NENA ÇALİDİS’İN ANLAYAMADIĞI İSİM… Genellikle kitap eki nedeniyle aldığım Perşembeleri ya da ara sıra topluca baktığım günlerde epeydir Cumhuriyet’te ve ekinde “Nena Çalidis” imzasına rastlıyordum. Bu imza genellikle kültür-sanat haberlerinde ya da bazı yazarlarla röportajlarda yer alıyordu. Bu kez de 26 Şubat 2004 tarihli “Fikret Otyam’la yapıtları üzerine/ Türkiye’ye bir projektör tutmaya çalıştım” başlıklı röportajda...
Son Yazılar:
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
Kategori: Kritik
Hotanto Venüsü’nün Şafağı
Bakmak hiçte masum bir eylem değil ve sanırım hiçte öyle olmadı.. Uygarlık tarihi mülkiyetin tekelleştirilmesi, hiyerarşilerin organizasyonu, toplumların disipline,insanların köle edilmesi yanında insan bedenin de tahakküm altına alınmasının da tarihiydi. Bedene dair tahakkümün merkezinde hep erk’in gözü vardır.Sınıflı/sınırlı toplumlarda kadın erkeklerin gözbebeklerinde büyür, erkeklerin mülkiyetindeki dünyada gözetlene gözetlene büyür; serpilir, bir çocuktan kadına dönüşür- sonsuz...
İKİRCİKLİ BİR İZMİR ÜTOPYASI: DELİBO – II
Delibo incelemesinin ilk bölümünde İzmir’in post-Kemalizm sonrası dönemin sosyal yapısı için çeşitli öneriler içeren ikircikli bir ütopya olarak tanımlamış fakat bu ütopyayı program olarak önüne koyacak solun temsilinin problemli olduğunu belirtmiştik. Şimdi bunun detaylandırmasına girelim. Hangi Sol? Delibo’da, yazarının sol müktesebatı doğrultusunda, “sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kitle” olarak sunulmuyor İzmir. Konya-İzmir arasındaki kültür savaşına saplanıp...
Kitapları Yakmanıza Gerek Yok, Çünkü Kimse Okumuyor!
Belki de şöyle başlamalıyım sesli konuşmaya, sistemin hafızaları silmesine gerek yok, kimse düşünmüyor; hatırlamıyor. Ölülerin ardından hep ‘unutmayacağız’ diye haykırılan bu çöl ülkesinde. Ancak bir düşünce çölünde hep ‘unutmayacağız’ diye kendi kendimiz manipüle edilir. Bir avuç insanın ‘unutmayacağız’ amentülerinden fışkıran hüzün, bozuyor dengemi; yön duygum birden yitiyor. Saklı İlk gençliğim, 80’li yılların sonu, 141-142’den...
Kurucu Bir Romanın Yeniden Yorumlanması: Michel Tournier-Pasifik Arafı
Bir Okuma Girişimi/İnsan Kuruluşunun Bir Veçhesi Olarak Roman 1- Tournier, Pasifik Arafı’nda Defoe’nun Crusoe’sini eksen alarak insan varlığının temel meselelerine yeniden bakma ve başka yorumlar getirme imkânlarını araştırır. Bilindiği üzere Defoe’nun Crusoe’si, yeni bir sınıf olarak ortaya çıkan burjuvazinin ve onun önerdiği birey olma biçiminin eğilim ve yönelimlerinin sanat tarafından bitmeyen keşfedilmesinin ilk basamak noktalarından...
ÜTOPYA ÇAĞRISI (Yer-değiştirmek/Göre İş)
Ruhun yüzeydeki görünüşünden hareketle gizli ve zor ulaşılan derinliklerine durmadan ilerleyen psikanalizin sonunda kendi doğal sınırı ve aynı zamandan kendi temelleriyle karşılaşması kaçınılmazdı…artık biyolojik açıdan kavrayabiliyoruz onu… doğum travmasının bütün insanlığın gelişimi açısından muazzam ruhsal sonuçlarını analiz deneyimlerine dayanarak tasarlamayı deniyoruz ilk kez. Bu travmada ruhsal olanın nihai ve somut, biyolojik esasını buluyoruz ve...
ALTAN ÖYMEN’İN “ÖFKELİ YILLAR”NI OKUYUNCA…
“ÖFKELİ” OLMAYAN YILLARIMIZ OLDU MU Kİ? Değerli gazeteci, siyaset adamı Altan Öymen’in “Bir Dönem Bir Çocuk” ve “Değişim Yılları” adlı anılarını, “Öfkeli Yıllar” (Doğan Kitap, Kasım 2009, 612 sayfa, resimli, artı kupürlü) takip etti. Altan Öymen okunumlu bir yazar. Hacmi ne olursa olsun elinizden bırakamıyorsunuz, bitirene kadar kitabı. Anılarının bu cildinde, Öymen’in; bir yandan Ulus’ta...
REFİK DURBAŞ’IN HATASINDAKİ ISRARI…
Rahmetli şair Refik Durbaş’ı severim. Refik Durbaş şiirini de severim. Son yıllarında “Birgün” gazetesinde yazmaya başladığı haftalık yazılarını da, severek, olabildiğince takip ettim. Zaman zaman facebook sayfalarına aktarıldığında da okumamazlık etmedim. Cumhuriyet dönemi şair, yazar ve edebiyat insanlarımızdan anılar, anektotlar aktarıyordu yazılarında. Bu yazılar “Şiirin Gizli Tarihi” adıyla kitap oldu.(Doğan Kitap, Kasım 2016, 334...
Amerika’nın sorunlarının çözümü kapitalizm değil, kapitalizm sorunun ta kendisi
Kovid-19‘un neden olduğu eziyetlerden birlik halinde çıkabilirsek, kendimizi kapitalizme ilişkin reformların gündemde başı çekeceği bir siyasi ortamda bulmamız hayli olası. Virüs vurmadan önce bile böyle bir geçişin küçük ipuçları mevcuttu. Örneğin kâra ve piyasa değerine duydukları takıntının ve bunun toplumsal ve çevresel etkilerinin giderek ters tepmeye başladığı Davos‘ta toplanan büyük iş dünyası liderlerinin kulağına çalınmıştı. Onlara gitgide...
Kriz: Tekrar ve Fark
“Mevcut gerçekliği kesin ve değişmez görmek gerektiğine inanmıyorum” Luis Buñuel Nakarat I: Gerçeklik ve Tekrar Kriz üzerine ne kadar çok yazılıyor, ne kadar çok laf ediliyor. Her şeyin kavramsal düzeneklerden uzaklaştırılıp söze çevrildiği günlerde, kriz üzerine bu kadar konuşmanın neresi güzel diye soracak olunursa, krize ilişkin her konuşmanın mevcut gerçekliği şurasından burasından tırtıklamasının fevkalade güzel...









