“… olaylar kalbimde geçiyordu nezaketen susmayı, mecburiyetten konuşmayı tedbirden açılmamayı öğreniyordum. ismini önemsemediğimiz organların hayati tehlikemize olan etkisini böyle günlerde anlıyordum. olaylar kalbimde geçiyordu bir iğneydin kanımda ilerlemeni bir türlü engelleyemiyordum” (Sinem Sal -Geçtiğimiz Altı Ayda Çok Şey oldu- sayfa 106) Sinem’le oturduğumuz gezegenler komşu. Ara sıra rüyalar vesilesiyle iletişim kurarız onunla. Kalbinin galaksisinde geçtiğimiz...
Son Yazılar:
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kategori: Röportaj
Okan Yılmaz’la Söyleşi
Okan Yılmaz Kadıköy’de doğdu. 2017’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Şiirleri, yazıları ve söyleşileri Varlık, kitap-lık, yasakmeyve, Mühür, yeni e. gibi dergilerde yayımlandı. Şiirleri İngilizceye, Arapçaya, Almancaya, Rumenceye çevrildi. Uluslararası şiir festivallerinde performanslar sergiledi, yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli antolojilerde yer aldı. Stüdyo Angarya’da senaryo çalışmalarına devam ediyor. Yeni...
Onur Akyıl ile söyleşi
Birçok dergide şiir, öykü ve eleştiri çalışmalarıyla yer alan. Birgün gazetesinde yazılar yazan, Rıfat Ilgaz Jüri Özel Ödülü (2006), Ergün Günçe Övgüye Değer (2008), Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü (2008), Nihat Akkaraca Öykü Ödülü (2013), Necati Cumalı Şiir Ödülü (2014), ödüllere değer görülen , şiir kitaplarının yanı sıra yakın zamanda Can Yayınlarından çıkan romanı “Proleterler İçin Patafizik Dersleri...
Evren Barış Yavuz: “Anti-faşist olmayı değerli buluyorum”
“Kuşlar süvariyi ne bilir… Bilmesinler, zaten kalabalıklar onlar için dövüşenleri bilmezler… Bilmezler kuşlar yuvalarını koruyanı, sapanları kıranı, tuzakları bozanı, yeri geldiğinde rüzgârı bile küstüreni bilmesinler… Ben, bunları anlatmak için hayatta kaldım, anlatıcıyım vesselam.” Kelimeleri tanıdık geliyor Evren Barış Yavuz’un. Evet, onu da yakından tanıyor olmalısınız. Tıpkı Carola gibi, aynı insanlık ailesinin, “başka türlü bir dünyanın”...
Yazarını aradığımız romanlar
Türkçe edebiyatta polisiye ve casusluk romanı eksikliği bir hayli hissediliyor. 19.yüzyılın İngiliz kentleşme sürecinde ortaya çıkan dedektif romanlarına, sır küpüne girmiş cinayetleri çözen bizden akıllı roman kahramanlarına nedense bizim sosyolojimizde pek rast gelinemiyor. Türkçe yayınlanmış eserlerimiz arasında, hiç kuşkusuz pek çok örnek var … Piraye Şengel, Şebnem Şenyener, Pınar Kür polisiye türüne ilgi gösteren kadın...
SEZER BANA GÖRE HÂLÂ ÇOK TEKİL BİR KİMLİK OLARAK DURUYOR
Tam yirmi yıl önce, 17 Mart 1998’de kaybettiğimiz Sezer Tansuğ, Cumhuriyet döneminde sanat dünyamıza damgasını vurmuş, Türkiye’de “sanat eleştirisi” kavramıyla adeta özdeşleşmiş en sıra dışı karakterlerden biri. Sanat tarihçisi ve eleştirmen kimliğiyle, yaşarken yazdığı her metin muhatabı için bir dönüm noktası ya da bir tartışmanın ilk kıvılcımı olmuştur. Yaşamının, birincil uğraşı olan sanat tarihi araştırmaları...
Yelda Karataş ile “Hüznün Kısa Tarihi”
Yazdığı şiirlerle kalbimize dokunan şarkı sözleriyle kendi güzel, kafası güzel , kelimeleri güzel ve yakın zamanda Karakarga Yayınlarından çıkan “Hüznün Kısa Tarihi” kitabıyla yeniden ben buradayım diyen şair Yelda Karataş’la söyleştik. Garip şey bu hayat; insan, ruhundaki körlükle başlıyor nefes almaya, yaşamaya. Onu aydınlatmak için çeşitli uğraşlar veriyor. Penceresini açıp dışarıyı gösteriyor ona. Ruhuna görmeyi...
Orhan Onuk’la (Oto)Portre Üzerine
The Circle, Pre işbirliğiyle, Ahmet Ergenç’in küratörlüğünde yapılan “Keşif” sergilerinin ilki olan “(Oto)Portre”de Orhan Onuk, pentürle portre ve otoportre geleneğine yaslanıyor, ustaları olarak gördüğü Schiele, Picasso ve Rembrandt gibi birçok ressamdan el alarak kendi yüzünü ve yeni yüzleri yaratmanın peşine düşüyor. Ermeni ressam Ashille Gorky’e saygı duruşuna bulunarak portrenin “siyasi” ve “coğrafi” yönüne vurgu yapıyor....
Cenk Çalışır: Polisiye sonuçta bir denklem işidir
“Beria” adlı romanınız bir mülteci sorunundan yola çıksa da hem karakterleri hem de olay örgüsü açısından oldukça zengin. Katmanları olan bir öykülemeyi paralel kurgu olarak sunmuşsunuz. Bu yazım şekli üzerine neler söylemek istersiniz? Beria’dan önce işleyeceğim temanın trajik olmasına karar vermiştim. Dramatik bir roman olacaktı. O dönemde polisiye öykülere rehberlik edecek notlar almaya başlamıştım. O...
Androjen Bir Model: Ferhat Şirin
‘Androjen model ve gazeteci’ biçiminde, toplumsal cinsiyet kimliğiniz vurgulanarak anılmak sizi nasıl hissettiriyor? Fena da olmuyor aslında, çünkü insanlar bugün, travesti ve transseksüel ayrımını dahi yapamıyor. Bir gün yolda bir hanım bana ‘Huysuz Virjin röportajınızı çok beğendim, o kadını çok seviyorum’ dedi. ‘Seyfi Bey’den mi bahsediyorsunuz? O kadın değil, erkek’ dedim ve ‘Ne iş yapıyorsunuz?’...









