Sevgili Harari, Senin metinlerin “yanlış bilgilenme” sorunu değil; yanlış rejimin içinde bulunma sorunu. Yanlışlığın tek tek cümlelerinde değil, bu cümlelerin birlikte kurduğu epistemik-politik düzende. Sen okura tarih anlatmıyorsun; okura tarihin nasıl düşünülmesi gerektiğini dayatıyorsun: tür düzeyinde, biyolojiyle yumuşatılmış, kurumları “hikâye”ye indirgemiş, failin adı anılmadan, mülkiyetin dili konuşulmadan. Bu, masum bir popülerleştirme değil; modern ideolojinin en...
Son Yazılar:
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
Kategori: Kritik
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
Bu yazıdaki amaç ileriye bir yeniçağ episodu sürmek değildir. Toplumsal sorunlar ve karmaşa karşısında estetik standartlar oluşturmak hiç değildir. Amacım bizlere çoktan ışıklarını yakmış olan yeni çağım alametlerini sıralayabilmektir. 21’yy çağ başında böylesi vurucu yıkımlarla karşılaşacağı hiç kimsenin aklına gelmemişti. Aklımıza gelmeyenler arasında yığınla tehdit karşıladı insanoğlunu. Yerkürenin isyanı depremler, yangınlar, seller artık dünyanın bu...
AŞK: KALPTEN BEYNE, PAZARDAN SANATA
Takvimler 14 Şubat’ı gösterdiğinde vitrinler kırmızıya boyanır. Kalp biçimli çikolatalar, gül demetleri, kampanyalı akşam yemekleri… Her yıl aynı sahne kurulur. Kimileri bu günü coşkuyla sahiplenir, kimileri “ticari icat” diyerek burun kıvırır. Oysa mesele ne yalnızca romantik heyecandır ne de sadece piyasa düzeninin bir organizasyonu. 14 Şubat, insanlık tarihinin en eski ve en karmaşık duygularından biri...
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Şiirde İmgeler Nasıl Düşünmez? John Berger, bir imgeyi gördüğümüzde onun “kendi başına” hiçbir şey düşünmediğini söylerdi. İmge, kendi sessizliğinde durur; onun adına düşünen, anlamı kuran, bağlamı yerleştiren biziz. Berger’e göre imge, ancak gördüğümüzle bildiğimiz arasındaki boşlukta hareket eder. Bu boşluk, hem bizi ona yaklaştırır hem de ondan uzak tutar. Peki bu “imge” dediğimiz şey, şiire...
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
İnsan zihninin en merak uyandıran yönlerinden biri yalnızca düşünmesi değil; bunun ötesinde, kendi düşünme süreçlerinin farkına varabilmesi, izlemesi ve gerektiğinde yeniden biçimlendirebilmesidir. Bu ikinci mertebe bilişsel farkındalık yani psikoloji ve öğrenme bilimlerinde “üstbiliş” ya da metacognition olarak adlandırılır. İnsanı sıradan bir algılayıcıdan öznel denetim sahibi bir bilişsel aktöre dönüştüren kritik bir zihinsel kapasitedir. Jean Flavell’in...
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Hannah Arendt (1906-1975) günümüzün küresel akademisinde büyük ölçüde iki imge etrafında değerlendirilmektedir. Bir yanda tam da Türkiye’de okunup yorumlandığı şekilde “totalitarizmi en derinlemesine kavramış filozof”, yirminci yüzyılın karanlığında “saf siyasetin ve sivil cesaretin hür sesi” olarak idealize edilmiş; diğer yanda ise neredeyse –sadece Amerikan akademisinin Siyahi ırk çalışmaları çevreleri dışında– hiç konuşulmayan, görmezden gelinen “öteki...
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Bilim tarihi, zaman zaman sınırları zorlayan hatta onların ötesine geçen isimlerin portreleriyle zenginleşir. Tıpkı Albert Einstein’ın görelilik devrimi ve Emmy Noether’in matematiksel simetrilerde yarattığı kırılma gibi…1990’ların sonunda doğmuş bir fizikçi olan Sabrina Gonzalez Pasterski’nin hikâyesi de, geleneksel bilimsel akademi çizgisini takip etmektense merakın ve disiplinin bir araya geldiği sıra dışı bir yolculuğun ifadesi olarak karşımıza...
Ortadan Başlamak
“Başlangıç ya da son yoktur; her şey ortadan başlar,” diye yazarlar Kapitalizm ve Şizofreni’de Deleuze ve Guattari. Bir noktada, masada “Nereden başlamalı?” sorusu dolaşır. Soru, hafif bir meltem hızıyla; konuşanın yüzüne yumuşak bir ahlak sürer. Dakikalar geçmeden masa, başlangıçların sisli ormanına evrilir. “Önce eğitim,” der biri; “önce ekonomi,” der bir başkası. Sözler parıldar. O parıltıdan...
AHMET GÜNBAŞ: GECENİN ORTA YERİNDEKİ IŞIK
Ahmet Günbaş ile dostluğumuz çok eskiye dayanmaz, fakat gene de çok derine kök salmıştır. Ben daha kendisini tanımazken, onun Ali Rıza Ertan ve Ender Sarıyatı gibi erken vefat etmiş olan hemşerimiz şairler hakkındaki çalışmalarını takip edermişim habersiz. Birkaç yıl evvel elime geçen, Ender Sarıyatı hakkında hazırlamış olduğu ve Bence Kitap’tan çıkan Ender Sarıyatı: Ölüme Direnen...
Zeigarnik Etkisi – Zihnin Tamamlanmamış Olana Çekilmesi Üzerine
Tamamlanmamış olanın insan zihninde bir karşılığı vardır. Yarım bırakılmış işler, son verilmemiş hikayeler ve kısmen tanımlanan kimlikler, dikkati ve belleği meşgul eder. Zeigarnik Etkisi olarak bilinen bu olgu yarım kalmış işlerin neden zihni meşgul etmeye devam ettiğine ve stratejik ölçülülüğün profesyonel, sosyal ve kültürel bağlamlarda merak ve etkileşimi neden artırdığına bir cevap olabilir. Zeigarnik Etkisi,...









