Ana Sayfa Litera

Kategori: Litera

Yazı
Sanayi Mahallesi’nde Sabah (Şiir)

Sanayi Mahallesi’nde Sabah (Şiir)

Dükkân önlerinde sabah sigarası içiyor sanayi mahallesi’nde börekçi çocuklar. Dünden kirli masalar yıkanmamış yüzleriyle sokaklar sabaha yorgun uyanıyor. Teklifsiz çığlığıyla bir araba gelip duruyor önlerinde işaret verilmiş gibi dönüyor başlar ağır çekimde bir kadın dargın iniyor alt dudağındaki küsü kapatmıyor yüzündeki boyalar isteksiz uzanıp alıyor arka koltuğa savrulmuş çantasını sokağa eğreti oturan arabadan. Başı dönmüyor...

Yazı
YANNİS RİTSOS ŞİİRİNDE DÜŞSEL EVREN VE MELANKOLİK ÖĞELER

YANNİS RİTSOS ŞİİRİNDE DÜŞSEL EVREN VE MELANKOLİK ÖĞELER

  Günümüz şiiri diyebilirim ki, Yannis Ritsos’un şiirinin zirveye çıkmasıyla, birlikte bir gerilemenin içine girmiştir. 18. Yüzyılın önemli sanat eylemliliği iken şiir, 21. Yüzyılla birlikte şiirdeki gerileme gitgide artıyor. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Fakat görsel sanatların ortaya çıkması, emperyalizm çağıyla, birlikte burjuva ilerleme çağının bitmesi, bireyin önemini yitirmesiyle içice. Yine de Yannis Ritsos şiiri,...

Yazı
Ayrık İki’ler (Şiir)

Ayrık İki’ler (Şiir)

2 Bana kumdan bir İbrahim yaptılar Koştum ormana kırmaya 22 Zamanın penceresinden elimi uzattım Uzandı bir el sırtımdan gıdıkladı 222 Yemeğe tersinden başladım ısırdım önce elmayı Çün kadının sergisinde şevkat duvarları asılıdır 2222 Tüm kapılar içeriye açılıyor Dışardayım, yaşamdayım, kuyudayım 22222 Ey göğsüme görkemli bir aslan tembelliğiyle uzanmış uç- larımı tırmalıyan ağrı! Çık çık saklandığın...

Yazı
Yaşlılık Üstüne Bir Öykü: Birlikte ya da Solo

Yaşlılık Üstüne Bir Öykü: Birlikte ya da Solo

– Beyefendi, şu amcaya işaret eder misiniz, gelsin benim yerime otursun. Tramvaydaki genç kız böyle diyordu orta yaşlı adama. Amca ise oralı olmadı, oturmak istemiyordu. Böyle başladı genç kızla orta yaşlı adamın tek taraflı konuşması: – Şimdi siz yer vermek istediniz ya, ama amcanın oturası yok. Geçende yaşlı bir yazardan okudum, “bize yer veriyorsunuz, rencide...

Yazı
TAYFUN GERZ İÇİN SON BİR HESAPLAŞMA

TAYFUN GERZ İÇİN SON BİR HESAPLAŞMA

Bilgeler, her çağda yaşam için aynı hükmü vermiş: değersizdir. Sokrates bile ölürken şöyle söylemiş: “Yaşamak… uzun zaman hasta olmak olmak demektir. F. Nietzsche Büyük verimlere gebe kalemlerin ebediyen sustuğunu bilmek acı verici. O anlatılara dair olma çabası da bir o kadar zor. Bu yazı bunun ispatı olacak. Yaşamın; -Behramoğlu’na inat- öylesi matah bir armağan olmadığı...

Yazı
BİR SERÇENİN HİKAYESİ

BİR SERÇENİN HİKAYESİ

Aylin Özer’le bir anlatıdayız. O önce şiir okuyalım diyor. Anlatı sanatçı intiharlarına dair. Başlıyor okumaya, daha çok intihar eden şairlere dair şiirler ya da acıyla yaşayan şairlere dair şiirler. Tamam intihar eden şairlerin şiirlerini de okuyor. Aylin Özer ama daha çok acıyla yaşayan şairlere dair yazdığı şiirlerde var, onları da okuyor. Şiir diyor Aylin Özer...

Yazı
AŞK HAKKINDA DÜŞÜNCELER

AŞK HAKKINDA DÜŞÜNCELER

AŞK BİR SANATTIR: Aşk akılsallığın en üst yaratıcı eylemidir Empatiden yoksunluk, birbirini anlamadaki yetersizlik yalnız ekonomik, siyasi sosyal farklılaşmanın veya eğitimin ortaya çıkardığı bir sorun değildir. Bir kültür sorunu olarak da algılanmalıdır. Kültür diyorum; binlerce yılın birikimi, yani insanın doğa ve kendisiyle verdiği mücadele de, ayakta kalma mücadelesinde edindiği tüm pratikler, püritenlikler ve egoların toplamından...

Yazı
DOKTORLA AKLIMDAN PARALEL KONUŞMA (ŞİİR)

DOKTORLA AKLIMDAN PARALEL KONUŞMA (ŞİİR)

bildim neden bu kâğıtta olduğumu cetvel koymuştu babam alnıma bu dedi benim aslında bir elma ve ben çok eskiden dudağımın kenarında bir kanepeyle yaşardım gözümün içinde bir su görmedim yüzünü onun sesi duyuldu odada -bu ne dedi Dr? şemsiye değil dedim ben de hem dudakta şemsiye açılmaz kanepe var dudağımda üstelik ben de oturamıyorum kenarına...

Yazı
Zaniyeler: Selahattin Enis

Zaniyeler: Selahattin Enis

Yağma Sofrası Bu sofracık, efendiler –ki bekler yutulmayı Huzurunuzda titriyor –şu ulusun hayatıdır Ulusun ki acılı, ulusun ki eşiğinde ölümün! Ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır… Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin, Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin! Efendiler pek açsınız besbelli yüzünüzden; Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir? Şu doyumcu sofra,...

Yazı
GENİŞ ZAMANDA BİR MEKȂN

GENİŞ ZAMANDA BİR MEKȂN

Elimde iki fotoğraf var: ikisi de aynı ana, aynı mekâna ait, sadece özneler değişmiş. Birinde ben, diğerinde genç bir adam, kameraya utangaç bir edayla gülümseyerek poz vermişiz. O günler selfie yapmayı akıl edemediğimiz için olsa gerek, muhtemelen karşılıklı oturduğumuz masada, kamera el değiştirmiş, birbirimizi fotoğraflamışız. Benim dirseğimi dayadığım demir parmaklık, onun ellerini üstünde kavuşturduğu küçük...