erkek insan değildir, erkek yapıdır kadın ayı terbiyecisi yılanlarımı şehre salıyorum gerçekliğin girdabında hayal ondan fazla yer kaplayamaz bacaklarımdan büyüyen ay elbise peygamberini örer kapı içeri doğru kapanır tilkilik döngüsünden kurtulma operasyonu etrafında dolandığı dansözler suçunu cüzdanından tavana asmıştır stratejilerini uzmanların belirlediği cinsler arasında sadakat yoktur aile korkakların ormanda yalnız kalamadığı çocuklu pusetlerin göbeğine...
Son Yazılar:
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Yazar: Neslihan Yalman
BUBİ TUZAK GERÇEK! (ŞİİR)
sana buradan doruklar göründü haz ilkesi oyun yazarken şiire kaydı ellerin onun sıcaklığını düşündün diğerinin verdiği onun veremediği sahte sıcaklığı sıcaklık aşkın bittiğinin kanıtı soğuduğunun çekiç gövdenin kırıldığı kurutulmuş seramiktir sanal rüyalarda dolaşıyorsun listen kabarık, taytından çamaşırın sarkıyor belki de, çamaşır tarihe karışacak göre göre aynı bedenleri iki kişilik ayin sona erecek donlarımızı atlas yapacağız...
E(K)-MEKTUP
yeni bir yaşam formu kalmamıştır; yenisi de hızla yoldadır. Bir takıntı mıdır (!) bilinmez, insanlar bana sürekli ‘e-posta’ ifadesiyle geldikçe, onlara karşı, ‘elektronik posta’ ifadesini kullanıyorum. Tabii, ben bir sözcüğü tam haliyle yazana kadar, karşıdaki kişiler (editörler, akademisyenler, yazarlar ve diğer sanatçılar da dahil) ‘tmm, mail, eposta, eps’ vb. ifadelerle olayı kapatıveriyorlar. Sıklıkla, kendimi hızın...
Ölüm Birdir!
“Kızgınım, öfkeliyim, saçmalıyorum ama nefreti besleyemem.” (Jose Mujica) Bu yazıya başlarken karışık duygulara bulanarak, kafamı sağa sola çarpmış gibi hissediyorum. Dünyada ve Türkiye’de ne vakit önemli bir hadise vuku bulsa, onun içinde sürüklenmenin, dört yandan taarruza uğramanın etkisiyle (nüfus, milyarlar, insanlar, düzen vd.) baktığım fotoğraf netliğini yitirirken, düşüncelerimin hakimiyetini de biraz kaybediyorum. Yazmak veya sanatla...


