Komet’in Dirimart’taki sergisini dolaşıyorum ikinci kez. Bazı sanatçılar ile ilişkiniz başkadır elbette. Onlar size ilk gençliğinizden hatta çocukluğunuzdan itibaren eşlik ederler. Yani geçmişin rayihalı buharlarıyla ve buğularıyla yüklüdürler edebice söylersek. Komet’in çoğu 2020-21 yapımı yapıtlarının olduğu son sergisinin ismi dikkat çekiyor önce: Resim Sergisi! Magritte’in ünlü resmini hatırlarsak “bu bir pipo değildir.”. Ne bir kavram...
Son Yazılar:
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Kategori: Litera
DANTELLİ ŞÖVALYE (ŞİİR)
Vasat bir öpüşmeden çıkıp nanelere dolandım Tunç devrinde soyunmuş erkekleri giyindim Bir ademe, beni ademe, elmanın düşeni makbuldür Güneşin açığını ararken yaz, tebdil-i kıyafet indi ıslak kafiye Sonra ben, sonra kaptan da oldum o denize Sütünü içmeden uyumasın üç büyük şehir, rüyanı yorganına göre uzat Kalbin mecburi hizmet bölgesi kaç karattı? Yerli halk hayli yersiz...
Vincent van Gogh’un hâlâ kanayan kulağı
Vincent van Gogh’un adı, bende bir efsane ve renk seli çağrıştırıyor. “Lanetli ressam”, kulağını, sanatçı meslektaşı Gauguin ve kardeşi Theo ile tartıştıktan sonra, bir delilik nöbeti sırasında kesti. Arles kentindeki Sarı Ev’de Fransız meslektaşı Paul Gauguin ile birkaç ay boyunca yaşadı. Gauguin ile yaşadığı çelişkilerin üstüne, yarım kalmış projelerin olumsuz yükü binmiş, bu durum, zaman...
BİZİMKİLER (ÖYKÜ)
Bir rüyaya uyandım. Çocukken oturduğumuz küçük evimizin büyük bahçesindeki geniş gövdeli yaşlı ağacın etrafında üç tekerlekli bisikletimi sürüyordum. Bisiklet hiç başı dönmemecesine tam turlar atıyor, babam istese bana yetişemezmiş gibi kollarını öne doğru uzatarak durmadan, yorulmadan beni kovalıyordu. Şimdi dümdüz olan pırasa saçlarım, kıvırcıklarımın bir kısmını ensemde bırakacak şekilde tepede at kuyruğu toplanmış, yaz sıcağının...
İstanbul’da Kafka’ya rastlamak
Prag’ta yarı erimiş karla kaplı yollardan ağır ağır evine dönen adamın sessiz sessiz ağladığı, ancak son seferlerini yapan, gürültülü banliyö trenleri demir köprüden geçtikten sonra anlaşılabiliyordu. İfritleri ayaklanırdı böyle zamanlarda. Kimisi sonsuza uyumasını, kimisi de sabahlara kadar kendiyle boğuşup bitap düşmesini istiyordu. Karanlık duygular, dünyaya dair en habis şeylerin maskelerini takmışlardı yüzlerine. Bir türlü dünyanın...
bi zahmet (şiir)
1. bitişik betonarme darlık ve rögar kentin kuskusu altında ve üstünde gece iniltileri terli boyalar hayvansal kozmetik uzak durunuz 2. duraklarda beklenmedik kavisli yollarda ufaktan büyüğe yağlı tohumların cazibesi kendisini teklif eden sunum kayıtsız çaba ve klişe alelacele yetişmeler erken olsun geç olsun uzak durunuz 3. reçineyle ninni söylerse yan mahalle genişleyen ferahlığın korkusu merak...
O Esnada Büyükada’da: Deniz Ne Kadar Güzel
Kristal kül tablalarına zarifçe silkelenen küller annelerin tüm gün buzdolabında serinlettikleri zeytinyağlıların üzerinde uçuşurken yaz aylarının dinmeyen neşeli uğultusu eşliğinde bir aşk-cinayet ağına takılırız Deniz Ne Kadar Güzel’de… Yiğit Karaahmet, Büyükada’nın tam ortasında ancak apaçık sergilenerek gizlenebilen bir eşcinsel ilişkiyi merkeze alarak aşk, yaşlılık, kıskanmak, heves ve yaşamak arzusunun toplumsal bilincin heyula gölgesinde ilerleyişini anlatıyor....
BİZİM YAZARIMIZ: ORHAN KEMAL
“İyi kişilerin yüceliği, başka insanların ağzında değil, kendi vicdanlarındadır.”[1] Albert Camus’nün, “Umudun kalmadığı yerde, bizlere umudu yeşertmek düşer,” ifadesine kulak verirce gibi, gelecek umudunu yeşertenlerdendi Orhan Kemal… Kolay mı? Oğlu Işık Öğütçü’nün, “Aşık Veysel’in ‘Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece…’ deyişi Orhan Kemal için kısa yaşamında geleceğe bıraktığı çağları aşacak eserleriyle almakta olduğu...
Rainer Maria Rilke’de kendilik kaybı, yalnızlık ve ölüm korkusu
Cevabı değil soruyu yaşamayı ilke edinmiş olanlar için… Sınırın geri dönüşsüz olarak aşıldığı, bireysel özneyi ihlal eden, mutlak bir dünya ve zamandan kopuş fenomeni olarak ölüm, Rilke’de kentsel ve anonimdir. Rilke, ölüm temasını, büyüleyici bir şekilde, romanının anlatı sorunu ve parçalı karakteriyle nasıl ilişkilendireceğini çok iyi biliyordu. Kendisini iletişimsel bir dilin dışına yerleştirerek, yaşanmış hayata...
KİTAPLAR AYDINLIĞA KARŞI (ÖYKÜ)
Günlerdir karanlıkta oturuyordum. Kabahat bende değildi. Birden sönüvermişti ampul. Ne yapabilirdim? … Seçenekler peşi sıra geçiyordu zihnimden. Düşündüm taşınmayı aydınlık bir şehre. Vazgeçtim. Düşündüm taşındım. Kararımı verdim sonunda. Salonun ampulünü değiştirecektim. Basamaksız nasıl olacaktı, bilemiyordum. Kaç basamak sonrasıydı ampul? Hiçbir fikrim yoktu. Kitaplar gözüme ilişti. Bir işe yarasalardı bari. Kararımı verdim. Tuttum, bütün kitaplarımı üst...









