Biraz afili bir başlık farkındayım. Önüme bir Uğur Dündar videosu zıplayıverdi. Vaveyla haykırıyordu Dündar Yılmaz Özdil’in ihanet(lerini) işaret ederek. Bu eski video Özdil’in Sözcü TV (szc)’den kovulması dolayısıyla tekrar paylaşılıyordu. Bir dönem cumhuriyetçi kesimlerin AKP ve şeriat tehlikesine karşı en çok sevilen bu ikilisi, Atatürk kitabıyla rekorlar kıran Özdil üzerinden karşı karşıya gelmişlerdi hatırlayalım… Özdil,...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Kritik
Algoritma Hasatçıları: Büyük Teknoloji Şirketleri Afrika’daki İşgücünü Nasıl Görünmez Kılıyor?
Yeni veriler; yapay zekâyı besleyen Afrikalı emekçilerin gizli ağını ortaya koyuyor. Bu işçilerin, dolaylı olarak kendilerini istihdam eden küresel şirketlerden şeffaflık talep ettikleri herkesçe biliniyor. Yapay zekâ veri eğitimi ve diğer dijital emek süreçlerinin arkasındaki insanlar, çoğu zaman görünmez kılınıyorlar. Yeni bir haritalama çalışması, Afrika’daki 39 ülkede çalışan işçilerin; ABD, Avrupa ve Asya merkezli dış...
Uygarlığın Sınırları ve Kültürel Kötümserlik
“Barbarlık” kavramının uzun erimli kavramsal tarihinde 20. yüzyılın ilk yarısı, belirleyici bir kırılma noktası teşkil etti. İki dünya savaşı, dehşetler silsilesi, endüstriyel savaş ve kitlesel imha; barbarlığın, modern uygarlığın karşıtı olmaktan ziyade onun karanlık bir izdüşümü olabileceğini düşündürüyor. Daha önce Montaigne’de sezilen, 19. yüzyılda Schopenhauer, Nietzsche ile Baudelaire ve Flaubert gibi yazarlar tarafından yeniden canlandırılan...
HÜSEYİN YURTTAŞ: SUSKUNLUĞUN ONTOLOJİSİ-SAF ŞİİR VE VAROLUŞÇU İMGE
70 kuşağı toplumcu gerçekçi şiiri, Türkiye’de yalnızca siyasal bir duyarlığın değil, aynı zamanda etik ve estetik bir arayışın da şiirsel alanı olmuştur. Bu kuşağın önemli temsilcilerinden Hüseyin Yurttaş, uzun yıllara yayılan şiir serüveninde toplumsal tanıklığı bireysel iç dünya ile buluşturan bir dil kurmayı başarmış şairlerden biridir. Mart 2025’te Tekin Yayınevi etiketiyle yayımlanan Susuyor Şimdi Zaman,...
İNSANA DAİR ÇOK ŞEY YAHUT MAVİDEN-DENİZ GÜZELDİR: VECDİ ÇIRACIOĞLU
“Ortalık mis gibi hayat koktu.” Edebiyattan beklentinin son derecede düşük seyrettiği yıllar yaşıyoruz. Estetik beklenti, insani beklenti, siyasal beklenti, yazınsal beklenti epey zamandır gerilere çekilmiş hatta özellikle itilmiş durumda. Nedenlerini daha önce çok yerde çok defa tartıştığımız için uzun uzun tekrara gerek yok. 12 Eylül yüzeyselleşmesi edebiyatı oyun, süs, bilmece-bulmaca seviyesine indirdiği için on...
Çepo’nun yeni sergisi ‘Snowblind’ Zilberman İstanbul’da
İstiklal Caddesi’nde tarihi Sen Antuan kilisesini geçtikten sonra başınızı kaldırdığınız anda karşınıza çıkan o görkemli bina, 1910’ların başında Abbas Halim Paşa tarafından yaptırılan Mısır Apartmanı’dır. Art Nouveau detaylarıyla Beyoğlu’nun hafızasında yer etmiş bir yapı olan bu apartmanda bir dönem Mehmet Âkif Ersoy’un yaşamış olması da, binaya ayrı bir anlam katmakta. Merdivenlerinden çıkarken, geçmişin izleri ister...
Başkası: “Ekrandaki Ben”
“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Zırh gibi sertleşmiş sırtının üstünde yatmaktaydı ve başını biraz kaldırdığında bir kubbe gibi şişmiş, kahverengi, sertleşen kısımların oluşturduğu yay biçimi çizgilerle parsellere ayrılmış karnını görüyordu; karnının tepesindeki yorgan neredeyse tümüyle yere kaymak üzereydi ve tutunabileceği hiçbir nokta kalmamış gibiydi. Gövdesinin...
BİR ZARFIN HATIRLATTIKLARI: TAN GAZETESİ, AYDINLAR ve SESSİZ BİR BASKIN
Türk basın tarihinde bazı belgeler vardır ki, tek başlarına bir dönemin siyasal ve entelektüel iklimini anlatmaya yeter. Tan Gazetesi’ne ait bu zarf da, 1940’lı yılların Türkiye’sinde basın, siyaset ve aydınlar arasındaki gerilimli ilişkiyi somutlaştıran nadir tanıklıklardan biridir. Bir gazete zarfı üzerinden okunabilecek bu hikâye, yalnızca bir yayın organının değil, bir düşünce çevresinin ve bir entelektüel...
Yayınevi Emekçileri ve Dayanışma: Hangi Yayıncılar Birliği?
Sosyal medyada zaman zaman yayınevi emekçilerinin kötü koşullarını okuyoruz. En son Say Yayınları’nın çalışanları izleyen video kameraları ve kötü yemekleri okumuştum aynı mecrada. Başta çevirmenler olmak üzere editör ve idari personelin yaşadıkları sıkıntı yıllardır biliniyor. Burada hemen bir mazeretçi yorum da devreye giriyor kaçınılmaz olarak… Zaten okumayan bir ülkede yayınevleri ne yapsın? Ama kazın ayağı...
Anlatısal Bir Proje Olarak Demokrasi ve İç Sömürgecilik
Öncelikle bu yazının, sömürgeciliğin merkezi güçlerinin, kültürel ve ekonomik olarak yerel halk üzerindeki hâkimiyetini ve özdeşleşme biçimlerini ortaya koyan kavramsal bir aparata yaslandığını belirteyim. Kimlikçi fantezilere yönelen siyasal elitler ile yönetmek istedikleri toplumların gerçekliği arasında, giderek bir kültürel kopuş somutluk kazanıyor. Franz Fanon’a göre iktidar, yalnızca dışsal bir baskı değil, bireyin bedenine, zihnine ve duygularına...









