Heykelleriniz toplumsal yaşamla çok bağlantılı, toplumsal sorunlara çok duyarlısınız, soyut geometrik heykeller yapmanıza rağmen bu sorunları kavramsallaştırabiliyorsunuz. Narin Cinayeti hepimizi derinden sarstı, bu konuda bir heykel yaptınız ve adını ifade edilemeyenler koydunuz, bu heykel nasıl ortaya çıktı. Türkiye’de ömrüm boyunca şuna rastladım, olaylar tekrar ediyor. Narin, Rojin, Güldünya bir tane vaka değil ki çok fazla...
Son Yazılar:
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
Kategori: Röportaj
Gökmen Yener: “Düzyazı beni özgürleştirdi diyebilirim.”
Gökmen Yener’i Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ndeki eğitim dönemlerimden beri tanırım. Onunla olan dostluğumuzun harcı edebiyattır. Zira bizi bir araya getiren çekim gücü edebiyata olan tutkumuz oldu. Ve bu tutkumuz vesilesiyle iki sayılık da olsa bir fanzin macerasına giriştik. Şimdiyse kendisi üçüncü kitabı olan ”İz Sürenler Vardiyası”nı çıkardı. Onula ilk kitabı olan ”Çoktan Ölmüş Gökmenler Cumhuriyeti”...
“Gündüz Rüyaları”ndan “Geyikli Gece”ye
Aysun Öner: Fulya Çetin’in “Gündüz Rüyaları” ve İlhan Sayın’ın “Geyikli Gece” isimli sergileri Yapı Kredi Kültür Sanat’ta “Bir Arada” başlığı altında buluştu ve bizleri de bu röportajda buluşturdu. Öncelikle hoş geldiniz. Bu ikili buluşmalar da sanat dünyasına hoş geldi diyelim. Bu buluşmalar ilk bu sergide başlamadı tabii… Peki nasıl doğdu bu ikili sergiler fikri? Didem...
Bir Entelektüel Harita: Baudrillard’ın Nietzsche’den Simülasyona Yolculuğu
Anlattığınız bu düşünsel kırılmaların [kavramların parçalanması, teorinin çözülmesi ve düşüncenin kendi kendini tüketen yapısı] arka planında etkili olan belirli isimlerden söz edebilir miyiz? Nietzsche, Marx, Freud, Durkheim, Saussure, Mauss gibi düşünürlerin bugün sizin açınızdan taşıdığı önem nedir? En fazla yakınlık hissettiğiniz isim kim olurdu? Yıllar içinde işler elbette değişti. Mauss başlangıçta benim için oldukça önemliydi,...
İRAN’DAN BİR FOTOĞRAF SANATÇISI: ALİ DAGHİGH
Abbas Kiyarüstemi , Asghar Ferhadi veya Cafer Penahi isimlerini duyarsak hemen İran sineması aklımıza gelir. Dünyaya önemli kültürel değerler katan İran’da fotoğraf sanatı ne durumdadır? Acaba o ülkenin hiç bir fotoğraf sanatçısını bilir miyiz? İşte bu soru aklıma takıldığından beri araştırdım ve bugünün en bilinen İranlı fotoğrafçılarından birini buldum. 1974 Tahran doğumlu Ali Daghigh. Küçük...
ŞAİR, RESSAM ŞİLAN DOĞAN ATLI: “MELEZLİKLERİ ÖNEMSİYORUM.”
Hazırlayan: Metin Aydın [email protected] Öğretmenlikten emekli olan Şair, Ressam Şilan Doğan Atlı’nın ilk şiir kitabı “sudan sebep” okurla buluştu… Sanatçı ve Akademisyen Mehmet Atlı, kitabın arka kapağında, hayat arkadaşı Şilan Doğan Atlı’nın şiirleri için, “Şilan Doğan Atlı, kendi deyimiyle “sudan sebep” bir gerekçe ile suyun bir tür poetik ve resimsel fenomenolojisine girişiyor. Bunu yaparken,...
AYSU ALTUNAY: “UNUTULAN HER ŞEY YENİDEN HATIRLANANA DEK HİÇLİĞİ OYNAR”
Okurları yokluk, hiçlik, güç, dostluk, yalnızlık gibi var oluşun düşünce sarmalına sürükleyen, sürüklerken okurları derin sorgulama ve yüzleşmeyle bir başına bırakan Aysu Altunay ile İnkılap Yayınevinden çıkan son kitabı Aristo’nun Rüyası’nı konuştuk. Aristo’nun varoluşsal krizini çöp tenekesi ile çatışması üzerinden anlatıyorsunuz. Çöp tenekesi metaforu üzerinden anlatmanızın sebebi nedir? Evet, çöp tenekesini seçmemin sebepleri var. Çöp...
KEREM QOSARÎ: “DİLERİM ÇOK DİLLİ SAHAFÇILIK HEDEFİMİZE ULAŞIRIZ.”
‘Goethe’nin bir sözüydü: Koleksiyonerler mutlu insanlardır. Sahafçılık hem bir meslek erbabı hem de koleksiyoncudur aynı zamanda. O zaman Goethe’nin yukarıdaki sözüne atıfta bulunarak sahafçılar da koleksiyoncular gibi mutlu insanlardır diyebiliriz. Tam da bunu düşünürken aklıma Kızıltepe Hêlîn Pirtûk Sahaf geldi. Hêlîn Kürtçe de “yuva” anlamını taşımaktadır. Coğrafyamızda yuvasızlık ve kimliksiz ruhumuza kök salmış durumda… Hêlîn...
RESSAM – TASARIMCI ROZA TULGA İLE SÖYLEŞİ
“KIRMIZI RENK BENİM BAŞROLÜM VE İMZAMDIR.” Sanatla uzun yıllardır iştigal eden ve bu istikamette kesintisiz bir yaratım/devinim halinde olduğunu söyleşimiz boyuncu göreceğiniz Ressam – Tasarımcı Roza Tulga; kendisiyle ilgili olarak: “Kendimi sürekli yenileyen bir sanatçıyım.” diyor. Tulga ile kendisi olmak, sanat serüveni, yaptığı çalışmaları, etkilendiği isimleri, coğrafyanın sanat hayatına etkisini, “Ben bir Mezopotamyalıyım.” dedirten...
Adorno’yu Yanlış mı Anladık? Eleştirel Teorinin Günümüze Etkisi
Adorno’nun Mirası: Kötümserlik mi, Umut mu? Peter Gordon ile Frankfurt Okulu’nun liderinin kalıcı etkisi, eleştirel teorinin geleceği ve son kitabı A Precarious Happiness üzerine bir röportaj. Çok az 20. yüzyıl düşünürü Theodor Adorno’nunki gibi kötümserlikle ün yapmıştır: Bazıları onun modern toplum vizyonunun mutlak bir umutsuzluk olduğuna inanabilir. Frankfurt Okulu’nun ünlü eleştirel teori lideri bir keresinde...









