmemişim her yöne çok yol koydum yollarda düşle doydum ömür geçti böylece tümü bir gün bir gece gördüm ki bakmamışım her can başka canla can gülümsedim o son an: ne görmüş ne bakmışım düşe düşmüş, akmışım Desen: Ekin Urcan
PERCY BYSSHE SHELLEY: ROMANTİZMİN MUTSUZ BİLİNCİ
Percy Bysshe Shelley otuzuncu yaş gününe birkaç gün kala, 8 Temmuz 1822’de, Akdeniz’de boğularak öldü. Lord Byron’dan gelen maddi jestle aldığı ve Don Juan adını verdiği tekne İtalya’nın La Spezia kasabası açıklarında alabora olmuştu! Yıllar önce intiharına sebep olduğu ilk eşi gibi, o da boğularak ölmüştü… Shelley’nin birkaç gün sonra karaya vuran cesedi tanınmaz haldeydi....
Suat Derviş: Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır.
İstanbul’da bir iplik fabrikası, 13 yaşından beri işçilik yapmakta olan Nazlı, Çopur Emine, Çakır Adviye, Namık ve diğer işçiler… Suat Derviş toplumsal gerçekçi romanlarının üçüncüsünde bu kez İstanbul’da bir grup emekçinin üzerinden baskı, sömürü ve patriyarka gibi meseleleri tartışıyor. Romanın baş karakteri Nazlı, yaşıtı pek çok genç kadın gibi güzel kıyafetler giyinmek, gençliğini yaşamak,...
Hangimiz Yemedik O Tokadı?
Oysa çoğu zaman şeytanın da melek olduğunu unuturuz. Melek uçuşan kanatlarıyla hep iyidir sanki. Yunan mitolojisinden Semavi dinlere kanatlarıyla insan ve tannrı arasında bir yerde dururlar onlar. Yunan-Roma’da bir “muse” olarak kadındır melek. Ya da okuyla insanları sevdaya gark eden Eros gibi çocuk. Semavi dinler onları görev peşindeki erkeklere çevirir. İşte tokat bir tarafıyla o...
DAUPHINE MEYDANI: “‘YA ÖLÜLER, ÖLÜLER!’”
[Bu yazı Margaret Cohen’ın Dindışı Aydınlanma: Walter Benjamin ve Gerçeküstücücü Devrimin Paris’i isimli kitabından alıntılanmıştır.] Türkçeleştiren: Suat Kemal Angı *** Nadja’nın giriş bölümüne rehber kitaplar eşliğinde göz atmak, Breton’un tekinsiz duyumlarını, geçmişin isyancı eylemlerine katılmış hayaletlerin bir araya toplandığı, bohemlerin hem geçmişte hem şimdide sık sık gittiği yerlerde tecrübe ettiğini gösterir. Ayrıca, Breton’un anlatıcısı, yaşadığı...








