erkek insan değildir, erkek yapıdır kadın ayı terbiyecisi yılanlarımı şehre salıyorum gerçekliğin girdabında hayal ondan fazla yer kaplayamaz bacaklarımdan büyüyen ay elbise peygamberini örer kapı içeri doğru kapanır tilkilik döngüsünden kurtulma operasyonu etrafında dolandığı dansözler suçunu cüzdanından tavana asmıştır stratejilerini uzmanların belirlediği cinsler arasında sadakat yoktur aile korkakların ormanda yalnız kalamadığı çocuklu pusetlerin göbeğine...
Son Yazılar:
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Çizginin Öteki Yüzü: Ressam Güngör Kabakçıoğlu
TRANSENDENTAL LOGOS/ VACH
Yazar: Neslihan Yalman
BUBİ TUZAK GERÇEK! (ŞİİR)
sana buradan doruklar göründü haz ilkesi oyun yazarken şiire kaydı ellerin onun sıcaklığını düşündün diğerinin verdiği onun veremediği sahte sıcaklığı sıcaklık aşkın bittiğinin kanıtı soğuduğunun çekiç gövdenin kırıldığı kurutulmuş seramiktir sanal rüyalarda dolaşıyorsun listen kabarık, taytından çamaşırın sarkıyor belki de, çamaşır tarihe karışacak göre göre aynı bedenleri iki kişilik ayin sona erecek donlarımızı atlas yapacağız...
E(K)-MEKTUP
yeni bir yaşam formu kalmamıştır; yenisi de hızla yoldadır. Bir takıntı mıdır (!) bilinmez, insanlar bana sürekli ‘e-posta’ ifadesiyle geldikçe, onlara karşı, ‘elektronik posta’ ifadesini kullanıyorum. Tabii, ben bir sözcüğü tam haliyle yazana kadar, karşıdaki kişiler (editörler, akademisyenler, yazarlar ve diğer sanatçılar da dahil) ‘tmm, mail, eposta, eps’ vb. ifadelerle olayı kapatıveriyorlar. Sıklıkla, kendimi hızın...
Ölüm Birdir!
“Kızgınım, öfkeliyim, saçmalıyorum ama nefreti besleyemem.” (Jose Mujica) Bu yazıya başlarken karışık duygulara bulanarak, kafamı sağa sola çarpmış gibi hissediyorum. Dünyada ve Türkiye’de ne vakit önemli bir hadise vuku bulsa, onun içinde sürüklenmenin, dört yandan taarruza uğramanın etkisiyle (nüfus, milyarlar, insanlar, düzen vd.) baktığım fotoğraf netliğini yitirirken, düşüncelerimin hakimiyetini de biraz kaybediyorum. Yazmak veya sanatla...


