Sözün hakimiyeti bazen tahakküm ile son bulurken, bazen de demokrasiyle; belleği güçlü ve özgürlüğü bir kere tatmış topluluk ya da toplumlarda daha çok demokrasiyle kendini bulurken bu durumdan yoksun olanlarda ise tahakkümü kökleştirir. En küçük birim olan aileden tutun da toplumlara ve dünyaya baktığımızda sözün ikna (etkileme) gücünün yabana atılır bir şey olmadığını görüyoruz; özellikle...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Yazar: Hekîm BAYINDIR
ABDURRAHİM KILIÇ’IN ŞİİRİ VE YASAKTIR BU AŞKTAN ÇIKMAK
Dört iklimi aynı anda yaşayan bir duygu coğrafyası şairin yüreği burada; ayrıca bu coğrafyanın kış halleri diğer mevsimleri rehin almışa benziyor. Elbette şair, ağır basan bu kış hallerini aşkın çakmak taşıyla yangın yerine dönüştüren bir alana, özellikle arıtan yüzüne çevirmeyi başarıyor. Işığın özellikle de acının çıplak dansıdır, burada dizeler. Öyle ki bu çıplak dans...
Gani Türk: Dil bana göre en özgür ve en geniş alandır
‘Kelimeler, beynimin bütün çocukları.’ Yazar Gani TÜRK, ilk romanı Cennetin Havarileri’nin ilk sayfalarındaki bu cümleyle dile nasıl bir aşinalıkla yaklaştığını görüyoruz. Hayatta kullanılan dilin farkındalığının karakterlere nasıl da yeni ufuklar kazandırdığını da… Romanlarında sosyolojiden tarihe, oradan da felsefeye uzanan çok katmanlı yolculukların eksik olmadığı Yazar Gani Türk İle yazınsal yolculuğunu ve ‘Toprakta yeşeren candır…’ gibi...


