Ahmet Günbaş ile dostluğumuz çok eskiye dayanmaz, fakat gene de çok derine kök salmıştır. Ben daha kendisini tanımazken, onun Ali Rıza Ertan ve Ender Sarıyatı gibi erken vefat etmiş olan hemşerimiz şairler hakkındaki çalışmalarını takip edermişim habersiz. Birkaç yıl evvel elime geçen, Ender Sarıyatı hakkında hazırlamış olduğu ve Bence Kitap’tan çıkan Ender Sarıyatı: Ölüme Direnen...
Son Yazılar:
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Yazar: Mustafa Seyfi
çivit mavi (şiir)
sana baktım. anlamak için. boğarak içimdeki kötürüm hüznü. kör noktasında gözümün. bir deste gülüşünü tuttum. adından başka hiçbir deniz tutmadı beni o yaz. çokça duman döktüm. itirazın lokmasını yedim tek başıma. şarkılar biriktirmedim öleceğim diye sırf. beyaz avuçlarımda esmer ellerin sımsıkı. sımsıkı yüzün hastalıklı aklımda. ağladım, ama bak suçlamadım kimseyi. sana baktım. özledim ve dinledim...
İNSANİ DEĞERLERİN MASALSI BİR YORUMU: KİSE-YE BERENÇ
Mohammad Ali Talebi’nin 1996 yapımı filmi Kise-ye Berenç (Pirinç Torbası ya da Pirinç Çuvalı), İran sinemasında daha evvel pek çok örneğini gördüğümüz, bir çocuk hikayesi etrafında şekillenen ve yönetmenin bize dünyayı bu gözle sunduğu bir film. Bağımsız İran sinemasının karakteristik özelliklerinden biri sayabileceğimiz isimsiz, hatta pek fazla oyunculuk deneyimi olmayan isimlerin oynadığı filmde iki önemli...


