İlk kez Epirus müziğini, Atina’da duyduğum anı hiç unutmam. Nota nota uzayan her ses, havada asılı kalıyor, yankılanıyor, sonra bir başka sesin kollarına düşüyordu. Bu müzik ağlamıyordu ama gözyaşlarını içinde taşıyordu; isyan etmiyordu ama boyun eğmiyordu da. Bulutların arasında kaybolmuş bir Epirus köyünde, hiç tanımadığım insanların arasında, kendimi bir anda binlerce yıllık bir hikâyenin içinde...
Son Yazılar:
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Suskunluk (Öykü)
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Mehmet Aksoy’dan Şamanlar ve Mitler Sergisi
Eskiiz’de Resim Sergisi: Ayvalık ve İzmir-“Aynı Kıyıda”
ALİ AVNİ ÇELEBİ MÜNİH HANS HOFMANN GÜZEL SANATLAR OKULU DÖNEMLERİ
BEYOĞLU’NDA BAHAR: BEDRİ RAHMİ SERGİSİ
Sanatla Bir Kesişim Alanı; Secant Space
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Ocak Şiirleri
Sır (Şiir)
AKLIN SUSTURULDUĞU SANAT: SÜRREALİZM
Anna Laudel İstanbul’da PPSD WEEKS İlk Edisyon
Güneş (Şiir)
ATLARIN GÜRÜLTÜSÜ (ŞİİR)
Ana Sayfa
Mertcan Fırat
Yazar: Mertcan Fırat
Gökmen Yener: “Düzyazı beni özgürleştirdi diyebilirim.”
Gökmen Yener’i Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ndeki eğitim dönemlerimden beri tanırım. Onunla olan dostluğumuzun harcı edebiyattır. Zira bizi bir araya getiren çekim gücü edebiyata olan tutkumuz oldu. Ve bu tutkumuz vesilesiyle iki sayılık da olsa bir fanzin macerasına giriştik. Şimdiyse kendisi üçüncü kitabı olan ”İz Sürenler Vardiyası”nı çıkardı. Onula ilk kitabı olan ”Çoktan Ölmüş Gökmenler Cumhuriyeti”...

