sen gerisinde kalırsın bazı şeylerin o sana gelir neler dayatır bir kalbin başkasını içine nasıl aldığı mesela onsuz nefes alamadığın günlerin seni yaşlandırdığı öyle bir mühür, çarpan yüzüne nereye gitsen geçmiş zaman adını ne koyarsa koy, geleceği yok beklemek dediğin gölgesidir inanmanın göğsümü genişleten yollar, şuncacık gökyüzü, son bakışın ağzında hayatı yeryüzünün felaketi insan yanında...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Litera
Diri Gömülenler Derneği (Şiir)
Bin telkin niyetiyle elini omzuna atıp arkadaşına seni ambulansla Mars’a sevk ettireceğim, diyor. Kara mizacı yırtılıp ayrı yere konuyor bu bir anlatıymış gibi Buraya kadar her şey normal diyerek güne başlıyor başhemşire. Her gün. Sonra işinin yolunu tutuyor. Kızı kreşe gidiyor. Oğlan babasında. Ölüler derneği kuruyor bir şair Fizan’dan yolu açıp tanrılara aldırmadan. Daha doğrusuna...
GECENİN GÖZLERİ (ŞİİR)
İnsanlardan ve sorulardan uzakta Kısa bir süre önce, hiç üzülmediler Mutlu anlarında aç ve kokan nefesleri Siyaha boyadıkları kırmızı duvarımız Seni benden alırken zamanla bir Geceler geçer, alma içeri rüzgarı Onlar çekilince Seviştiğim seninle, her bir sonda Merdivenlerinden sarkarken ipleriyle kalbim Sıra gelmiyordu belki ölüme Duyuyorum yolu olan günün ihtimalini Ve bakarak sevdiğin gecenin iktidarını...
GÜNDELİK ANESTEZİNİN ANTİ-TEZİ (ŞİİR)
Bezginliğin yapıtı devasadır: Gaddarlığında çalışkan dünya, şu kımıl kımıl vahşetle dolup taşan arı kovanı, bu yapıtın içinde atan nabızdır. Aslında ne de zordur, hiçbir şey yapmamak: Dakikalar, günler, aylar boyunca. Durakalmak, bulanık bir gölün kıyısında, yıllar boyunca. Çamurlu su yüzeyinde yansımanı bile göremezken. Sonunda kaygan pullu balığa dönüşen yıllar, kayıp gider, avuçlarının arasından. Yaptığın gözünün...
gerdâniye (şiir)
Suphi Ezgi’nin Gerdâniye Saz Semâîsi eşliğinde düşmüyor dilimden sözün kemi karanlık yükseliyor sönmek üzere kalbimin kandili… dinliyorum...
orphic trilogy (şiir)
jean cocteau’ya… 1. le sang d’un poète çünkü eylem ve su kıstırılmıştır damarda ve akan zaman maddenin kanına dönüşür ruhta yıkılışı yığınla benliğin...
KALBİ AĞZINDA (ŞİİR)
Sana denizler biriktirdim Sır dolu aynalar ve gölgeler Yorgun Közde uzun geceler biriktirdim Çıplak Öfkesi terli yalnızlıklar Yalan Yontusu kalabalık taşlar biriktirdim İhaneti yakalayan ellerim Kan revan Uçuşan eteklerinde sesimin Güller, yaseminler biriktirdim Bembeyaz Sana Kalbi ağzında bir kadının Düğümlerini çözdüm Biriktirdiği talan _____ NOT Erkan Karakiraz’ın editörlüğünü yapıp seçtiği eserler, ELEŞTİREL KÜLTÜR internet sitesinin...
VARSIL (ŞİİR)
ormanların bir gümbürtüsü var köşeyi dönmenin heyecanı sokağın bir ortası var gelince bitmiş hissettiren kuşun bir kanadı var daha çok imgesi zincirlerinden kurtulamamış salıncaklar var ileri geri konuşur havayla durakların bir nefeslik canları var yoldan çıkaran masaların mutlak sallanan ayakları mutlak yalnızlıkları dükkanların panolarından düşmüş sesleri var sokağa karışan...
Z İ G G U R A T (ŞİİRLER)
Tramvayın üstünde ziggurat ilanı var Ona umut bağlayan mut yüklüyor bindiyse İnerse Azrail’ in sandığını oyluyor Umarsız bir çorluyu oyuyor hunhar kamar Ellerinde bisturi, üç bin olçum iniyor Dehlizine hangarın Tapınağın dibinde tramplenler hopluyor 40.000 kulaç topluyor neşterin döktüğü şavk Yüzmeye katran gölde *** P A P...
MY FUNCTIONS (ŞİİR)
my functions= (einem geschenkten gaul schaut man nicht ins maul) Bir ağacın yongasına, bir taşın köşesine, bir dağın yamacına, bir dalganın genliğine, bir nehrin yatağına ve nicelerine de yazmıştım: “Hayattan en az şairler kadar, bir beklentim olmadığı için nasıl davrandıklarını kavrayamıyorum bazen. Onun için kıtı kıtına iyiyim.”. Kuşaradım. Hiç kırık. Bu, ama;...









