Bizi birbirine ulayan nedir? Belki bir sözcüktür, kırık hecedir… Köpük köpük akan gündür, gecedir… Yerden ağsın, gökten yağsın yalnızlık… Şükretmem yıldızına ey karanlık!… Resim: Ahmet Yeşil
Son Yazılar:
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
Kategori: Litera
Mavi (Şiir)
Gizem Pınar Karaboğa için Sustum ve sustukça iğdiş ediyorlardı ruhumu Ağaçlarla birlikte yürüyordum, kırda, ormanda. Beyazdı gönlüm gönlüme ateş ediyorlardı Kıstırıldım büyüyen çocukluğumun avlusunda. Zıplayan bir...
Kasım’a notlar (Şiir)
Derin bir iç çekiş. Arkama yaslanıyorum. Bir başınalık. Sen ömrümün en uzak yolu. Ne sevmekten vazgeçtim ne de sevginin sonsuz yükünü taşımaktan. Sen şimdi kış mısın, yoksa sonbahar mı? Yerlere bakıyorum; gökyüzü utanç. Kaybolan neşem birkaç meyvenin arasında, Çıkan sesin coşkusu hala büyük bir umut var ediyor. Ne dersin? Seni bir ağacın kovuğunda unutabilir miyim?...
…aşk? (öykü)
aşkın ne kadar yakıcı bir duygu olduğunu yeni öğreniyordum. hayat aynı yerden aynı şekilde beni sınıyor bense yine aynı tercihi yapıyordum. tek bir farkla, artık bilinçli bir tercih yaptığımı biliyordum. düşünülmüş özenle alınmış bir karar. her ne kadar can yaksa da, bedeninden tonlarca parçayı ardında bırakmış gibi hissettirse de bazen önemli olan tek şey doğru...
g o d o t (şiir)
umut kendiliğindenliğin rüzgarı altında yaşayanlar için hakikatten daha etkilidir onlara bir serüven yazın serüvene bir kahraman kötülüğün karanlık ile adlandırıldığı kasvetli gecede yükselen bir meşale onun suretinin hayali olsun çünkü çaresizlik geciktirir hakikati anlamayı gecikmeler bazen üç yüz yıl sürer bu yüzden iyilerin zafer hikayesidir umut kendini şenlikle taçlandırır dansla uçuşur aşk duygusuna benzer ateş...
Oksitosin (Şiir)
kimse değildi geçen rüzgar ve kuşlardan başka bugün ruhu avlanmış yeşilin bir gül yavruladı avcuma gülde oksitosin kokusu suda kırılan sen sıfırdın ben artı ağır ağır yok olan bir varlık ikindi yalnızlığı tıpası patlak ekinoks telaşında yanmadan yakar yüzü çillenmiş gözü mavi beyaz kedilerin sağır olduğunu bugün öğrendim kuyrukta bengoviller sıcak ama ürkek toprak hep...
miras (şiir)
bilmiyordu artık sözcükler ne için dökmek için mi çıtlatmak için mi sarmak dolamak yumak yumak örmek için miydi gözlerinden dökülen sözcükler şöyle bir şıngırdattı avizeyi ışığın suyu boşaldı ay karpuz kesilmiş gibi aktı aktı günlerce sokak beyazdı adım attı ilk adımlarını bebek biliyordu artık sözcükler bunun için bir bebeğin gittiği bembeyaz defterin sokağında adım adım...
Deniz Kızı (Şiir)
denizde gün ışığı var damla damla eriyor yaz yitik mevsimlerin göbeğinde ılık yaz, senin o zarif bedenin tuzla parıldıyor gün altında titreşen tenini ışık ışık öpüyor kuşlar sen bütün denizlerin uslanmaz, şirin, sevgili kadını: uzaksın biliyorum ölesiye sevdalardan yıllardan beri, ben de sevdim seni, hadi sen de bunu söyle, susuyor upuzun susuyor güneşle çarpışıyor gözleri...
Çürü Yen (Şiir)
Geceyi hissetmedim dün güzeldi kelimeler gürültüsüz, gözlerim kaydetti bir çuval incir toprağa battı, çürüyen kendini ikna edememiş gündüz geceye Akşam sabah altmış iki kez son uçta hatırladım anlar yoktu, geç işler unutuldu, duvarları kabul ettim, ohhh! Muhayyilem çözük kıyı kurşun yok başımda belki bir hatim etin içinde kaybolmuş “başım sağ” dedim yansıma çok şükür, senaryo...
alogos (şiir)
sonlu kadar gerçektir sonsuz ey mükemmel akıl dışı durağan mekan akmayan ya da dönüşmeyen acısı yıkılmış kalbinin ne zaman, ne gece, ne gökyüzü küller küllere sonu yok ad verilmişlerin “o seni bir kan pıhtısından yarattı” tozlar tozlara de ki buradaydık ışık ve gölgelerin yokluğunda geçip bir hiçlikten diğerine Resim: Orçun Çadırcı









