15. yüzyılda başlayan müzik türü Şefşavan Hadrası’nı günümüze getiren Hala Bensaid müzik dünyasını alt üst etmektedir. Konservatuvar mezunu bir müzisyen, ud, keman sanatçısı ve bir kadın topluluğu kurucu lideri olan Hala Bensaid “Şefşavan Hadrası” (Hadra Chefchaouenia) sanatı üzerine araştırmaları ve bu türe yaptığı özel katkılarla tanınıyor. Başta Al Jazeera TV ve çeşitli uluslararası medya kuruluşlarının...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Manşet
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
Yarışma Bu Yıl Uluslararası Boyuta Taşındı Görsel sanatlar alanındaki güncel çalışmalara alan açmak ve üniversiteli öğrencilere destek olmak amacıyla Hitay Vakfı tarafından 11. kez düzenlenen Hitay Vakfı Sanat Yarışması’na başvurular başladı. Geçtiğimiz yıl ilk kez Türkiye geneline açılarak 1.000’e yakın öğrenciden başvuru alan yarışma, bu yıl Türk Devletleri Teşkilatı iş birliği ile programlandı ve Türkiye,...
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
Rabat’ta beş metre kare dükkanında dünyada en çok fotoğrafı çekilen sahaf Mohamed Aziz; modern dünyanın tüketim kültürüne karşı sessiz bir direnişinin simgesidir. Aksi dedikleri bir kişiliğe sahip olan Mohamed Aziz bugüne kadar uluslararası çeşitli TV kanallarının görüşme isteklerini ret etmiş bir kişidir. Onunla görüşeceğim dediğimde onu bilen herkes hafifçe gülerek bana “iyi şanslar” diledi. Çok...
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
Robotların bu yıkımı anlamlandırma çabası ise insanın kendini nesneleştirmesinin devamı niteliğindedir. İnsanın yönetici özneden doğanın içinde değerlendirilmeyi bekleyen bir nesneye dönüşümü insanın doğaya yönelik hükmedici konumunu da yerinden etmiştir. Bir dünya düşünün insanlığın tarihe karıştığı, binaların doğayla örüldüğü, bir zamanlar milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerde robotların dolaştığı, büyük bir insan müzesine dönüşen bir dünya. Burada terk...
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Bilimden Beyazperdeye Bir Etkileşim ___________ İyi sinema ayrı şeydir, Modern sinema ayrı şey.. ___________ Bazen bu iki nitelik aynı yapıtta birlikte var olur. Bu bir dahilik oyunudur. Ama sinemanın görsel bir sanat olduğunu unutmayın olur mu? Bu görselliğin plastik sanatlardan aldığı çok şey vardır. Karel Reisz John Fowles’ı sinemaya aktarırken tehlikeli bir şey...
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Toprağın altından çıkan her buluntu, yalnızca geçmişe değil; bugünün kimlik, mülkiyet ve temsil tartışmalarına da ışık tutar. Geçmiş, yalnızca tarihin sessiz sayfalarında duran donmuş bir zaman parçası değildir. Aksine, bugünün kimlik mücadelelerinde, siyasal söylemlerinde ve kültürel aidiyet tartışmalarında sürekli yeniden kurulan canlı bir alandır. Arkeoloji de bu alanın en güçlü araçlarından biridir. Toprağın altından çıkarılan...
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
“Efendi-köle diyalektiği” , Hegel’in Ruhun Fenomenolojisi’ndeki en bilinen bölümdür . Bilinçlerin tanınma mücadelesini anlatan bu felsefi yapı, Marx’tan Beauvoir’a , Fanon’dan Kojève’ye kadar birçok düşünür tarafından tartışılmıştır . Peki Hegel tam olarak ne demek istedi? Efendi ve köle, ya da daha doğrusu Almanca’da ” uşak ” ( Knecht ) olarak adlandırılan ve son dönem Fransızca metinlerde “hizmetçi” olarak çevrilen efendi ve köle diyalektiğini anlamak için, Ruhun Fenomenolojisi’nin (1807) amacının, insan bilincinin, kendisiyle, başkalarıyla,...
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
Gerçeklik, “nesne” dediğimiz bağımsız, kendi kendine duran şey olmaktan çok, ilişkilerden doğan bir olgu: bir sistemin başka bir sistemle kurduğu temasın içinde belirginleşen bir fenomen… Borges bunu Tlön’de edebiyatla sezdirir; modern fizik ise aynı sezgiyi matematikle sınava sokar; evrimse, ön-uyum mekanizmasıyla gerçekliğin çevreyle ilişkisi sayesinde ortaya çıktığı gibi kalmayıp nasıl farklı işlevler yüklenerek estetik dünyamıza...
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
Bu nedenle Kitap Günleri’nde Kürtçe, Arapça, Süryanice ve Türkçe eserlerin aynı mekânda yan yana durması sembolik bir görüntüden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu durum, farklı kültürlerin birbirini dışlamadan var olabileceğini gösteren güçlü bir toplumsal mesaj niteliği taşıyor. “Mardin Barosu” yalnızca kitap fuarı düzenleyen bir kurum olmanın ötesinde, kentin kültürel yaşamına nefes aldıran önemli bir...
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Audrey Hepburn’ün Breakfast at Tiffany’s filmindeki yağmur altında kaybolan “Cat” (Holly Golightly’nin kediyi böyle çağırması) etrafında kurulan o sahne ve “no one belongs to anyone” fikri genelde yanlış bir yere çekiliyor. Sanki bir kadın bir erkeği reddediyor, onu “acımasız” bırakıyor ve seyirci de otomatik olarak “aşık yazar haklıydı” pozisyonuna itiliyor gibi okunuyor. Bence burada çok...









