İtalyan Lisesi’ndeki Türk asıllı öğretmenler bir süredir grevdeler. Adil bir ücret ve sistem talep eden İtalyan lisesi öğretmenlerinden Fatma Yenidoğan’la bu grevi ve grev yapan öğretmenlerin taleplerini konuştuk. Kendinizi tanıtıp okulda yaşadığınız süreci özetler misiniz? Merhaba, ben Fatma Yenidoğan. Meslekte onuncu yılımdayım ve çalıştığım okulda ikinci yılımı tamamlıyorum. Öğretmenim. Benim deneyimlediğim süreç, bazı meslektaşlarıma kıyasla...
Son Yazılar:
Labirent Sanat’ta Nesli Türk Sergisi: “RAW-HAM”
Batı Yarımküre: Savaşla Yazılmış Bir Amerika Birleşik Devletleri Tarihi
Tipografiye Nefes Aldırmak: Wim Crouwel
GENCO GÜLAN’DAN YENİ SERGİ: MÜZEDE GECE (Night at the Museum)
Bayram Gümüş’ün “Beşinci Mevsim” Sergisi 30 Nisan’da Kethüda Hamamı’nda Açılıyor
MAVİ IŞIĞIN OĞLU
ŞEHRİN HAFIZASINDA GEZİNEN SESLER: TAM O SIRADA İSTANBUL
AŞKIN KALBİNDEN TROYA’NIN KALBİNE AKIŞ PARADİGMASI
Zamanının Ötesinde Bir Devrimci Hareket: Gerrard Winstanley ve Kazıcılar (Diggers)
Elif Naci: Genç Cumhuriyetin Sanata Açılan Penceresi
FARELER VE İNSANLAR ÜZERİNE – İZMİR DEVLET TİYATROSU
Michel Onfray: Eleştirel Bir Okuma
Ercümend Kalmık Müzesi’nde Bir Kitap Sohbeti: “Ağaç Gölgesi” Cemre Öğün
Orada Olamadığı İçin “Burada” Olanlar!
GÖLLER KURUMASIN BALIKLAR ÖLMESİN ÇİNİ SERGİSİ İZMİR’DE
Algoritma Hasatçıları: Büyük Teknoloji Şirketleri Afrika’daki İşgücünü Nasıl Görünmez Kılıyor?
Uygarlığın Sınırları ve Kültürel Kötümserlik
HÜSEYİN YURTTAŞ: SUSKUNLUĞUN ONTOLOJİSİ-SAF ŞİİR VE VAROLUŞÇU İMGE
Taşın Şarkısı: Sessizlikten Sese
Kategori: Röportaj
Koray Feyiz ile Günümüz Şiiri ve Sorunları Üzerine Bir Söyleşi
Söyleşi boyunca şiir bir etik sessizlik alanı olarak belirdi. Çünkü Koray Feyiz’in dilinde şiir, anlamın değil yankının; anlatının değil tanıklığın alanıdır. Şiir, hem bugünün hızına karşı bir direniş hem de insanın kendi eksikliğini sevmeyi öğrenme biçimidir. Şiir, bir düşünme biçimi olmaktan çıkıp bir görünme biçimi oldu. Beğeni sayısı üzerinden ölçülen bir duygulanım ekonomisi var artık....
MERİÇ HIZAL İLE GÜNEŞİN HAFIZASI SERGİSİ ÜZERİNE
Heykelleriniz toplumsal yaşamla çok bağlantılı, toplumsal sorunlara çok duyarlısınız, soyut geometrik heykeller yapmanıza rağmen bu sorunları kavramsallaştırabiliyorsunuz. Narin Cinayeti hepimizi derinden sarstı, bu konuda bir heykel yaptınız ve adını ifade edilemeyenler koydunuz, bu heykel nasıl ortaya çıktı. Türkiye’de ömrüm boyunca şuna rastladım, olaylar tekrar ediyor. Narin, Rojin, Güldünya bir tane vaka değil ki çok fazla...
Gökmen Yener: “Düzyazı beni özgürleştirdi diyebilirim.”
Gökmen Yener’i Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ndeki eğitim dönemlerimden beri tanırım. Onunla olan dostluğumuzun harcı edebiyattır. Zira bizi bir araya getiren çekim gücü edebiyata olan tutkumuz oldu. Ve bu tutkumuz vesilesiyle iki sayılık da olsa bir fanzin macerasına giriştik. Şimdiyse kendisi üçüncü kitabı olan ”İz Sürenler Vardiyası”nı çıkardı. Onula ilk kitabı olan ”Çoktan Ölmüş Gökmenler Cumhuriyeti”...
