Yazmakta olduğum öyküye taşındım kilidini çevirdim ilk paragrafta Şaşkındı evin bakışları masanın, sandalyenin, pufun kendini plafonyer sanan lambader aydınlık bir ünlem hohladı karanlığa Duvarda asılı tablo yemeğe çağırdı “Özledim” dedi ayna tırnak içinde ne zamandır bakmıyordun kendine gözlerine, derine, sıra bekleyen virgüle ayağımın dibine uzandı halı ardından çiçekler, terlikler, dünya kendiliğinden açıldı radyo Rodrigo çınladı...
Son Yazılar:
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Kategori: Litera
BARİKATLAR SOKAKLARI TIKIYOR AMA PERSPEKTİFLERİ AÇIYOR.
“Bir kurt bile sıkıştırıldığında, kaçmadan önce durur ve bir daha göremeyeceği düşmanına ikinci kez bakar.”- Kızılderili Atasözü Aslında hayatın kendisi çoğu zaman hüzün verici. Bazı romanlar, bazı filmler, bazı fotoğraflar, bazı şarkılar, hüzün ve üzüntü vericidirler. Sinema tarihinin en görkemli filmlerinden biri olan Akira Kurosawa’nın, Düşler’i de öyledir. Filmdeki, ‘Tünel’ hikâyesinde yüksek rütbeli bir komutanın karşısına, karanlık bir tünelden...
Onu Ben Saydım (Öykü)
O sahneye girince kıyamet koptu. Girmeden piyanist Je T’aime’i çalmaya başlamıştı zaten, salon da mırıldanmaya. Çalgılar girişi uzatıyor, o nazlanıyordu. Elini kalbinin üstüne götürüp selamladı biz ölümlüleri. Biz ölümlüler orda salondakiler ve ekran başındakiler. Olimpos’taki panteonundan inen bu tanrıçanın bulutlar arasındaki kudreti nasıl bir mucize bahşedecekse büyülenmişiz. Bir an durakladı, rutini bozuldu. Kulak kesildi alkışların,...
Napoli’de Polonya Haberlerini Okumak
Kucağında ¨Cavalier King Charles Spaniel¨ cinsi köpeği tutmakta devam eden bir gazete okuru, sol eliyle kavradığı gazetesini yanı başındaki üç arkadaşına okuyor. Paris’te basılan ama Napoli’ye galiba birkaç günde ulaşmış Gazette de France’ın son sayısını okuyan, Polonez Kontu Potocki’dir; İtalya’da gönüllü sürgündedir. Diğer üç çehreden biri sanki anlatılanları daha iyi işitmek üzere kulağını yan çevirip...
ŞİİRCİ NOTLARI
1 ESİN’in yoğun akışıyla ortaya çıkabilen taşkınlık, çekidüzen eksikliği, sabuklama gibi görülebiliyor. Doğurgan bir baş dönmesi düzenlenebilir mi? Sanatçı, ruh çağırır gibi, davet edebilir mi yaratıcı rüzgârı? “İlhama inanırım ama O gelmese de ben çalışırım”, diyordu Moravia. “Tasarılarla, hazırlıklarla yapılabilen bir şey değildir EDEBİYAT. Gerçek SANAT, özgür ve spontanedir.” diyordu. Çelişki var,...
Burnuma Mars Tozu Kaçtı!
İnsan bir hikâye tutturmuşsa bunu hiç küfürle, hakaretle dolu hayal eder mi? Kibarlığı yok etmek istiyorsa demek ki, işte belki o zaman… Mars’ın meşhur düzlüğüne, Utopia Planitia’ya doğru süzülürken içinde bulunduğumuz aracın iniş takımı kokpitin altından gelen gıcırtılar eşliğinde açıldı. Fakat araç iniş noktasına oldukça yakınken bir anda süzülmeyi durdurdu ve havada asılı kaldı. Pilotun...
sefil köpeğin gevelediği (şiir)
I. Ah, kabuklar. Çekiç seslerinden kulaklarımda kalın bir vurgun. Gözlerim kendini imhaya meyilli, görmekten feragat etmeye… Hatıralar, tekrarlar kendini. II. Soluğuyla etine bağlanan, içine uzak bir ülke nefesim. Kentlerin büyük bulvarlarında, su mazgallarının dumanları arasındaki kayıp köpekler gibiyim. III. Bir zamanlar evcilken sokağa atılmış, yeni sahibi evde değilken alıştığı sokaklara kaçıp, ne sokağa...
NİLGÜN MARMARA’NIN GÜNAHKAR ŞİİRİ
13 Ekim 1987’de daha 29 yaşındayken ‘intihar’ eden ve Cemal Süreya’nın “Zelda”sı olarak da bilinen şair Nilgün Marmara’da kişiliksizliğin zorunluluğuna karşı verilen toplumsal mücadeleyi modernizmin reddetmesi üzerine oluşan itirafçı bakış açısı, şiirini kendi içinde bir keşif toprağı haline getirmiş ve çözülmemiş çatışmaları dramatize ederek birinci şahıs dizelerinde son derece sahici ve içtenlikli konular üzerine yazmasını...
CHATTERTON’IN ÖLÜMÜ, SANATÇININ ÖLÜMÜ
Bu yazı Corona salgını sırasında onuru için intihar eden müzisyenlere ithaf olunmuştur. “Uzun süren güzelim bir intihardır sanatçı yaşamı.” Oscar Wilde Romantizmin belki de en kalıcı imgesi, küçücük bir tavan arasında, yatağında sırtüstü uzanan bir şairin imgesidir; genç ve güzel, göz alıcı bir cesettir bu. Meleksi bir ışığı olan bu şair, dehası nedeniyle acı çekmiştir;...
Lambo’da (Öykü)
Sesleri kaçırmamalıydım. Her an eksilen şehrin seslerini. Talan devam ediyordu. Önce insanları göçmüştü bu şehrin. Güzel insanları. Sonradan kumrular azaldı. Şehir eksilirken ben sesleri düşündüm burkularak. Sesler de yitiyordu. Şehrin o seslerini yakalamalıydım. Hiç olmazsa bulabildiklerimi, onlar da gitmeden. Hangi gündü? Sesleri kaydetmeye çıktığımız o kışın soğuk günlerinden biriydi. Bunu hatırlıyorum. Koyu, kurşun...









