Karşımızdaki tuvallerde şafağın görkemli kızları şekilsiz olandan forma girerek bedenleşiyor ve göklerin üst bölgelerinden, derin uzaydan imgesel mesajlar taşıyorlar. Her figür kendileri olmanın özel tarzı ve tuvaldeki görkemli duruşlarıyla belirmekteler. Hayalet imgeler olarak saf ve güçlü çizgilerle sanatçının fırçasından doğan kompozisyon farklı ilişkiler kuran figürlerle zenginleşerek gelecek zamanı kuruyor. Mother-Lotus’un çocukları kült ışıktan sızan mor frekansla yıkanarak altın tohumdan çiçeklenerek doğmuşlar. Sonsuzluğun ritmine yakalanmış olan figürler sanatçının gelecek zamanlarla ilgili duru görüsünü temsil ederken kainatın kurucuları olarak volüm ve planlarla karşımızdalar. Onlar sessiz, güçlü, aşkın ifadeler içinde mutlak zamanın kayıtlarını temsil etmekteler. Kutsal ışığın alevinde yıkanan figürler renklerin yakıcılığında birer tanrıça edasıyla tuvalde varolmaktalar. Sayısız dişi figür güneşle aydınlanmış, şifrelenmiş olarak; estetik kompozisyonda bilinmeyen yabancı diyarlardan bilgiler taşıyor. Tuvalde bozulmaz merkezler kuran sanatçı saydam giysiler içinde betimlediği figürlerle Sonsuz Ebeveyn’e saygılarını sunuyor. Gülin Hayat Topdemir’e ilahi gücün nefesini veren Logos yaratı süreçlerinde sanatçının omuzunun üzerinden yepyeni bilgileri aktarıyor. Sanatçının yüksek bilincinin yönlendirdiği fırçasıyla kozmos’a Vedantin bir armağan bırakıyor.
II
Gülin Hayat Topdemir tuvalinde düşlemsel usun estetiğine tanıklık yaparken; dişi varlık, hayvan, doğa dışı yaşamlar, tuhaf nesneler kompozisyonun taşıyıcıları olarak ilk algıyı oluşturur. Bu resim tarzını katman katman okursak ilk katmanda; Logos’un ışığından doğan dişil enerji dünya planında hem saklı olanı hem de yüzeye çıkan yüksek bilginin oluşturduğu Mutlak’ın gelecekte kuracağı yaşamlarına tanıklık yaparız. Solar sistemin ötesindeki yaşamlardan parçalar yüksek bir ritimle kompozisyonu oluşturmakta ve Sonsuz Anne’yi temsil eden kurguda buluşmakta. Platon’a göre Güzel’in her şeyden bağımsız bir varlığı vardır ve “Güzel”in çarpıcı boyutuna biz Gülin Hayat Topdemir estetiğinde karşılaşırız.

Sanatçının her fırça darbesi Ana Tanrıçanın nefesidir, bu nefes ise formları kurarken ; değişken volümlerin birbiriyle dansını başlatır. Uysal renk dalgasında harmanlanan dişi figürler sanatçıyı ilk saflığın yuvasına çağırır. Soğuk ve parlak renkler figürlerin sınırlarında durarak güçlerin ayrımını sıfırlar. Sanatçı sanki tuvalde evrenin ilk maddesine yeniden form kazandırmaktadır. Kazandırmaktadır çünkü geleceği çağıran bu planlar ve volümler Gülin Hayat’ın düşlediği fantastik dünyaya aittirler. Bu ise sonsuzluk boyunca bozulmayan varlık skalalarını gündeme taşımak, yaşamın canlı biçimlerini birbiriyle tanıştırmak ,onların varlığına fırçasıyla anlam yüklemektir. Dünya yaşamında bozulan çürüyen deforme olan biçimlere karşı Mutlak’tan devşirerek varlık skalasından seçtiği ögelerle bir anlamda Laya merkezlerinde bozulmayan ebedi olan formlar üzerinden sanat izleyicisini bilgilendiren sanatçı görsel dille insanlığa yeni bir öneri de bulunmaktadır. Bu çok farklı bir evren dilidir ve sanki sanatçı için ; bilgi kanalından akan ışık onun tuvalini aydınlatarak Logosun diğer yaşamlarının donelerini sunmaktadır. Kozmos’un genlerinden doğan bu varlıklar Gülin Hayat Topdemir için olağan canlılardır. Göksel güçler hiyerarşisinde bütün tanrısal kadınlar , tuhaf hayvanlar, düşsel mekanlar, rüyasal bitkiler, melekler, kerubimler; göklere, yıldızlara düş alemine ait yaşamın tipleri olarak karşılar bizleri. Bu varlık skalasında yer alan ruhlar sanki sanatçıya başka alemlerden mesaj olarak yollanmıştır/ gelecek zamanlarla ilgili bilgiler/.

