MASUMİYETİN YAMYAMLIĞI (ŞİİR)

Geceleri kükürt ve alkolik zihnim… Zindan Adası’nda söktüm lambama asılı sigarada gözlerimi. Hayali yaratıklar dehşet ve soğuk!

Tapınırım onlara organlarımın kan içti vakit!

Sığınakları parçalayan ve avucumda kanatlarını kopardığım kuşlar… Buz gibi zeminde ayaklarımı mora kesen ayaklarımı acıtan içimdeki dört köşeli iblis

Çorak bir arazide pelinler karıştığında hücreme, üflerim damağımdaki suya Kabusunu Elm Sokağı’nın

-Beni anlayın yarım bıraktığım insanlarım! Beni kurtarın arındırılmış gerçekliğimden!

Kirli salıncakların halatları oratoryum…Baştan aşağı “Üç Kuruşluk Opera” Brecht’in sol bacağındaki yara(yım) Sanrılı saplantımın üç kişilik koltuğunda

Deliliğimin bağbozumunda, her sabah bir kral giyinir ve soyunur suretinde babamın

-Hangi gülümseme yayılır bu denli aşağılık yüzme? Kim dokunabilir dudağımdaki fahişe karanlığa?

Uyanıklığım şarapnel parçaları damıtıyor iltihaplı karın boşluğuma.Bir şeylerin parantezi yamyamlığımda “Kurtlarla Koşan Kadınlar”

Ağrılı dilim damağım, bir kadeh martini dolunayda

Uzuvlarımda eski dinamitler ve fare gözleri…

Kollarımda iplerle oynatıyor beni yaşlı sirk gezgini. Tüm teorileri ezip geçiyor kasığımda yaşayan şehvet tanrısı. Annemin dizlerinde bir avcıyım şimdi. Dün gece masumiyet nehrinde boğdum çocukluğumu …

Ellerimde hala kan parçaları….

 

Resim: Charlotte Salomon

 

 

 

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.