Efendim, Europa’nın kaçırılışı öyle pek de sanıldığı gibi tanrılara layık bir aşk hikâyesi değildir. Bilakis Zeus -bizi bu hitabımızdan ötürü affetsin- bir yalancıdır. Onun efendiliği aşkının, bu derin hazzın uğruna gerçekleştirilen büyük bir aldatmacadır. Hikâye Zeus’un Europa’yı görüp ona âşık olmasıyla başlar. Zeus kılık değiştirir, bir boğaya dönüşür ve o esnada nedimeleriyle eğlenen Europa’nın yanına...
Son Yazılar:
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
Yazar: Tolga Baybars
Bir Kiraz Kuşunun Hikâyesi
Lafın cımbızla seçilip, yedi yüz küsür sayfanın içerisinden çekilip, çıkartılıp birkaç kelimeyle anlatıldığı sanılmasın, nitekim bu Kiraz Kuşu meselesi büyük bir karmaşanın içinden doğup karşımıza çıkmaktadır. Bilakis değerli mimar-akademisyen Alper Ünlü’nün “Uzaktaki Boşluk” isimli eseri cımbızın ucuyla tutulacak kadar ince ve küçük değil, aksine uçurumun kenarından derin bir boşluğa; sonu gelmez, ufuksuz, dev bir su...
Biber Reçeli Tadında Birkaç Söz
Masaya bir bardak şalgam suyu gelecek olsa, muhatabımız garson hemen soracaktır: “Efendim, acılı mı olsun acısız mı?” Acısız seçenler demek ki acıdan zevk almamaktadırlar, belki tatlıyı daha çok sevmektedirler… Güzel…Kendileri fazla dırdırdan kurtuldular, acılı seçenlerinse vay hâline! Teşbihte hata olmaz… Acıdan ve tatlıdan zevk almak yemekten daha fazlasına, üzüntü, hüzün veya mutluluktan keyif almaya benzer....
Sitenin Kedileri ve Apartmanın Ahmakları
Hikâyenin geçtiği sitede ilginç takma isimleri olan sevimli mi sevimli kediler vardır. Birçoğu farklı sebeplerle bakıma muhtaç duruma düşmüş ve site sakinleri tarafından sahiplenilmiş, bazısı ise bu siteye keyfî göç etmiştir. Bu sevimli kediler hikâyemizin devamında epey haylazlık etmektedirler fakat evvela onları tanımak gerekir. Bunlardan ikisi Şirin ile Sarışın, her eve lazım denecek türden uslu...
E-Posta Mesajın Kara, Seninki Benden Kara!
1979’dan kalma dinlemesi epey keyifli bir şarkı, bir yandan kulağımızda tıngırdarken diğer yandan kısa bir hikâyeyi de anlatır. 1980’lerin meşhur grubu The Police’in vokalisti Sting, bu hikâyede şişeye koyup denize fırlattığı mesajlardan bahsetmektedir. Mesajlarda ne yazar bilinmez fakat bunları görmezden gelmeye yüz tutmaz; eminim, her biri demir olsa paslanmaz, azar duysa utanmaz mesajlardır. Alıcısı muhakkak...
Gözetleme Deliğinin Ardında Ne Var?
Sadece gözlemlemeye çekilen ve dikizleyen insan bu eylemi yaparken neredeyse her zaman yalnızdır. Çünkü “persona non grata” istenmediğini bilir. Kendini neredeyse kimseye hissettirmez. Onun amacı kendi iç dünyasına ve hikâyesine malzeme toplamaktan, yalnız kalmaktan fazlası değildir.
Burnuma Mars Tozu Kaçtı!
İnsan bir hikâye tutturmuşsa bunu hiç küfürle, hakaretle dolu hayal eder mi? Kibarlığı yok etmek istiyorsa demek ki, işte belki o zaman… Mars’ın meşhur düzlüğüne, Utopia Planitia’ya doğru süzülürken içinde bulunduğumuz aracın iniş takımı kokpitin altından gelen gıcırtılar eşliğinde açıldı. Fakat araç iniş noktasına oldukça yakınken bir anda süzülmeyi durdurdu ve havada asılı kaldı. Pilotun...
Hepimiz Masumuz
Weidmannsheil! Geçen hafta faili meçhul bir cinayet işlendi. Sahibi tarafından tasması biraz gevşek bırakılan bir köpek, her zamanki masumane tavrıyla etrafı kokluyordu. Sokak boyunca uzanan ağaçların ve çalıların arasında kimisi çocuklarıyla geziniyordu, kimisi market arabasını evine doğru itekliyordu, mevzubahis köpeğin sahibi ise hemen yanındaki bir başka köpekli dostuyla sohbete dalmıştı. Tam o esnada acıyla dolu...







