KARİKATÜRÜ OYA GİBİ İŞLEYEN ADAM 1968 güzüydü… Orhan Müstecaplıoğlu’nun Laleli’deki atölyesine, ilk kez gördüğüm bir adam çıkageldi. Ufak tefekti, bir ayağı aksıyordu, gözlerinden muziplik okunuyordu, gözlüğü burnunun üstüne gelen yerden kırılmıştı, (iğreti şekilde tutturduğu kırılan yerini yaptırmak için beni gözlükçüye gönderdi), çizgilerinden imzasını tanıdığım karikatürist Eflatun Nuri’ydi bu… Orhan Müstecaplıoğlu ile gençlik arkadaşıymışlar. Sarıldılar, öpüştüler...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
Michel Foucault: Marksizm düşmanı sahte bir solcu mu? (2. Bölüm)
Filozof Gabriel Rockhill’in The Philosophical Salon için yazdığı yazıdan çevrildi. Türkçesi: İlker Kocael Yazının ilk bölümü:https://ekdergi.com/michel-foucault-marksizm-dusmani-sahte-bir-solcu-mu-ilk-bolum/ 1970’lerde ve 1980’lerin başında, Foucault’nun değişken siyasi yönelimi muğlak solcu yörüngeden iyice saptı. Geçirdiği evrimin birçok açıdan André Glucksmann’dan çok da farklı olduğunu söyleyemeyiz, kendisi bu dönemde Foucault’nun en sık siyasi iş birliğine girdiği kişilerdendi. Elit muhafazakâr akademik çevrelerden...
METAFOR: EMPATİ YETENEĞİ
Aziz Augustinus’un devleti tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak görmesi/ göstermek istemesi hangi düşünce katmanlarından oluşmuştur ve Augustinus, klasik metafor bilgisinden bakıldığında devleti tanrının hangi özelliğiyle yan yana getirmek istemiştir? Devlet, temsil için tanrının hangi özelliklerine sahiptir? Çok şey söylemeye, yorumlamaya açık bir konumdur bu, metaforun doğası gereği ama nihayetinde bu nominal metafor bizi şuraya getirir:...
Michel Foucault: Marksizm düşmanı sahte bir solcu mu? (İlk Bölüm)
Filozof Gabriel Rockhill’in The Philosophical Salon için yazdığı yazının ilk bölümü. Çeviri: İlker Kocael Radikal telafi-edici Foucault açık bir biçimde akademik uzmanlaşmayı yani sermaye altında kurumsallaşmış bilgi üretiminin vazgeçilmez unsuru olan entelektüel Taylorizmi benimsedi. Ayrıca entelektüelleri yerel bağlamlarında isimsiz ve merkezsiz “iktidarın mikrofiziğine” odaklanmaya teşvik etti. Batlamyus aşırı karmaşık bir evren modeli inşa etti,...
kriPANDEMI, SANAT VE ESTETİK CÜMLE KURMAK
“Yeni sanat sezonuna yeni normal ile girdik.” Bu basit görünen cümlede garip bir şeyler var. Cümle, acaba yeni normal için fazlasıyla mı normal! Yoksa anormal bir cümle mi? Eğer yeni bir normalde isek, yeni normal bir cümle nasıl kurulur? Eski ya da yeni normallerin gramerleri, sentaksları, semantiği nasıl bir düzene sokulur? İçeriğine mi dikkat etmemiz...
Deleuze’ün Fötrü: Deleuze ve Antik Felsefe
Postyapısalcı felsefenin kilit aktörlerinden biri olan Deleuze’ün felsefi kariyeri Batı felsefe geleneğinin bir “temsil metafiziği” olduğu kabulünden hareketle eleştirel bir düşünsel tavrın gelişimine kaynaklık etmiştir. Deleuze 1968 yılında yayımlanan Fark ve Tekrar kitabında modern felsefenin görevine ilişkin gerçekleştirdiği tanımlamada Nietzsche’den miras aldığı “Platonculuğun ters çevrilmesi” söylemine yer verir. Burada Deleuze’ün en temel kaygısı Platonculuğun varlık...
“TENET” VE “DARK” KARŞISINDA “TİME TRAP”
İnsana, Umuda ve Geleceğe Dair Bir Film Okuması: Not: Bu yazı, özellikle ağırlıklı olarak söz edilen Time Trap adlı filmle ilgili “spoiler” denilen ayrıntılar içermektedir. Bu konuda hassas olanların, söz konusu bu filmi seyrettikten sonra okumaya geçmeleri daha uygun olur. Bu metin, başlıkta adları geçmesine rağmen, Tenet’i1 çeken Christopher Nolan gibi bir yönetmenin teknik...
AHMET MİDHAT EFENDİ’NİN TABANCASININ MARKASI NE İDİ?
Mesleğinizin pirî, üstadı hakkında bir kitap görüp de nasıl heyecanlanmazsınız… Daha önceleri pek çok şeyine vakıfsınızdır aslında… Evvelki yüzyılda yayın yaşamına soktuğu Tercüman-ı Hakikat gazetesinin tam bir gazetecilik ve yazarlık okulunu olduğunu; Ahmet Rasim’i, Ahmet Cevdet’i, Ahmet İhsan’ı ve daha pek çok ismi yetiştirdiğini, Hüseyin Rahmi Bey’deki “romancılık” yeteneğini keşfettiğini, öğretmenliğinin ve eğiticiliğinin vurgulanması...
EDWARD SAID VE POSTHÜMANİZM
HÜMANİZM VE DEMOKRATİK ELEŞTİRİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME Hümanizm ve Demokratik Eleştiri,i Edward Wadie Said’in ölümünden bir yıl sonra, 2004 yılında Columbia University Press tarafından yayınlandı. Kitap, Said’in 2000’lerin başında yazdığı veya elden geçirdiği makalelerini bir araya getirdi. Bu yazıda, aradan geçen yaklaşık 20 yılın ardından yeniden Türkçeye çevirdiğimii Hümanizm ve Demokratik Eleştiri’de dikkatimi çeken konular...
AVANGARD’IN BİR ZAR ATIMI: SANAT TARİHİNDE KÖTÜ ŞANS (I)
Bedri Rahmi Eyüboğlu, yaptığı Amerika seyahatleri sırasında resimlerini izleme ve tanışıp imza alma fırsatı bulduğu Mark Rothko üzerine, seyahat dönüşü dönemin sanat dergilerine bir yazı kaleme alır. Yazıda Rothko’nun renk tutkusundan, çağdaş resmin renk ile olan deneyiminden bahsediyordur. Yazının bir yerinde, sanatçılar özelinde sanat tarihinden bahsederken (mealen) şöyle bir cümle kurar: sanat tarihi içerisinde kendisine...









