Troya Antik Kenti, Çanakkale ilimizin Merkez ilçesine bağlı, Tevfikiye köyü sınırları içerisinde, Kaz Dağları eteklerinde ve Çanakkale Boğazı’na yakın bir konumda bulunmakta ve 1998 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Truva ismi, Yunan mitolojisinde Zeus’un soyundan olan Tros’dan gelmektedir. Tros, Truad adlı kenti kurmuştur. Tros’un oğlu İlos da Hisarlık Tepesi’ndeki kenti kurmuş ve...
Son Yazılar:
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Kategori: Litera
Michel Onfray: Eleştirel Bir Okuma
Michel Onfray, Yolculuğa Övgü (Théorie du voyage) adlı kitabında yolculuğu, daha ziyade zihinsel ve felsefi bir deneyim olarak ele aldı. Yolculuk, gidilecek yerden çok, insanın kendisiyle karşılaşma biçimiydi. Başka, hatta hiç görülmemiş vatanlara yapılan yolculukların aslında kendi vatanını daha derinden tanımak olduğunu, başka insanları tanıma, anlama çabasının da gerçekte bir bizzat kendini tanıma, keşfetme çabası...
Taşın Şarkısı: Sessizlikten Sese
Bir kent parkında duruyorum. Gökyüzü grinin tonlarından tonlarına dolaşıyor, çimenlerin üzerinden kış henüz çekilmemiş; yorgunlar. Birkaç adım ötemde bir ağaç, yapraklarını çoktan bırakmış, dalları gökyüzüne doğru çıplak kollarını uzatmış, bir damar gibi, bir akciğer gibi. Soluk alıyor, ama yaprak yok; soluk var, ama ses yok. Sonra bakışım sağa doğru kayıyor, işte orada; çalılardan oluşturulmuş çitlerin...
PERDE AÇILIRKEN: İNSANIN KENDİNE BAKIŞI
Sahne karanlıktır önce. Sonra bir ışık düşer. Bir yüzün üzerine, bir sözün kıyısına, bir susuşun derinliğine. Ve o an başlar tiyatro. İnsanın, kendine bakmaya cesaret ettiği anda. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü, bir kutlamadan çok bir hatırlamadır. Unutulmuş olanın, bastırılmış olanın, ertelenmiş olanın yeniden sahneye çağrılmasıdır. Çünkü tiyatro; yalnızca bir sanat değil, insanın kendini, başkasını...
#eklitera Mart Şiir Seçkisi
https://ekdergi.com/category/litera/
gün batımı (şiir)
güneşi önüme aldım bulutlar beklesin iz verdim cigaraya dönüyor sırılsıklam ateşi çalan çalmış bize kalan kül her taraf kapital ve sürekli reklam güzellikler hep bir badireyle eklem seçimi kazansa da içeride ekrem söz ulaşmaz muktedire yetişmez eylem bizim sonumuz ancak mutsuz bağlam söylenerek yorulan dil bir mevsime salata yürek ve böbrek ayrı usul doğrama senden...
ÇUHA (ŞİİR)
‘’umur-ı mülkiyede müstahdem olacak memurlara mahreç olmak üzere’’ açılmış mektepte ben, leyli denirmiş, parasız yatılı. Lisan-ı Rumi ve Lisan-ı Bulgari dersleri kaldırıldı. Artık o topraklar başkalarının vatanı. Koğuşumda demirden dolap, yırtık pabuçlar ve jilet kâğıtları. Usturamın ucunda altın bir güvercin. Kirli ayıptır eski değil. Bitmiş yılların ardından sesleniyorum sana Yeşil çuhalı üstenci masaların gücü...
Aedh* Sevgilisinin Ölü Olmasını Diler (Şiir)
Ah bir yatıyor olsaydın, soğuk ve ölü, Batıda ışıklar solup giderken yavaşça, Gelip de buraya, eğseydin başını, Ben de başımı yaslardım bağrına; Ve sen şefkatli sözler fısıldardın, Affederdin beni, çünkü artık ölmüştün: Ne kalkıp giderdin ne kaçardın uzağa, Ruhunda yaban kuşları kanat çırpsa da, Ama bilirdin ki saçların bağlanmış ve dolanmış, Yıldızlara, aya ve güneşe:...
Bunları Duymalısın Pan (Şiir)
sevgili pan gidişinin üstünden kapkara bir mevsim geçti uzun botlarıyla yaprakları ezen bir adam gibi hâlâ şiirlerimi kimseye okutmuyorum hâlâ biraz büyük geliyor aldığın kazak kapımın önüne diktiğin çiçekler kocaman oldular evimle sokağı birbirine bağlayan tek şey şu çift taraflı iki menekşe dikişi yüzünü anımsayamadım geçenlerde ama parmakların hâlâ bileğimde duruyor bana demiştin ki paran...








