Aysun Öner: Fulya Çetin’in “Gündüz Rüyaları” ve İlhan Sayın’ın “Geyikli Gece” isimli sergileri Yapı Kredi Kültür Sanat’ta “Bir Arada” başlığı altında buluştu ve bizleri de bu röportajda buluşturdu. Öncelikle hoş geldiniz. Bu ikili buluşmalar da sanat dünyasına hoş geldi diyelim. Bu buluşmalar ilk bu sergide başlamadı tabii… Peki nasıl doğdu bu ikili sergiler fikri? Didem...
Son Yazılar:
Tiyatro Festivalleri: Buluşmadan Birikime
Kübizm ve Görsel Beyin
Lula’nın Dijital Zaferi: Egemenlere Dil Çıkarmak!
Akvaryum (Öykü)
Devrinin Adamı – Bir işbirlikçinin ‘nötr’ portresi
Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi
MEHMET GÜNYELİ’DEN YENİ SERGİ “KADER DENİZİ” ANKARA’DA
Post-İnsan Çağında Sanatın Otonomisi
Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Yazar: Aysun Öner
Androjen Bir Model: Ferhat Şirin
‘Androjen model ve gazeteci’ biçiminde, toplumsal cinsiyet kimliğiniz vurgulanarak anılmak sizi nasıl hissettiriyor? Fena da olmuyor aslında, çünkü insanlar bugün, travesti ve transseksüel ayrımını dahi yapamıyor. Bir gün yolda bir hanım bana ‘Huysuz Virjin röportajınızı çok beğendim, o kadını çok seviyorum’ dedi. ‘Seyfi Bey’den mi bahsediyorsunuz? O kadın değil, erkek’ dedim ve ‘Ne iş yapıyorsunuz?’...
AKIŞKAN GÖZETİMİN AHLAKSIZLAŞMASI
AKIŞKAN GÖZETİMİN AHLAKSIZLAŞMASI Sokakta, bir market yahut işyerinde, CCTV1 kameraları gördüğümde, George Orwell’in aynı adlı kitabından uyarlanan “1984” adlı filmde toplumu sürekli izleyen ve ara ara ortaya çıkıp kendini gösteren “Büyük Birader” metaforu zihnimde canlanır ve bir an ‘Büyük Birader bizi burada da gözetliyor’ diye düşünürüm. CCTV teknolojisi ile kendini kısmen görünür kılan gözetim, toplumsal...
CANSU BOĞUŞLU ile “UZAKLAR” ADLI SERGİSİ ve KADIN GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ OLMAK ÜZERİNE
Cansu Boğuşlu Türkiye’nin sayılı kadın görüntü yönetmenlerinden biri. On beş yaşında radyo programı yapıyor, program sonrası eve geç saatte gelmesinden endişe duyan ailesinin fikirlerini yaptığı programdaki başarısı ile değiştiriyor. Üniversiteyi bırakıp, ailesinin okul için verdiği parayla fotoğraf makinası alıyor, ünlü sanatçıların albüm kapak fotoğraflarını çekiyor, sonra, Kieslowski’nin filmleri ile tanışıyor, Wai’nin Aşk Zamanı filmini izliyor,...



