Kant’ın bir çalışması daha Ahmet Fethi Yıldırım’ın çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı: Güzellik ve Yücelik Duygusu Üzerine Gözlemler. Kant, bu kitapçığı yayınladığında henüz kırk yaşındadır ve kendisine dünya felsefe tarihinde seçkin bir filozof olarak yer sağlayacak “kariyerine” henüz başlamıştır.2 Kendi deyimiyle bir filozofun bakış açısından çok bir gözlemcinin bakış açısıyla kaleme aldığı çalışması 1764’de yayınlanmıştır. Metnin 1766...
Son Yazılar:
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Yazar: Doğan Göçmen
HEIDEGGER’İ ELEŞTİRMEK: VARLIĞA VARLIK OLARAK BAKMAK
Heidegger’in hiçbir şekilde orijinal olmayan, daha çok masal ve saçma olan kendi “varlık” öğretisine alan açmak içim tüm felsefe tarihini hemen her bakımdan hiçleştirdiğini görürüz. Neymiş? Varlığa varlık olarak bakıyormuş. Bunu kendisinden önce hiç kimse yapmamış. Kocaman felsefe tarihinde bunu kendisinden önce kimse akıl etmemiş. “Dasein” kavramı da kendisine aitmiş. Kendisinden önce kimse kullanmamış. Sanki...
Shakespeare ve Goethe: Felsefi Bir Bakış
William Shakespeare’in hemen her şeyi metalaştırılmıştır. Hemen her şeyi etrafında tam anlamıyla bir endüstri oluşmuştur. Her şeyin metalaştırıldığı, alınıp satıldığı çağımızda, ne olursa olsun, herhangi bir şeyin metalaşması, popülerleşmesi ve giderek etrafında belli bir endüstrinin oluşması, o şeyde bir anlam sığlaşmasını, kaymasını, kaybını ve hatta anlam çarpıklığını beraberinde getiriyor genellikle. Popülerleşme, hemen her şey gibi...
‘Kendini Bil!’ Neşet Ertaş, Rousseau ve Felsefi Bir Emrin Anlam ve İçermeleri Üzerine
ÖZET İnsan kendisine bir aynada bakar gibi bakmaya başladığından beri, yani kendisini sanki iki kişiymiş gibi bölüp aynı anda hem gözleyen hem de gözlenen olma yetisini geliştirdiğinden beri ‘ben neyim?’ diye kendini ve dünyayı sorgular. Kendini bil! emri insanın kendi kedisine yaptığı çağrıdır aslında. İnsan kendisini ahlaklı olmaya çağırıyor. Bu yazı bu emrin veya çağrıya...
Friedrich Schiller, ‘İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar’ ve Ahlaklı Bir Uygarlık Arayışı
Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey Sait Faik Friedrich Schiller’in İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar’ı kısa hayatına sığdırıp yarattığı ve her biri kendi başına klasik olan eserlerinden birisidir. Goethe’ye 1795 yılının daha ikinci gününde yazdığı bir mektupta eseri bitirdiğini duyuruyor. Şöyle diyor Schiller 2 Ocak 1795 tarihli mektupta: “Büyük bir enerji ile...




