(bu gece sadece seine’den bahsedeceğiz) (ben, bir maya) (doğada 2’ler ve 3’ler bir de 4’ler var) (her şey karşıtı ve o karşıttaki karşıtıyla var) (beden kelimelerle düşünmez) (hhh) (hhh) (hhh) (hhh) (sss) (sss) (sss) (sss) (ğğğ) (ğğğ) (ğğğ) (ğğğ) (şşş) (şşş) (şşş) (şşş) (bazı karşılaşmalar güzel) (evi anlayacağız) (sade oturulmaz oturma odasında) (dikiş de dikilir...
Son Yazılar:
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Kategori: Litera
MOİRALAR (ŞİİR)
uzun parmaklarıyla eğirsin ömür ipliğimi kaderin kızları başımın çevresinde defne yaprakları ben yürürken dikilsin beyaz elbisem ben yürürken sökülsün ardım biri gelsin otursun balkonda bıraktım sandalyeyi biri gelsin kapağını kaldırsın tezgahta bıraktım yaptığım yemeği zehrini aldım şarabımı saldım çapaladım suladım omcaları biri gelsin biri gelsin ben geçtim penceremde fesleğen...
evet (şiir)
çocuklarının yüzlerine bakamayan çulsuz babaların acıklı hâlleri ve ekmek getiremeyen pirinç bulgur tuz peynir getiremeyen et getiremeyen un getiremeyen patates açıklaması ne zor boş tencere önündeki garip anneleri ne pişirsek değil de suyu neyle ısıtsak diye boş bakan boş ne acaiptir kim bilir tadı çikolatanın mütemadi bir perhiz iftarsız sahursuz mütemadi bir oruç ne ki...
SARAH KOFMAN’IN ‘ORDENER SOKAĞI-LABAT SOKAĞI’
Order Sokağı-Labat Sokağı, Polonya kökenli Fransız filozof Sarah Kofman’ın otobiyokrafik romanı, 2015 yılında yayımlandı, ancak -ülkemizin belki de toplumsal olarak en karanlık dönemini yaşadığı- 2024 yılında incelemeyi yazmak bir zorunluluk haline geldi. Sarah Kofman 14 Eylül 1934’te Paris’te dünyaya geldi ve Toulouse’da felsefe öğreterek entelektüel hayatını şekillendirdi. Döneminin en önemli iki ismi Jean Hyppolite ve...
ŞARKILAR YAŞAR (ŞİİR)
Yaşar Günaçgün’e sevgimle Bir tanem der, çünkü gönül şairidir Kumralım der, hayat buna sevinir Aldanırım der, aşk sinemalarda Divane olunca Merve çiçeklenir. Kerem yüzlü, yağmur sesli bahardır Aşk kalbe bela, söyle canım dönemem Denizin tuzunu kuşlar öper, gidemem Masal mıyız, ‘pazar günleri de aşığız.’ Kuşların yaman kardeşiyiz, uçarıyız Hayallere gideriz, düşe kalka gideriz Hayata imdat...
kuru bahçe (şiir)
acıyla yokluk arasında acıyı seçiyorum ben *** Faulkner kuru bahçen her sabah çayırkuşunun sesini taşlara dokunurken işitiyorum göğsü kırmızı kuşları kaygan pürüzsüz taşları kalbime dizerken işitiyorum farkındayım üstümden geçen bulutların...
ŞİİRCİ NOTLARI-7
Şiirden Bahsetmek Şiirciyi şiir hakkında konuşturduğunuz zaman, liyakatsiz, münasebetsiz bir şiir tarihçisinin anlamsız sayıp dökmeleriyle karşılaşırsınız . Coğrafyamız bu sapıncın tedavisine geçit vermemektedir. 7 fenerciler, Hecenin Has Erleri, Aruz’ dan Arus’ a Zifafsız Zihaf, İmale’ de İmla Aranmazcılar, 42 dolap 23 dümen, Üçüncü Turfanda Hareketi… Anlaşılan, şiirlerin doğuruluşu, birtakım grupların neşeyle, el ele, hep ...
KLASİK ŞİİRİN GÜNÜMÜZE IŞIK TUTAN BEYİTLERİ
Tanzimat dönemiyle yoğunlaşan Batılılaşma hareketleri edebiyat alanında etkisini gösterirken “aydınlanma, modernite, ilerlemecilik” gibi eğilimler Türk şiirinin merkezine yerleşir. Bu süreçte “eski” bir gelenek olarak kabul görüp çağın gerisinde kalan şiir anlayışı diye değerlendirilen Divan şiiri/klasik şiir bir tür bastırılma aşamasına geçer. Bu bastırma sürecinin özneleri kendini “ilerici” bir konumda görürken karşısına aldığı klasik şiir taraftarlarını...
Toplum “İçinde” Beyaz Mantolu Bir Adam
Beyaz mantolu adamın yargılanmasına neden olan toplumsal kodların her biri kumaşçı dükkanının camekânında açığa çıkarır. Beyaz Mantolu Adam, Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken adlı kitabının ilk öyküsüdür. Öykünün özeti genel hatlarıyla şu şekildedir: Bu öykü “Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı. Parası yoktu. Dileniyordu. Caminin önündeydi.” (s.11) cümleleriyle başlar. Öykünün ilerleyen bölümünde dilenmeyi de “beceremeyen” bu karaktere...









