her şey tam da olması gerektiği gibi şehrin kalabalığında dağılan saçlarım terli avuçlarım ve kızlığım ucuz şarkılar metalik gri sevgililer ah ne masum ihanetler ne radikal evlilikler herkes kadar yalnızım belki de kuyu beni boşuna sayıklıyor unutmak ne güzel unutulmak da boşveeer dans ettiğim ölüm ellerini kalçamda gezdiriyor her şey tam da olması gerektiği...
Son Yazılar:
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
Kategori: Manşet
Yüzünden (Şiir)
kalimba tınısı kadar yürek yakıcı, ama kül etmesiz bir ney inlemesi kadar derin, ama kuyu değil kavrar benliğimi sıkıca, urgan değil, zincir asla belki uğultusu ömrümde orman, kuş cıvıltısı bir benzersizlik anıtı yüzün yeryüzünde, öyle yüzün bal kıvamımsı, güzel şeylerin aynalanması nasıl bir cümle kurmalıyım öte olanı berilemek için yüzün ki bahtiyarlıktan içeri ya...
KESİK BAŞ KUŞLARI (ŞİİR)
Önüme düşüyor gün geçtikçe Gecenin kesik mermeri Göksel sular akıyor üzerinden Afrodit ya da Apollon heykeli Yersel bilgilerle Tanrı’nın ateşi Soğuyor toprakta – – Ölümcül gölgeler.. Güllerini açtı – – Bir fikir gibi var oldu cihan – – Her şey cihannüma! Her şey kule Ve balkon Tanrı’nın gözleriyle Uçarken ufukta Çıplak bir kelebek O...
Közü Öpenler (Şiir)
buğdaylar ateşe verildiğinde öldük biz bir gazel gibi aşağı iniyordu dağdan atlılar kör kurşunu dişleyen dostları uyandırmaya yüzüne türküler sürdüğümüz kızları unutmaya yazılmış fermanları yırtmaya koşuyorduk biz hasmın göğsünde közle bıçak varmış bilmedik bileyledik durduk geceler boyu en acı dualarımızı hınç ve düşleri dantellere işlendi kadınların kardeşim, can kardeşim, evimiz dağıldı bizim kırk gün...
KOMANDOKARA (ŞİİR)
FASİKÜL AMA DÖNEBİLİR Mİ GÖĞE DEĞMİŞ BİRİ Gece uykunun pulluğunu aradım aradım Saçlarını taradım saatların uyuyamadım Yıldızları saymaktan I. Göğsümde bir nişan gibi taşıyordum yâremi Âşık olmak vurulmakla eş, ondan yârelendim Güneşin altında her şey gölgesiyle var Kalb gözlerin gördüğünden fazlasını duyar Bir adım attım bilmeden ve açıldı sonsuzluk Bir adım daha: Yol...
Düşün: sen hangi ağacın kardeşisin? (Şiir)
Düşün, düşüncene sinen sözcükleri, hangi ağaç üretir?: kiraz çiçekleri, zerdali göğü, salkımsöğüt rüzgârı keşfet kendini yalnız yürü, ardında erguvan gecesi ormana kaçtığın ülke neresindeydi uykulu acının? küsme talihine az sonra yağmur olup yağacaksın buğday olup kuşların diliyle konuşacaksın ağaçlar renklere durdukta renkler ağaçlara sarıldıkta orman olup soludukta hayatın ırmaklarını, dağları güneşle kalbini yıkayacaksın, yolların yalnızlığı...
ALEVLER İÇİNDE BİR TUVAL: SERUPH
ARDEN’nin alev alev yanan dev tuvali; Dünya’nın toplumsal ekolojik yıkımın eşiğindeki paradoksunu, bütün eski değerlerin yıkılıp yeniden kurulması üzerine bir alegori. Sanatçının canındaki algılama yetisi bize kahinimsi bir mesaj veriyor. Şöyle diyor sanatçı; “Artık yanıyoruz, her şey kül olacak ve yeniden doğacağız”. Sanatçının tuvaldeki betimi bir algı resmi, sezgisel bir girişim, duyumsama anındaki estetik ifade....
Tansık (Şiir)
Taa nerelerden geldi Durdu Akdeniz kıyısına Parmaklıklar boyunca Biliyor geldiği çürümüş yolların yongalarından olduğunu o parmaklıkların Anılar akıyor pare pare Akdeniz’e bırakıyor kendini yavaşça Yanlamasına…
Doğum Sancısı (Şiir)
Resim: Özgür Korkmazgil
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
Bu yazıdaki amaç ileriye bir yeniçağ episodu sürmek değildir. Toplumsal sorunlar ve karmaşa karşısında estetik standartlar oluşturmak hiç değildir. Amacım bizlere çoktan ışıklarını yakmış olan yeni çağım alametlerini sıralayabilmektir. 21’yy çağ başında böylesi vurucu yıkımlarla karşılaşacağı hiç kimsenin aklına gelmemişti. Aklımıza gelmeyenler arasında yığınla tehdit karşıladı insanoğlunu. Yerkürenin isyanı depremler, yangınlar, seller artık dünyanın bu...









