“en iyisi anlar gibi durmak. anlar gibi durmak ve hiçbir şey anlamamak.” gao hingjian yarına çizdiğim resimler ömrümün telaşı hikâyemin dökülen harfleri ayna sırı gibi git git denize çıkmaz sokak koyunda evimiz, sevgilime yazdığım mısralardan pencere kepenkleri albatros kanadı… […] buca bornova arası keşfettiğim hayal tepesine ben gidince rüzgar saçlı on sekizim de gelmiş. o...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Kategori: Litera
KOMANDOKARA 1. FASİKÜL (ŞİİR)
AMA DÖNEBİLİR Mİ GÖĞE DEĞMİŞ BİRİ Gece uykunun pulluğunu aradım aradım Saçlarını taradım saatların uyuyamadım Yıldızları saymaktan I. Göğsümde bir nişan gibi taşıyordum yâremi Âşık olmak vurulmakla eş, ondan yârelendim Güneşin altında her şey gölgesiyle var Kalb gözlerin gördüğünden fazlasını duyar Bir adım attım bilmeden ve açıldı sonsuzluk Bir adım daha:...
HAYALCİ HÜCRE (ŞİİR)
Dayanılmaz belirsizlik mümkün kılıyor yaşamayı insan kırılırken en ince yerinden kırıldığı yerde kalıyor aynı gözlerle bakıyor yıllarca dünyaya görünmediğinde yoksun diyor kafesteki papağan kim öğrettiyse ona bunu tekrarlıyor durmadan bir tırtıl dönüşürken kelebeğe o hayalci hücreyle aynı anda bir incir ağacı filizleniyor limanda bir mucize gibi kayalıklardan fışkırarak yaşam yenilerken kendini bir yaprağın gizemiyle Tüket...
Olumsuz Optimist (Şiir)
Dikizimde kaldı geçmiş gelen, gideni aradı izlemekle kalmadı yaşattım gelecek olanı belki kızgınsın bi ufak haklı olabilirsin kalamadığın kadar Senin kadar bende kaçıyorum bu günlerde tanımadığım sokak ev oldu yoldaşsız yolda kutuplar kumla doldu bilhassa ciğerlerim tütünle dost Belki bu yüzden az, kısık sesim belki bu yüzden duymamışsındır, sana olan iyi dikeklerim, unutuldu...
Neden Sonuç (Şiir)
Kitabın sonundan ortaya alınmış bir pasaj Günlerden çarşamba ve ip üstünde sallanan bir salı akşamı Cam kırıklıkları dolu bir aklı Düşüncelerine batıran dört tanıklı bir acil odası Kazılmış toprakların kirli tırnaklara bir sırık hediye bohçası Kalp dalgaları seyir halinde Bir aşağı bir yukarı Ufkun en dönülmez akşamı Loş beyaz ışıklı bir karadelikten Madde beyazı...
Hiçbir Yerin Yerlisi (Şiir)
yılanların korkulu rüyâsıdır kan kusan vampir yarasalar, gerçekliğin çamurundan kurtulup kibriyle baş edemez insanın dili. dünyada kendime bir yer buldum ama dünyanın bir parçasıymış gibi yaşayamadım, yalnız olmasaydım da ölecektim biliyorum içimi acıtıyor bu boşluk doğrusu. gölgemi gezdiriyorum Doğancılar Parkı’nda bir köpek sanki İkarus’a kadar gider hikayesi, sadece son şiiriniz kadar iyisinizdir yalnızlık...
ÇOCUKLUĞA İNEN KESTİRME YOLLAR (ŞİİR)
düşlerimi gezdiriyorum ahşap kokulu evin odalarında pencerelerinden dağları seyrediyorum komşuların çiçekler yarıştırdığı avlulara kestirme yollarından sessizce iniyorum hatıraların fark ettirmeden uçup gitti avcumdan mevsimleri birbirine karışan küçük dünyamda büyük hayaller kurayım diye azıcık yavaşlayan tahta oyuncakların çatlaklarında saklanan zaman her düşüşte bir yara her yarada bir ah bırakarak meydan okumak onunla dost olmayı...
Vietnam Barikatları (Şiir)
Vietnam günlüğüme yazdığım ilk not, Amerika’nın katıksız orospu evladının teki olduğuydu Bu küfrün intikamı benden fazlaca alınıyordu Ortadoğu diye ortaya sıçtıkları uydurma isim hayatımı ele geçiren zehirli bir dövme hâlini alıyordu. Senin Batı yalayıcı sahte punk’ın benim kedilerimin kumundaki boku temizliyor Kalın tabanlı botların seni hiçbir bok bilmeyen bir soytarı gibi gösteriyor Kapitalist hüviyet...
KARAKALEM (ŞİİR)
Efsunlanmış olmalılar -yoksa niye yoklar kabarmış bir kulak anasonlu bir ağız haset bir kahkaha yas meydanında dans eden ayak hepsi birden olurken ve daha daha bakalım bu sessizliği ne kıracak zor bundan sonrası zor aynı deftere yazılmak ah yasası kardeşliğin heder oldun kraliçelerin tacına yeni elmaslar yapıştıran kara kelamla kara kalemle yazılan mektuplar kirli...
Agua Grand Nehri’nde (Şiir)
Tarlalara yakın, Agua Grand Nehri’nde, Taşların üzerinde çamaşır dövüyor siyah kadınlar. Dövüyorlar ve şarkılar söylüyorlar, yurt şarkıları. Şarkılar söylüyorlar, kahkahalar atıyorlar, yergilerle dolu, Hikayeler anlatıyorlar… rüzgârda savrulmuş. Patlatırcasına atıyorlar kahkahaları, çarpıyorken çamaşırları taşlara, Bembeyaz edinceye kadar çeviriyorken onları. Oynuyor çocuklar! Şakıyor sular! Kirlenmiş sularda oynuyor çocuklar… Küçük bir siyah çocuk...