“Gündüz Rüyaları”ndan “Geyikli Gece”ye
Aysun Öner: Fulya Çetin’in “Gündüz Rüyaları” ve İlhan Sayın’ın “Geyikli Gece” isimli sergileri Yapı Kredi Kültür Sanat’ta “Bir Arada” başlığı altında buluştu ve bizleri de bu röportajda buluşturdu. Öncelikle hoş geldiniz. Bu ikili buluşmalar da sanat dünyasına hoş geldi diyelim. Bu buluşmalar ilk bu sergide başlamadı tabii… Peki nasıl doğdu bu ikili sergiler fikri? Didem...
Bir Entelektüel Harita: Baudrillard’ın Nietzsche’den Simülasyona Yolculuğu
Anlattığınız bu düşünsel kırılmaların [kavramların parçalanması, teorinin çözülmesi ve düşüncenin kendi kendini tüketen yapısı] arka planında etkili olan belirli isimlerden söz edebilir miyiz? Nietzsche, Marx, Freud, Durkheim, Saussure, Mauss gibi düşünürlerin bugün sizin açınızdan taşıdığı önem nedir? En fazla yakınlık hissettiğiniz isim kim olurdu? Yıllar içinde işler elbette değişti. Mauss başlangıçta benim için oldukça önemliydi,...
İRAN’DAN BİR FOTOĞRAF SANATÇISI: ALİ DAGHİGH
Abbas Kiyarüstemi , Asghar Ferhadi veya Cafer Penahi isimlerini duyarsak hemen İran sineması aklımıza gelir. Dünyaya önemli kültürel değerler katan İran’da fotoğraf sanatı ne durumdadır? Acaba o ülkenin hiç bir fotoğraf sanatçısını bilir miyiz? İşte bu soru aklıma takıldığından beri araştırdım ve bugünün en bilinen İranlı fotoğrafçılarından birini buldum. 1974 Tahran doğumlu Ali Daghigh. Küçük...
ŞAİR, RESSAM ŞİLAN DOĞAN ATLI: “MELEZLİKLERİ ÖNEMSİYORUM.”
Hazırlayan: Metin Aydın [email protected] Öğretmenlikten emekli olan Şair, Ressam Şilan Doğan Atlı’nın ilk şiir kitabı “sudan sebep” okurla buluştu… Sanatçı ve Akademisyen Mehmet Atlı, kitabın arka kapağında, hayat arkadaşı Şilan Doğan Atlı’nın şiirleri için, “Şilan Doğan Atlı, kendi deyimiyle “sudan sebep” bir gerekçe ile suyun bir tür poetik ve resimsel fenomenolojisine girişiyor. Bunu yaparken,...
AYSU ALTUNAY: “UNUTULAN HER ŞEY YENİDEN HATIRLANANA DEK HİÇLİĞİ OYNAR”
Okurları yokluk, hiçlik, güç, dostluk, yalnızlık gibi var oluşun düşünce sarmalına sürükleyen, sürüklerken okurları derin sorgulama ve yüzleşmeyle bir başına bırakan Aysu Altunay ile İnkılap Yayınevinden çıkan son kitabı Aristo’nun Rüyası’nı konuştuk. Aristo’nun varoluşsal krizini çöp tenekesi ile çatışması üzerinden anlatıyorsunuz. Çöp tenekesi metaforu üzerinden anlatmanızın sebebi nedir? Evet, çöp tenekesini seçmemin sebepleri var. Çöp...
KEREM QOSARÎ: “DİLERİM ÇOK DİLLİ SAHAFÇILIK HEDEFİMİZE ULAŞIRIZ.”
‘Goethe’nin bir sözüydü: Koleksiyonerler mutlu insanlardır. Sahafçılık hem bir meslek erbabı hem de koleksiyoncudur aynı zamanda. O zaman Goethe’nin yukarıdaki sözüne atıfta bulunarak sahafçılar da koleksiyoncular gibi mutlu insanlardır diyebiliriz. Tam da bunu düşünürken aklıma Kızıltepe Hêlîn Pirtûk Sahaf geldi. Hêlîn Kürtçe de “yuva” anlamını taşımaktadır. Coğrafyamızda yuvasızlık ve kimliksiz ruhumuza kök salmış durumda… Hêlîn...









