Gömleğim yapış sırtıma kılıktan kılığa girmek istiyorum yığınla kaburgalarıma kadar yapış havadan sudan bahsederek eziyet etme denizden gökyüzünden bahset ne talimat ne de arz-talep paşa gönlümüz neyse o arkadaş şükür kavuşturana gömleğim senin dikişlerin dilimin şeritleri aynı düzeltilmemiş kırışıklıklara ilgimiz parasını denkleştiremediğimiz aynı adresler cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyduğumuz her koşul kollarımızı kıvırdığımızda edilen o göç...
Son Yazılar:
Şahbender Korkmaz: Kasabanın Kuyu Dibinden Dünyaya Bakmak!
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Yazar: Ercan Gümüş
KİŞİSEL BAKIM ŞİİRİ
-ne yapmam gerekiyorsa yapıyorum- maydanoz suyu içiriyorum sabah somurtkanlığıma. faturalar burç yorumu yapıyor. mevzular karışık. yakınlaşma. yoksa pıhtılaşıyorum anıların yıpratıcı kırıntılarını gelişigüzel saç diplerime yediriyorum. beni daha canlı gösteriyor dayanılması güç günlerde. sonra kazıyorum aynada hakkını arayanları seyrediyorum. gözenekleri tıkanmış bazı şeylerin. bu kadar samimi içten pazarlıklara nah çekiyor. ve kusuyorum dudaklarımdaki çatlakları ihanetin ayazıyla...
Geldim (Şiir)
safran bir gece safkan bir gece geçiyordu soğuk aynalardan alaşağı gerçek ve ben, damarları kıstırmış rap raplar kötücül eylemlerle maruf toprak alıştı mumyalar güneşsiz yaşamaya herkesten ihtişamı kopararak bir uçuruma yaraşır gibi, şu an sibirya’nın herhangi bir bölgesinde değilim şu an ikinci el dükkânlarda direnmiyorum ne batısında ne de doğusunda değilim meridyenlerin mesela şu an...


