Beyaz mantolu adamın yargılanmasına neden olan toplumsal kodların her biri kumaşçı dükkanının camekânında açığa çıkarır. Beyaz Mantolu Adam, Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken adlı kitabının ilk öyküsüdür. Öykünün özeti genel hatlarıyla şu şekildedir: Bu öykü “Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı. Parası yoktu. Dileniyordu. Caminin önündeydi.” (s.11) cümleleriyle başlar. Öykünün ilerleyen bölümünde dilenmeyi de “beceremeyen” bu karaktere...
Son Yazılar:
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
Kategori: Litera
ÖLÜMSÜZLÜĞE ÇAĞRI
Füsün Aydoğan tuvalinde deneylediğimiz olgu ise; dişi varlığın yaşamsal gücünü vurgulamaktır. Sanat yaratısı; insanı kaynağa taşıyan, hayat özünün köprülerinden geçiren büyük bir güçtür. İnsanı kendi kendine çağıran sestir, aynı anda onu kendisiyle yüzleştiren şeydir de. İnsanın kendine yolculuğu bitmek bilmeyen bir serüvendir. Bu uğurda çocukluğundan bu yana elinde fırça ve boyalarla haşır neşir olan Füsün...
PERLA (ÖYKÜ)
Yer: Doktor H’nin ofisi.. –Sonra ne oldu Perla? Bu soru kafamda birkaç kez yankılanıyor… kapısız penceresiz boş bir odada hapistim. Ve beni oraya geçmişteki sevgilim zorla sokmuştu. Son kez minik bir pencere gördüm kaneviçeli perdesi rüzgârla savrulan: umut! –Peki sonra ne oldu Perla.. Kim konuşuyor peki. Oysa yapayalnızım burada. Hatta üst tarafım yarı çıplak…...
TÜMÜLÜSTEN GELENLER (ÖYKÜ)
Navigasyon uygulamalarına ne kadar güveniyorsunuz? Sorumu şöyle daraltayım: Acil bir geri dönüş yolunda, gecenin kör karanlığında, kuş uçmaz kervan geçmez bir köy yoluna balıklama dalacak kadar güvenir misiniz? Özellikle de araçta 4 Romalı lejyoner, 2 palyaço ve Drakula’ya benzeyen bir sihirbazla yolculuk ediyorsanız. Evet, bahsetmiş olduğum bu arkadaş grubu alışmış olduğunuz insan profillerinden epey farklı,...
Pusula (Öykü)
Ökkeş Ağa’ya ulaştırmak üzere yazdıkları pusulayı vermek istedikleri ulaklar köylüleri değildi. Ağalarının kapısını bekleyen, tetikçi köylülerinin arasından bilerek seçmediler ulaklarını. Gözleri bir saattir Ökkeş Ağa’nın kapısında fısır fısır konuşan iki şehir piçindeydi. Kurnaz köylülerdi. Yirmi yirmi beş yaşlarındaydılar. Kıyafetleri de fukaraydı kaçak bakışları kadar. Handa Ökkeş Ağa’nın kapısında iki dinozor gezinse daha az ilgi çekerdi....
NEREDENSE NEREDEN, KOVALAMAYIN, HİT OLMASIN (ŞİİR)
insan gölgeleri, yenilgi seviyor başka yenilgiler o gölgeleri büyüten başkalarının yenilgileri… rüzgâra karşılık vermeyeceksem ne diye büyük konuşup sustum? soracaklar ağlanacak şeyler halen çok içimde susmaya dahli var onların gülmenin tek umut kaynağı olduğu yerde herkes kangren oldu herkes kesti parmağı onun da vardır gayesi, böyle denilecek; hızıra da yetiştik bi gayret… anlık duygunun bu...
HATIRLA (ŞİİR)
Gülüşler eskir mi sevgilim? Düşerse Bir intiharın eşiğine zambaklar İncir ağacını hatırla Göğün yere değen yüzünü Hani derdin ya Her şeyin bir zamanı var Kırılınca soğuklar Aşılmaz ormanlar aşılır Unutuluşa yakın Çiçekler açar arka bahçede Yağmuru hatırla Bir aynada saklı duran Tortuları Buharlaşmak yok olmak mıdır sevgilim? Bilinmeyene duyulan korku mudur? Uyandıran Uyuyan ırmakları derin...
Yüksel Caddesi (Şiir)
Yukarıdan görünen, hep aynı sahnelerin çekildiği filmin setinde sis perdesini yırtarak başlarını gökyüzüne uzatmış rengârenk şemsiyeler. Yüksel Caddesi kalabalığının arasında bir çift, inip kalkan göğüslerde eller, diz çökmüş bir erkek ortada, kanat takmış kız çemberi kırıp uçacak tutmasalar. “Evet!” geldiği an alkışlar, tebrikler, çığlıklar, onca gürültü patırtı içinde yükseliyor bir çift kumru görünmeden gökyüzüne.
Sessizlik derin bir çığlık (şiir)
Bir hesaplaşma hali insanın kendisiyle Uzak arayışların içinde bulduğu kendini Ve hep yeniden başlayan bir düş sersemliği. Geceyle bir Sabahları olduran bir bilinçle Kaygılı bir yenilikle Uykuyla uyanıklık arasında gelip gitmelerle Başka bir şiire bir tekrar niteliğinde Alıngan ama açık Belki bir suçluluk Belki bir yanılgı hissiyle Değişen ama hep aynı kalmakla ilgili. Bir ayrıcalık...
aparkat (şiir)
beyanlar ki gizlemek sakınmak azamet satıp durmak üzerine cilveli seslerde susmak bir de istatistiklerin yalan söylediği seri çocuk cinayetleri açık yara uçları zarifçe kesilmiş saçlar bihaber zulümsüz toprak yok yerin yüzünde tımar edilen ve hiçbir sıkılı yumrukta karanlığın nesneleştiği rahneler beliriyor kendi olma çabasında baldırlarımızdaki çiziklerde çevresi kordonla çevrilmiş hiçbir yer ring değilse de dövüşün...









