15. yüzyılda başlayan müzik türü Şefşavan Hadrası’nı günümüze getiren Hala Bensaid müzik dünyasını alt üst etmektedir.
Konservatuvar mezunu bir müzisyen, ud, keman sanatçısı ve bir kadın topluluğu kurucu lideri olan Hala Bensaid “Şefşavan Hadrası” (Hadra Chefchaouenia) sanatı üzerine araştırmaları ve bu türe yaptığı özel katkılarla tanınıyor. Başta Al Jazeera TV ve çeşitli uluslararası medya kuruluşlarının hakkında belgeseller ve özel programlar yaptığı Hala Bensaid’la Fas’ın Tanca şehrinde buluştuk.
Çok gençsiniz müzik yolculuğunuz ne zaman başladı?
Sanat yolculuğuma erken yaşlarda, yaklaşık 13-14
yaşlarımda uzmanlaşmış müzik enstitülerinde başladım. Şefşavan Müzik
Konservatuvarı’ndan mezun olduktan sonra, Rabat Müzik Konservatuvarı’nda Endülüs
Müziği dalında yüksek öğrenimimi tamamladım.
Müziğe olan ilginiz ne zaman başladı? Yaklaşık kaç yaşındaydınız?
Müziğe olan ilgim çocukluk yıllarımda başladı. Sanatsal ve geleneksel bir
atmosferde büyümem, beni bu alana profesyonel olarak girmeye teşvik etti. Daha
sonra, özellikle Endülüs müziği alanında yerel ve bölgesel gruplara katıldım.
Birçok müzik grubunda yer alarak sesim ve duruşumla kendimi gösterdim; bu da Fas
sanat camiasında tanınmamı ve kendimi geliştirmem için beni motive etti.
Sizce beste yapmak ve müzik yazmak mı daha önemli, yoksa solist olmak mı?
Her rolün kendine göre bir önemi vardır; besteleme ve yazma işi sanat eserini
var ederken, performans (solistlik) esere ruh katar ve onu izleyiciye
yakınlaştırır. En önemli şey, eksiksiz bir sanat eseri ortaya koymak için tüm
bu unsurlar arasındaki bütünlüktür.
Grubunuz ne zaman kuruldu?
Kadın topluluğumuz yaklaşık 10 yıl önce kuruldu ve Fas’taki farklı müzik
enstitülerinden mezun olan kadın sanatçılardan oluşuyor. Grubun liderliğini,
eğitimini ve “Şefşavan Hadrası” sanatının öğretilmesini ben üstlendim.
Amacımız, genel olarak Fas, özelde ise Şefşavan müzik mirasını korumak ve bunu
modern bir tarzda sunarken, Faslı yaratıcı kadının kültürel sahnedeki etkisini
sürdürmesini sağlamaktı. Bu kadın vurgusu, grubun kolektif performansına özel
bir kimlik ve farklılık kazandırdı.
Hangi enstrümanları kullanıyorsunuz?
Şefşavan Hadrası sanatı temelde “Def”, “Tabl” ve “Taarija” gibi geleneksel
vurmalı çalgılara dayanır. Ancak biz bu sanatı, yavaş ve geleneksel yapısından
çıkarıp aynı mesajı yeni bir ruhla taşıyan canlı ve modern bir yapıya
kavuşturmak için modern müzikal unsurlar ekleyerek geliştirdik. Kanun, Ud,
Çello ve Saksafon gibi enstrümanları dahil ettik; bazen dünya ritimlerini
harmanladık ve toplu ilahilerde armoniyi kullandık. Ayrıca insan sesinin de bu
sanatın içinde temel bir müzik aleti olduğunu düşünüyorum.

Tam olarak “Şefşavan Hadrası” nedir?
Şefşavan Hadrası, Şefşavan şehriyle bağlantılı; zikir, ritim ve manevi şarkıları
birleştiren, bölgenin kültürel ve ruhani derinliğini yansıtan bir Sufi mirası
sanatıdır. Bu sanat başlangıçta çok kısıtlı alanlarda, genellikle kadınlar
tarafından tekkelerde veya özel günlerde icra ediliyordu. Bizim rolümüz, onu
geliştirip bugüne taşıyarak daha geniş alanlara taşımak ve ulusal ve uluslararası sahnelerde yer
almasını sağlamak oldu.
Bu sanata kadın sesini ilk ekleyen siz mi oldunuz?
Bu sanat aslen kadın sesleriyle icra edilir, ancak çok sınırlı alanlardaydı.
Benim rolüm, kadın sesini daha geniş bir kültürel ve sanatsal çerçevede daha
güçlü bir şekilde ön plana çıkarmak ve sanat sahnesinde belirgin bir yer
edinmesini sağlamaktı.
Bu büyük değişime aldığınız tepkiler nasıldı?
Halkın tepkisi çok olumluydu; grup ulusal ve uluslararası konserler vermek için
pek çok davet aldı ve önemli kültürel etkinliklere katıldı.
UNESCO’ grubunuzu neden seçti?
Kültürel mirası koruma ve yaşatma çabalarımız nedeniyle UNESCO ve ISESCO ile
bağlantılı kültürel projeler kapsamında yer aldık.

Uluslararası düzeyde nerelerde konserler verdiniz?
Avrupa’da ve bazı Arap ülkelerinde, özgün Fas mirasını yansıtan performanslar
sergilediğimiz birçok uluslararası etkinlik ve festivalde yer aldık. Bu arada Türkiye ye de geldik Konya’da konser verdik.
Kayıtlarınız veya albümleriniz var mı?
Evet, üretilmiş ve belgelenmiş müzik kayıtlarımız ve sanatsal çalışmalarımız
var; ayrıca farklı dijital platformlarda da yer almaktayız.
Gelecekteki planlarınız nelerdir?
Şu anda Şefşavan Hadrası sanatını geliştirmek ve dünya müziğiyle harmanlamak
için “Hadra Chefchaouenia Mystica Fusion” başlıklı önemli bir proje üzerinde
çalışıyoruz. Bu proje, bu sanatı dünya çapında bir ruhla, yeni bestelerle,
Şefşavan Hadrası şiirleriyle ve dünya ritimleriyle birleştirerek sunmayı
amaçlıyor. Ayrıca Faslı kadının Şefşavan Hadrası ile Ticani Tasavvufu arasında
ruhani ve kültürel bir köprü olma rolünü güçlendiren ve bunun manevi ve estetik
anlam üretimindeki Afrika uzantısını vurgulayan bilimsel ve sanatsal bir
araştırma üzerinde çalışıyoruz.


Bir Cevap Bırakın