Troya Antik Kenti, Çanakkale ilimizin Merkez ilçesine bağlı, Tevfikiye köyü sınırları içerisinde, Kaz Dağları eteklerinde ve Çanakkale Boğazı’na yakın bir konumda bulunmakta ve 1998 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Truva ismi, Yunan mitolojisinde Zeus’un soyundan olan Tros’dan gelmektedir. Tros, Truad adlı kenti kurmuştur. Tros’un oğlu İlos da Hisarlık Tepesi’ndeki kenti kurmuş ve...
Son Yazılar:
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Yazar: Nihan Akyazan Aydın
GÜNEŞE UÇAN KANATLAR
Okulda defterime, Sırama, ağaçlara Yazarım adını … Bir sözün coşkusuyla Dönüyorum hayata Senin için doğmuşum haykırmaya Ey Özgürlük!.. Dünya Savaşı yıllarında Almanya’nın Fransa’yı işgali sırasında 1942 yılında Paul Eluard’ın yazdığı şiir, Zülfü Livaneli tarafından “Ey Özgürlük” adıyla bestelenmiştir. Özgürlük kavramı, insanoğlunun varoluş nedeni, bazen yazdığımız, bazen hasretini çektiğimiz, düşündüğümüz, ürettiğimiz, insana yakışır...
ÇAM AĞAÇLARI İLE NAHILLAR ARASINDAKİ SÜSLÜ İLİŞKİ
Bir yılı daha geride bırakmamıza günler kala, yeni ümitler, yeni hedefler, yepyeni hayaller ve beklentiler biriktirdiğimiz ve birçoğumuzun yeni yıla girecek olmanın telaşlı hazırlığı içinde olduğumuz günlerdeyiz. Yeni yıl hazırlıklarının olmazsa olmazları arasında elbette şık ve süslü, damak zevkimize ve bütçemize uygun sofralar, aile ve arkadaşlar ile birlikte eğlenceli kutlamalar olduğu gibi, içimizdeki renkli umutların...
MEDENİYETİN RENGİ
Medeniyet; gelişmeyle birlikte eş zamanlı ilerleyen bir yozlaşma olabilir mi? Medeniyet kavramını bir renk ile ifade etsek, medeniyetin rengi sizce ne olurdu? Uygarlık kelimesi ile eş anlam taşıyan “Medeniyet”; kelime anlamı olarak “şehre ait, şehirli” anlamı taşıyor olsa da, kavram olarak çoğumuzun aklında bir gelişmişlik düzeyini çağrıştırır. Bu gelişme; sosyal, siyasal, bilimsel, sanatsal, kültürel, teknolojik...
ÇAĞDAŞ SANATIN RUHUMA HİCRANINI ANLATMA HİKÂYESİ
Bir çalışmanın sergilendiği mekân, sanatın kutsal mekânlarından biri ise, çalışma o zaman sanat değeri mi kazanmaktadır? Müze veya sanat mekânları, sanat eserleri ile mi değer ve anlam kazanır yoksa sanat eserleri, sergilendiği mekânlar ile mi değerlenir, anlam kazanır? Sanat kavramı binlerce yıldır evrimleşerek, günümüze ulaşıncaya kadar pek çok tanımlama ile ifade edilmiştir. “Sanat nedir?” sorusuna...
İKONOGRAFİK BAKIŞLA GANYMEDES’İ KİM, NEDEN KAÇIRDI?
Olympos’lu Tanrıların Tanrısı Ulu Zeus! Yunan Mitolojisi’nde, ölümsüzlerin başı, Kronos ile Rheia’nın oğlu. Çocuklarını yiyen babasından nasıl da kaçırmıştı O’nu annesi. Yağmur yağdıran, gök gürleten, şimşek çaktıran Zeus’dan başkası değildi. Hesiodos, Theogonia’da şöyle anlatıyordu: “Rheia Kronos’un yatağına girince şanlı evlatlar doğurdu ona: Hestia, Demeter, altın sandallı Hera ve güçlü Hades, yerin altında oturan, toprağı saran,...
ŞİİRDEN TABLOYA YANSIYAN “SİS”Lİ BİR BAKIŞ
Tarihi bağrında barındıran, yüzyılların aşk kokan efsane şehri İstanbul… Nice şiirlere, şarkılara ilham olmuş, Konstantinopolis’den, Dersaadet’e zaman içinde farklı isimler ile anılmış ve nice gelmiş geçirmişliklerine karşın, hâlâ dimdik ayakta… Şehrin mührü İstanbul Boğazı. Boğaz’da nice hayatlar. O hayatlara yuva olmuş değerli mekânlar… Bu yazımda Aşiyan’a açılıyor kapılar… 1905 yılında yapımına başlanan ve 1906...
“SONSUZLUK”, EVRENİN DÖNGÜSEL DİYALEKTİĞİ MİDİR?
Hayat, herkesin farklı tanımlamalar ile ifade edebileceği görece bir varoluştur. İnsan hayatının varoluşunun farklı amaçları olabilir. Örneğin; Platon, hayatın asıl amacının bilginin en yüksek şekline ulaşmak olduğunu vurgularken Aristo ise hayatın asıl amacının, “iyi insan olmak” hedefine ulaşmayı içerdiğini ve etik değerleri vurgulamaktadır. Hayatımızın insan aklı ile algılanabilen, gözlemlenebilir somut varlığı anne karnında başlamaktadır. Peki...







