Kant’ın bir çalışması daha Ahmet Fethi Yıldırım’ın çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı: Güzellik ve Yücelik Duygusu Üzerine Gözlemler. Kant, bu kitapçığı yayınladığında henüz kırk yaşındadır ve kendisine dünya felsefe tarihinde seçkin bir filozof olarak yer sağlayacak “kariyerine” henüz başlamıştır.2 Kendi deyimiyle bir filozofun bakış açısından çok bir gözlemcinin bakış açısıyla kaleme aldığı çalışması 1764’de yayınlanmıştır. Metnin 1766...
Son Yazılar:
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Yazar: Doğan Göçmen
HEIDEGGER’İ ELEŞTİRMEK: VARLIĞA VARLIK OLARAK BAKMAK
Heidegger’in hiçbir şekilde orijinal olmayan, daha çok masal ve saçma olan kendi “varlık” öğretisine alan açmak içim tüm felsefe tarihini hemen her bakımdan hiçleştirdiğini görürüz. Neymiş? Varlığa varlık olarak bakıyormuş. Bunu kendisinden önce hiç kimse yapmamış. Kocaman felsefe tarihinde bunu kendisinden önce kimse akıl etmemiş. “Dasein” kavramı da kendisine aitmiş. Kendisinden önce kimse kullanmamış. Sanki...
Shakespeare ve Goethe: Felsefi Bir Bakış
William Shakespeare’in hemen her şeyi metalaştırılmıştır. Hemen her şeyi etrafında tam anlamıyla bir endüstri oluşmuştur. Her şeyin metalaştırıldığı, alınıp satıldığı çağımızda, ne olursa olsun, herhangi bir şeyin metalaşması, popülerleşmesi ve giderek etrafında belli bir endüstrinin oluşması, o şeyde bir anlam sığlaşmasını, kaymasını, kaybını ve hatta anlam çarpıklığını beraberinde getiriyor genellikle. Popülerleşme, hemen her şey gibi...
‘Kendini Bil!’ Neşet Ertaş, Rousseau ve Felsefi Bir Emrin Anlam ve İçermeleri Üzerine
ÖZET İnsan kendisine bir aynada bakar gibi bakmaya başladığından beri, yani kendisini sanki iki kişiymiş gibi bölüp aynı anda hem gözleyen hem de gözlenen olma yetisini geliştirdiğinden beri ‘ben neyim?’ diye kendini ve dünyayı sorgular. Kendini bil! emri insanın kendi kedisine yaptığı çağrıdır aslında. İnsan kendisini ahlaklı olmaya çağırıyor. Bu yazı bu emrin veya çağrıya...
Friedrich Schiller, ‘İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar’ ve Ahlaklı Bir Uygarlık Arayışı
Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey Sait Faik Friedrich Schiller’in İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar’ı kısa hayatına sığdırıp yarattığı ve her biri kendi başına klasik olan eserlerinden birisidir. Goethe’ye 1795 yılının daha ikinci gününde yazdığı bir mektupta eseri bitirdiğini duyuruyor. Şöyle diyor Schiller 2 Ocak 1795 tarihli mektupta: “Büyük bir enerji ile...




