Arazi getirimi ile ilgili makalemin giriş bölümünde, klasik politik ekonomiyi, Marks’ın politik ekonomisini, sıra dışı dönüşü ve kentsel ekonominin müteakip temellerini kapsayan toprak getirim teorisinin tarihini ve coğrafyanın getirim teorisi etrafındaki Marksist fikir birliğini ortaya koyuyorum. Daha sonra, bu uzlaşmanın yıkılmasından bu yana gelişen bazı çağdaş literatür kollarını, yani sermaye değişimine odaklanan politik ekonomi yaklaşımlarını, çeşitli...
Son Yazılar:
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Kategori: Litera
RAŞEL MESERİ: “KÜT OYNAYAN KADINLAR” VE “MESKÛN ZAMAN”
Raşel Meseri’nin “Küt Oynayan Kadınlar” ve “Meskûn Zaman” novellalarını hızla okudum bitirdim. İki novellanın da geçtiği mekanlar, hayali bile olsa kahramanlar, kişisel tarihimle kesişiyordu. Bu yüzden ilgiyle okudum. Bir de bu kişisel tarih en masum halimden en deli dönemime geçiş olunca daha değerli hale getirdi iki kitabı da. Dünyayı öğrenemeye başladığım yıllar aynı zamanda Karataş...
Kara (Öykü)
O bölgede kış ayları çok soğuk geçerdi. Kuru ve soğuk. Yazlar ise kuru ve sıcak. Yıllardır ülkenin güneydoğusunda idim. Çünkü petrol oradaydı. Günlerim, sorumluluğu bana verilmiş olan “atbaşı” petrol pompalarını denetleyerek geçiyordu. Çalışıyor durumda olmalıydılar. Uluslararası dev bir şirket olarak ya kendimizi kandırıyorduk ya da başkalarını. Aynı rezervin üstüne onlarca pompa kuruluyordu. Araştırmalar sonuçsuz çıkıyordu....
Tanat (Öykü)
“Kaymakam eşinin, makam aracıyla işe gelmesinin hukuksal karşılığı nedir?” diye sordum. Kardeşim, telefonun ucunda her zamanki gibi uzun uzun güldü. Yüzünü görmesem de gülüşünden yola çıkarak o anki oturuş pozisyonunu bile tahmin edebiliyorum. Böyle de bir özelliğim var işte: Doğruyu bulmak. Bu özellik çoğu zaman başımı belaya sokuyor. Bela dediğim de küçük hesaplaşmalar, kusumsuz mide...
FREUD’U GÖREN VAR MI? (ŞİİR)
Yanavi’de azgın Zigmond Cümle danışanları Dil kökünden öpüyor Oluk yırtmış bir olçum Hem skrotum hem hortum diye tutturmuş burda Mantar peyliyor kamar, zırıb gibisi var mı Adı ar mı damarın, bisturiyi bozar mı? Enkürabl demiştik Marsilya’dayken buna Deniz suyuna sokar küçültürdük mantarı Arı gibi sokar o da, önüne çıkanı sokar Kendini de kendini de sokar...
son ah (şiir)
dünya yine aynı güzellikte düş yine alabildiğine sonsuz ve yine herkes kendi dünyasından bakıyor yaşama yaşadığı sınırlar içinde çiziliyor kaderleri. sokaklarda, fabrikalarda insan sesinin olduğu her yerde yaşam sevgisizlikle akmaya devam ediyor yavaş yavaş insan oraya doğru gidiyor. dik yamaçlarda ufku izleyen hayvan sürüleri yükseklerde avını gözetleyen kartallar tarlasını süren, ekinini hasat eden çiftçiler ve...
Arabesk Bahçeler (Şiir)
Orhan Koçak için Her şey çabuk unutulur buralarda. Uzun, ama adsız biter ovaların kekeme tarihi. Bir yılkı atının kör menzili olur ömrümüz Kurdun kuşun ağzında, tanrısız ve korkak. Sonrası, arabesk bahçelerde bir oturak cumhuriyetidir! Toz, ter, pasaklı bir güneş ve suikast… Kurdun dişindeki kan emzirir sırtımızdaki darağacını. Yerli ve derin odalarda, yeni barbar Durmadan aklıma...
Bir Kiraz Kuşunun Hikâyesi
Lafın cımbızla seçilip, yedi yüz küsür sayfanın içerisinden çekilip, çıkartılıp birkaç kelimeyle anlatıldığı sanılmasın, nitekim bu Kiraz Kuşu meselesi büyük bir karmaşanın içinden doğup karşımıza çıkmaktadır. Bilakis değerli mimar-akademisyen Alper Ünlü’nün “Uzaktaki Boşluk” isimli eseri cımbızın ucuyla tutulacak kadar ince ve küçük değil, aksine uçurumun kenarından derin bir boşluğa; sonu gelmez, ufuksuz, dev bir su...
BENİM MEMLEKETLERİM
Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir adlı eserinin önsözünde eserin nasıl yazdığını anlatırken mazinin, geçmişin önemini vurgular ve kendimiz olarak yaşayabilmek için geçmişle hesaplaşmaya, anlaşmaya mecbur olduğumuzu söyler. Beş Şehir bir iç hesaplaşmanın sonucunda yazılmıştır. Yazar Anadolu’nun en önemli beş şehrini anlatırken tarihi eserlere baktığında, izlediğinde kulağına gelen kervan sesleri ile Itri’nin, Dede Efendi’nin musikisini hatırlar....
Aşk güneştir, ölümse gölge
Dilek Görmez imzalı “Aşka Özür Diletmem” isimli kitap, bu yıl 95. yaşını kutlayan İnkılâp Yayınları tarafından yayımlandı. Günümüzün başarılı yazarlarından 1976 doğumlu Dilek Görmez’in imzasını taşıyan eser yazarın ilk kitabı “Aşk İçin Ölmeli” ise 2019 yılında yayımlanmıştı. “Aşka Özür Diletmem” isimli kitap, yazarın ikinci kitabı. Ünlü Rus yazar Anton Çehov’un Martı isimli eserinden “Sen benim...









