Çıkınca pervanenin çukurundan iki çizgisi vardı inkarın varlığı inkar yokluğu inkar Döndüğü yerde kelepçe Sözle gelir ipini çeker Farenin yendiği deney bir gün mürettebatını yer kaynadıkça kazan cadılar İrinlerini yakar Tesellisine düşman olur yemin Acının cesaretiyle boyanır siyah beyaza zarflar açılır mektuplar kapanır Kana bilek karışınca gücün yetmez üzülmeye masaldır evin nüshası hüzündür neşenin hakkı...
Son Yazılar:
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Kategori: Litera
İLK SESSİZLİK (ŞİİR)
Kalbin Eski Ahit’ten bir cümle kutsanmış harfleriyle ışıl ışıl Musa’nın hırkasında bir düğme inanacağımız ne varsa o işte. Kalbin dediysem elmalarla dolu bir bahçe ilk günahı işleyen kim ise onun olsun elmanın tarihinden uzundur aşk ilk kan, ilk sessizlik, ilk bağışlanma. Seni bana getiren o ruh derinliği benim de bahçemde ilk yasak meyve. Resim:...
Yavuz Çetin’in Melodileri, Yıldızlarla Buluştu
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nun taş duvarlarına gecenin karanlığı vururken, hafif bir rüzgar esiyordu. Yıldızlar, sahnenin üzerindeki dev perdeden süzülen loş ışıklarla yarışıyor; kalabalığın nefesi, yavaş yavaş bir senfoniye dönüşüyordu. Karanlık, hafifçe titreşiyor, sanki bir müzik notası gibi hayat buluyordu. Ve o notalar, sadece bir insanın değil, bir dönemin, bir ruhun yankısı gibiydi: Yavuz Çetin....
Gönül Bağı (Şiir)
Bizi birbirine ulayan nedir? Belki bir sözcüktür, kırık hecedir… Köpük köpük akan gündür, gecedir… Yerden ağsın, gökten yağsın yalnızlık… Şükretmem yıldızına ey karanlık!… Resim: Ahmet Yeşil
Mavi (Şiir)
Gizem Pınar Karaboğa için Sustum ve sustukça iğdiş ediyorlardı ruhumu Ağaçlarla birlikte yürüyordum, kırda, ormanda. Beyazdı gönlüm gönlüme ateş ediyorlardı Kıstırıldım büyüyen çocukluğumun avlusunda. Zıplayan bir...
Kasım’a notlar (Şiir)
Derin bir iç çekiş. Arkama yaslanıyorum. Bir başınalık. Sen ömrümün en uzak yolu. Ne sevmekten vazgeçtim ne de sevginin sonsuz yükünü taşımaktan. Sen şimdi kış mısın, yoksa sonbahar mı? Yerlere bakıyorum; gökyüzü utanç. Kaybolan neşem birkaç meyvenin arasında, Çıkan sesin coşkusu hala büyük bir umut var ediyor. Ne dersin? Seni bir ağacın kovuğunda unutabilir miyim?...
…aşk? (öykü)
aşkın ne kadar yakıcı bir duygu olduğunu yeni öğreniyordum. hayat aynı yerden aynı şekilde beni sınıyor bense yine aynı tercihi yapıyordum. tek bir farkla, artık bilinçli bir tercih yaptığımı biliyordum. düşünülmüş özenle alınmış bir karar. her ne kadar can yaksa da, bedeninden tonlarca parçayı ardında bırakmış gibi hissettirse de bazen önemli olan tek şey doğru...
g o d o t (şiir)
umut kendiliğindenliğin rüzgarı altında yaşayanlar için hakikatten daha etkilidir onlara bir serüven yazın serüvene bir kahraman kötülüğün karanlık ile adlandırıldığı kasvetli gecede yükselen bir meşale onun suretinin hayali olsun çünkü çaresizlik geciktirir hakikati anlamayı gecikmeler bazen üç yüz yıl sürer bu yüzden iyilerin zafer hikayesidir umut kendini şenlikle taçlandırır dansla uçuşur aşk duygusuna benzer ateş...
Oksitosin (Şiir)
kimse değildi geçen rüzgar ve kuşlardan başka bugün ruhu avlanmış yeşilin bir gül yavruladı avcuma gülde oksitosin kokusu suda kırılan sen sıfırdın ben artı ağır ağır yok olan bir varlık ikindi yalnızlığı tıpası patlak ekinoks telaşında yanmadan yakar yüzü çillenmiş gözü mavi beyaz kedilerin sağır olduğunu bugün öğrendim kuyrukta bengoviller sıcak ama ürkek toprak hep...
miras (şiir)
bilmiyordu artık sözcükler ne için dökmek için mi çıtlatmak için mi sarmak dolamak yumak yumak örmek için miydi gözlerinden dökülen sözcükler şöyle bir şıngırdattı avizeyi ışığın suyu boşaldı ay karpuz kesilmiş gibi aktı aktı günlerce sokak beyazdı adım attı ilk adımlarını bebek biliyordu artık sözcükler bunun için bir bebeğin gittiği bembeyaz defterin sokağında adım adım...