Bir vizyoner olan sanatçının bilinci ve onun eşsiz refleksiyonu tuvalde bizi hiç şimdiye dek düşünülmeyen bir evrene taşır. Gülin Hayat’ın Transendental dünyası karşımızda belirdikçe; bize önerdiği bir evren modellinden söz edebiliriz. Bu aşamada güzellik ideası kavramsal boyutta değildir; daha ötelere yol alan bu idea kavramların giremediği bir varlık alanına aittir. Gerçekte yaratıcı bilincin her edimi bir kavram olsa da Gülin Hayat Topdemir estetiği kavram dışı plan ve volümlerle ilerler.
Sanatçı güzellik ideasıyla yola çıkmaz ancak kurguladığı kompozisyonda ki elemanlar öyle bir geometrik düzenle bir araya gelirler ki, denge, ritim, anlam bir bütün oluşturarak yüksek değerleri birleştiren bir ideaya dönüşürler. Ve amacını kendi dışında taşıyan hiçbir ögeye bu kompozisyonlarda yer verilmez. Aşkın simgesel ögeler yaratıcı bireysel bilinçaltından doğarak sanatçının maharetli ellerinden tuvale akarken ; bilincin Archeusu* devreye girmiştir. Saf bellek uzamlı zamanın bir elemanı olarak davranırken anımsanan ve tasarlanan geçmiş çoktan kompozisyonda yer almıştır. Sanatçı da tanrısal ışık, akıl yürütme aracılığıyla ruhun imgelemine aşılandığında elindeki fırça karşımızda cisimlenen ışıklı figürler yaratır. Estetik İmgelem eterik güç ve evrensel yasayla buluşarak ; usun ritmine göksel yıldızların ve varlıkların ışıklarıyla form verir. Sanatçının Usu, kendi görmediği, dokunmadığı, bizzat yaşamadığı “Şeyi” tuval yüzeyinde var ederken ölümsüzlüğe doğru meyleden ruhu yaşamın tüm unsurlarıyla yepyeni inşası üzerinden “Şimdiyi” dışlayarak boyut değiştirir. Deneylediği muhteşem kompozisyonlar; en uçtaki düş gücü, matematik, ritm ve dengeden oluşmuştur. Güzel kavramıyla pek ilgilenmeyen Gülin Hayat Topdemir; böylece Transendental dünyaya adım atar. Çünkü Aponloncu güzel ideasını benimseyen sanatçı için tuvalde özgür ifade önemlidir. “Güzel” onun için görünenin ötesindedir.

Archeusu*; resmin kurgusunun temelidir ve bu özellik Gülin Hayat Topdemir’in en başat özelliğidir. Doğa ile aklın duyular dünyasıyla duyuüstü dünyanın yarattığı bu resimsel dil; yaşam adına yepyeni bir öneride bulunmaktadır. Gündelik nesne ve öznelerin yer almadığı tesadüfi uzamların olmadığı, sıradan tavırların yok sayıldığı, geleneksel olanın dışlandığı bu resim betimlerinde yeni çağların yeni geleneklerine atıfta bulunan sanatçı bir Fütürist olarak çağdaş ötesi estetik dili gündeme taşır. Sanatçının varoluş anlayışı ; varlık ve yaratı, düşünce ve estetik, doğaüstü ve tin arasındaki gözükmeyen altın ipliği karşıtların birliğine bağlamaktadır. Ayrıca özgürlüğün ve ışığın bölgelerine giden yolu ,madde ve illüzyon sınırlarından kendini özgürleştirmeyi başarmıştır.
II
Sanat tarihi boyunca üretilen eser örneklerinde gerçekliğin deformasyonuna dek her şey denenmişti ancak resim dili yoluyla “Haberci” bir İmajinasyon resim sanatına tema olarak şimdiye dek taşınmamıştı/Avrupa ve Amerikan sanatı eser örnekleri bu olguya dahildir./ Sanat tarihi boyunca hangi estetik akım olursa olsun; görsel sanatlarda; mekanik modern uzamların dokusu akış halindeki gerçek yaşamın varlığına vurgu yapıyordu. Sanatçıya kulak verirsek; “Resim yaparken en çok ilgimi çeken şey çelişkilerin aynı bedende bir arada yaşayabilmesidir. Güç ve kırılganlık masumiyet ve tekinsizlik ,yakınlık ve yalnızlık , insan ile doğa, gerçek ile düş , bu gerilim; üretimimin temel enerjisidir. Sonuç olarak resim yapmak benim için dünyayı açıklamak değil onun gizemini yeniden kurmaktır” diyen sanatçı bilinçaltının sembollerle yüklü alanından, devşirdiği temsili figürler, acaip hayvanlar, ışık varlıklarıyla bezeli kompozisyonunu “Belleğim, gözlemlerim, okuduklarım, rüyalarım, bilinçaltım bir arada hayal gücünü oluşturuyor”. “Günlük yaşamda karşılaştığım en sıradan ayrıntılar bile zihnimle bambaşka ilişkiler kuruyor. Bir hayvanın bakışı, eski bir oyuncak, mitolojik bir figür, bilimsel bir çizim, unutulduğunu sandığım çocukluğuma ait bir anı aynı resimde buluşuyor.” “Resimlerimde farklı dünyaların yan yana gelişi bilinçli bir kurgu değil anlık zihin kapasitemin doğal çalışma biçimi . Gerçek ile düş arasında kesin bir sınır görmüyorum, bu yüzden figürler bazen insan olmaktan çıkıyor hayvanla, nesneyle, sembollerle yeni bir kimlik kuruyor. Bu dönüşüm insanın bana tek bir tanımla açıklanamayacağını hatırlatıyor. İmgeler sürreal görünseler de tamamen insana ait duyular algılar; yakınlaşma, yabancılaşma, korku, merak, dönüşme arzusu”ndan kaynaklanıyor. Bu duyguları direkt anlatmak yerine metaforlarla görünür kılmayı tercih ediyorum. Çünkü semboller çoğu zaman sözcüklerden daha derin daha evrensel bir dil kurabiliyor. Sanırım hayal gücümün beslendiği en önemli kaynak cevaplardan çok sorularla yaşamayı sevmem. Bir resme başladığımda neyle karşılaşacağımı tam olarak ben de bilmiyorum. Sürecin beni şaşırtmasına izin veriyorum resim benim için önceden tasarlanmış bir sonucu uygulamak değil bilinmeyene doğru yapılan bir keşif yolculuğu demektir.
* ARCHEUSU /Yeni Biçim Kazanma


Bir Cevap Bırakın