Beyoğlu’ndaki Melek Sineması’nda 1934 yılında gösterilen “Kadınlara İnanmam” adlı film babam Burhan Arpad’ın yaşamında çok önemli bir rol oynamıştır. O günlerden ilerde şöyle söz eder: “Dönemin ünlü tenorlarından Viyanalı opera sanatçısı Richard Tauber’in sözle anlatılamayacak denli etkili sesi ve Almancası büyülemişti beni. Alman diline vurulmuştum. O yıl hemen Almanca öğrenmeye başladım. Haftada iki akşam Alman...
Son Yazılar:
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
Kategori: Litera
Asla Gelmeyecek Elimden (Şiir)
Claude Roy’dan Bir Şiir: Asla Gelmeyecek Elimden Mahir Ergun Claude Roy; 1915’te Paris’te doğar, sonra Güneybatı Fransa’da bulunan Jarnac vilayetine taşınır. Gençliği burada, daha sonra Fransa cumhurbaşkanı olacak olan François Mitterand’la birlikte geçer. Yirmi yaşına geldiğinde hukuk okumak için Paris’e döndüğünde burada kralcı faşistlerden ve yayınları l’Action française’den etkilenir, onlarla birlikte hareket etmeye, gençlik organları...
Çerçi (Öykü)
Aniden karanlığı yaran bir ışık gibi köyün ortasından bir çığlık yükseldi. Avazı çıktığınca “Geliyor… Geliyor…” diye bağıran Fato Kadın, sebebi anlaşılmayan bir sevinç başlattı. Topraktan, derme çatma evlerinin içinde hareketlenen kadınlar bir anda kilerlerindeki, sandıklarındaki eşyaları karıştırıp, takas edebilecekleri yağ, peynir, lor ve değer biçilecek eşyalarını ortaya çıkarıp bir an önce köy meydanına ulaşma savaşına...
OLAY UFKU (ŞİİR)
Hep geceye dümen kırdı ışık ve su yeşili beni benden yollara uğurlayan kaderim dalıp gittim alacasına titreşen neonlar mı hayalet yıldızlarda bilemedim bilemezdim boşluğundan arda kalanın yürek burkan bir inmenin böyle sunturlusunu toprağım çekildi köklerim açıkta sanki yüzlerce fener asılmış da dallarına terk edilmiş bir ağaç gibiyim. Güzel bir geceydi çok eski zamanda geçti hayatımdan...
SİS: QUARTER 2 (ÖYKÜ)
Her günü sislidir yılın bu zamanı. Öyle ki vakit öğlene varana kadar göz gözü görmez. Tanıdıksan kent sana yüzünü gösterir sabahları, eğer yabancıysan vay haline. Yuvarlak çehresinde seni savurur durur. Başladığın yere gelirsin de ayırdına varamazsın. Şanslıysan, ancak aynı insanları tekrar gördüğünde anlarsın aynı yerden birkaç kez geçtiğini, o kanal kenarından, o sis içinden. Hadi...
tabut buzluk (Şiir)
ne çıkar artık, öpse başkaları yavrusun gayba vermiş ananın gözlerinden? delik deşik evlerde bodrumlarında Şarkımızın melodisi mırıldanılsa yine yarın. ne çıkar? sokaklarda kuş sessiz ateşlerle harlanan bir coğrafya boyu – yüzölçümü kaç keder? – nisyandan bu atlasta yıkılan her fırsatta evlerden bebek sesleri gelse de “yarını var” mı demektir şimdi bu? ne çıkar? ...
Reisicumhur Gelecek (Öykü)
Muhtar, “Teyyare gelmedi”, dedi, “Neler oldu kim bilir! Belki yarın gelir, yarın gelirse akşamdan Bekçi Ramo herkese haber verir, toplanırız.” Kuş uçsa herkesin güzü gökyüzüne dönüyordu, “teyyareyi” bekliyorlardı. Neredeyse yirmi gün olmuştu gelmeyeli. Baş şehirde neler olmuştu, reisicumhur neler demişti merak konusuydu. Bir sabahın seherinde teyyare sesi kör bir çığlık gibi yankılandı. Çocuklar yataklarından fırlayıp...
“küçük İskender Kitabı” 1 Kasım’da okurla buluşuyor
Geçtiğimiz Temmuz ayında kaybettiğimiz küçük İskender’in arkadaşlarından Halim Şafak’ın hazırladığı “küçük İskender Kitabı” 1 Kasım’da okurla buluşuyor. İkaros Yayınları’ndan çıkan kitap büyük çoğunluğu daha önce dergi ve kitaplarda yayımlanmış yazı ve söyleşilerden oluşuyor. Küçük İskender Kitabı’nda küçük İskender’in şiiri ve yazısı kadar hayatının da düşünsel arkaplanını oluşturan aşk ve düşüncesi, anti-otoriterlik, anarşizm, yeraltı edebiyatı,...
Artık Sevgililer Terk Etti (Şiirler)
Çarşafları Yıkadım Elma kokana kadar yıkadım çarşafları bisikletlerimiz hâlâ bodrumdaydı. Bir elbiseyi astım ve süzüldüm içine bir müzisyen gibi neredeyse. Ve çaresizlik soluklanıyordu gölümün suyu üstünde ve odalarım sevgiyle esnetilmişti kendi dünyamda. Buralara bir uçak düşmüştü ve yolcuların gözleri güzelliklerine yas tutmayan yıldızlar gibiydi. En güzel eşyalar sürüklendi odanın içinde, ben en tuhaf yürüyüşümü zorladım...
Düşünsel Bir Empati Şiiri Olarak Akla Çarpan
“Gelecek kuşaklar da akılla şiir arasındaki uyumu yeniden tesis etmek durumundadır. Onları birbirine karşıt göstermeye, ortak kökenleri üzerine bir edep örtüsü atmaya devam edemeyiz. Kendinden bu kadar emin olan ve bilinçdışı dayanaklarını genelde hiç kale almayan akılcı düşüncenin bilinçle bilinçdışını, hayalle gerçekliği keyfi olarak birbirinden ayırmasını eleştirmeliyiz.” Bu sözler Fransız sürrealist şair Benjamin Peret’ye ait....









