Ana Sayfa Kritik

Kategori: Kritik

Yazı
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır

Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır

Nolan’ın önerisi, Trumpizm’in kopuşumuzun nedeni olduğu, nezakete, kurumsal meşruiyete ve ahlaka saygısızlığın bu krizi yarattığı; milliyetçiliğin ve zulmün açıkça benimsenmesinin bizi daha büyük eşitsizliğe ve şiddete doğru sürüklediği yönünde görünüyor. Christopher Nolan’ın Homeros’un destansı şiirinin sinematik uyarlaması olan Odysseia, ülkeyi kasıp kavurdu. Güney Illinois’deki memleketime yaptığım tatil sırasında, filmi kendim deneyimlemek için ailemle birlikte bir Dolby...

Yazı
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler

Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler

İtiraf etmeliyim ki, Odyssey  filmine yapılan aşırı tepkilerden biraz keyif aldım. Elon Musk’ı bu kadar sinirlendiren her şeyin doğuştan bir değeri olmalı, değil mi? Bu aşamada, beni şaşırtacak hiçbir kültürel aptallık yok. Ama Odyssey etrafındaki tartışmalar gerçekten karmaşık bir süreçti. Tanrılar ve canavarlar hakkında yüzyıllar önce, modern ırk veya tarihsel temsil anlayışlarımıza benzeyen bir efsanevi şiirden bahsediyoruz. Oyuncu kadrosunun yeterince “Yunan” görünmediğinden...

Yazı
Brecht: O küçük insanları severdi

Brecht: O küçük insanları severdi

Bir zenginle bir fakir karşılıklı durmuş birbirlerine bakıyorlar. Fakirin yüzü solgun. Konuşuyor:” Ben fakir olmasaydım sen zengin olamazdın…” Bertolt Brecht, 1934 * O burjuva karşıtıydı, küçük insanları severdi. Geçen yüzyıl Alman epik tiyatrosunun en önemli ismi kabul edilen Bertolt Brecht bundan 70 yıl önce, 14 Ağustos 1956 tarihinde Doğu Berlin’de ölmüştü. Geçen yüzyıl Alman epik...

Yazı
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?

Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?

Yalnızca çocuklara şiddet uygulanması değil şiddet uygulayan çocuk imgesi de bir tabu olarak ana akım sinemanın kırmızı çizgileri arasında yer alsa da korku sinemasında canavar ve/veya kötücül çocuk imgesi özellikle son elli yılda sık kullanılan bir imge. Sinema tarihinde psikopat (doğaüstü herhangi bir unsur içermemesi açısından sonraki on yıllardaki muadil sinematik temsillerden ayrılan) bir çocuğu...

Yazı
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu

Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu

“Nötr Bellek çökecekse Tarihi ham haliyle kaydederek çökecektir” (s.47) Zafer Zorlu’nun Etten Kurgu adlı şiir kitabı, Everest Yayınları tarafından Mart 2026’da yayımlandı. Kitap, başlıklara ayrılmış tek şiirden oluşuyor; her başlık, bütün içerisinde birer parçayı arz ediyor. Bu yönüyle tematik bir kitap niteliğine sahip. Zafer Zorlu; av-avcı, fail-kurban ikilemindeki gerilimi diyalektik çelişkiyle dinamik hâle getiriyor. Bu...

Yazı
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun

Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun

  İnsan, yaşadığı kadar algılar evreni ve insanı. Hayata nereden baktığımız, çoğu zaman hayatta nerede durduğumuzla ilgilidir. Her şeye sahip bir insanın dünyaya bakışıyla, bir dilim ekmeğin hesabını yapmak zorunda kalan insanın dünyaya bakışı aynı değildir. Çünkü hayat herkese aynı yerden dokunmaz. Kiminin önüne sofralar kurulur, kimi ise bir lokma ekmeğin hayalini kurarak uyur. Kiminin...

Yazı
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez

İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez

İnsanlık tarihi, doğa yasalarının deterministik kesinliği ile özgür iradenin özgürlük talebi arasındaki gerilimin tarihidir. 21. yüzyıl bilimi ve felsefesi, bu gerilimi benzeri görülmemiş bir keskinliğe ulaştırdı. Bu denemede, üç farklı düşünsel yaklaşımı; Daniel Dennett’in zihin felsefesindeki materyalist indirgemeciliğini, Lee Smolin’in kozmolojik doğal seçilim hipotezini ve Fyodor Dostoyevski’nin varoluşsal isyanını, tek bir potada eriterek insanın, insanlık...

Yazı
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?

Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?

Ekim 2025. Polonyalı death metal grubu Behemoth’un Türkiye’de konser vereceği duyurulduğunda, haber kendi olağan dinleyici kitlesinin ötesine geçecek gibi değildi. Her yıl büyük şehirlerde buna benzer onlarca konser düzenleniyor. Birçoğuna ben de katılıp kayda değer bulduğum anları kaydederim. Bu konser de yoğun bir takvime eklenecek sıradan bir etkinlikten ibaretti. Boynuzlu tanrılardan beş köşeli yıldızlara uzanan...

Yazı
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?

Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?

Bir kavramın ortaya çıkması çoğu zaman yeni bir dünyanın habercisidir. Sanayi Devrimi’nden sonra kapitalizm, Soğuk Savaş yıllarında küreselleşme, son yıllarda ise yapay zekâ… Yanis Varoufakis’in Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi? adlı kitabı ise bunlara yeni bir kavram ekliyor: teknofeodalizm. İlk bakışta iddialı, hatta provokatif görünen bu kavram, kitabın bütün omurgası. Varoufakis daha giriş sayfalarında cesur bir...

Yazı
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku

Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku

Türkiye’de laiklik bir ideoloji işlevi görüyor, oysa laiklik, dört ayak üzerinde durması gereken, nötr bir kavram. Devlet ve dinin, kurumsal ve işlevsel olarak birbirinden kesin sınırlarla ayrılması Devletin tüm inançlar ve inanışlar karşısında eşit mesafede durması Devletin dinsel azınlıkları koruyacak bir tutum içinde olması Hangi inançtan olursa olsun, herkesin kendi inancının gereğini-kamusal hayata zarar vermediği...