Ana Sayfa Manşet

Kategori: Manşet

Yazı
YARIN İÇİN ŞİİR

YARIN İÇİN ŞİİR

Merhaba diyorum ağaçtaki müjdeye sarıp sarmalıyorum dileklerimi suya kavuşan toprağın sevinciyle gün ağarınca çocukların okul telaşında okşuyorum sabahın kanatlarını.   Çileli yalnızlıklara direniyorsa kalbim biliyorum yanımdasın benimle rüzgarım ol  gir koluma, zorlukları paylaş benimle sevgiyi diyorum yanında getir siliyorum artık gözyaşlarımı.   Ekinler yeşerecek bahara ne kaldı diyoruz şarkılar bekliyor bizi, yükümüz ağır artık taşımak...

Yazı
baştan sona tekrar al (şiir)

baştan sona tekrar al (şiir)

yoktur algılanabilir bir son imgeler hep daha büyük hep daha küçük hiçlikten önce ya da sonra araya giren sonsuzluk… hangi göğün kuşları bunlar bir taş gibi ağırlaşan bu yeryüzü geçen rüzgarın gizi açılıp kapanan pencerelerden sarkan çocuklar bir boşluktur her şey bir bekleyiş sürekli hep arzu içinde yaşayarak söyle bu mu yazgısı insanın bu ölümlü...

Yazı
Toprağın Evrensel Sesi: Sadi Diren ve Seramiğin Modern Dönüşümü

Toprağın Evrensel Sesi: Sadi Diren ve Seramiğin Modern Dönüşümü

Elimizde tuttuğumuz bu sararmış kağıt parçası, sadece nostaljik bir anı değil; Türk seramik sanatının dünya sahnesine attığı en güçlü imzalardan birinin belgesidir. 16 Ocak 1960 tarihinde Milano’daki Galleria d’Arte Totti’de açılan bu serginin davetiyesi, genç bir sanatçının Anadolu’nun kadim çamurunu Avrupa’nın modern estetiğiyle nasıl buluşturduğunun sessiz tanığıdır. İtalyan sanat eleştirmeni Mario Monteverdi, Sadi Diren’in Galleria...

Yazı
HİKMET TEMEL AKARSU’DAN BİR BURUK İSTANBUL / DUYGUSAL KENTLER-1

HİKMET TEMEL AKARSU’DAN BİR BURUK İSTANBUL / DUYGUSAL KENTLER-1

BİR BURUK İSTANBUL / HİKMET TEMEL AKARSU DUYGUSAL KENTLER: 1 ÖYKÜ – 142 SAYFA / METİNLERARASI KİTAP Link: https://www.kitapyurdu.com/kitap/bir-buruk-istanbul/748931.html Romancı, öykücü, satir ve oyun yazarı Hikmet Temel Akarsu DUYGUSAL KENTLER başlıklı öykü külliyatını yayınlamaya BİR BURUK İSTANBUL adlı kitabı ile başladı. İlk cildi bu ay METİNLERARASI KİTAP’tan çıkan öyküler seçkisi dört ciltten oluşmakta. Henüz yayınlanan...

Yazı
ENDÜSTRİYEL TOPLUMLARDA KİTLE İLETİŞİMİ VE SANAT: GÖRSEL KÜLTÜRÜN YENİ DİLİ

ENDÜSTRİYEL TOPLUMLARDA KİTLE İLETİŞİMİ VE SANAT: GÖRSEL KÜLTÜRÜN YENİ DİLİ

1960 sonrası endüstrisi gelişmiş Batı ülkelerinde ortaya konulan görsel sanatlar adında adı altında uluslararası galerilerde sergilenen eserler incelendiğinde, 1960 öncesi plastik sanat anlayışlarından tamamen kopmuş, elektronik çağın tasarımlarına biçimlerine dayanan bir sanat anlayışı ile karşılaşılmaktadır. Marcel Duchamp, Dadaistlerden üç yıl önce 1913’te, sanatsız bir sanatın yapılıp yapılmayacağını ortaya atmıştır. Alexander Rodchenko ise, 1921 yılında sanatın...

Yazı
KENT BELLEĞİNİN DÖNÜŞÜMÜ VE İZMİR’İN DARAĞACI MAHALLESİ

KENT BELLEĞİNİN DÖNÜŞÜMÜ VE İZMİR’İN DARAĞACI MAHALLESİ

Kentlerin geçmişten günümüze kadar gelen tarihleri, gelenekleri, fiziki dokuları kent belleğini oluşturur. Kent belleği kentin kimliğidir. Her kentin belleğinde, geçmişin izlerini bugüne taşıyan mahalleler, sadece fiziki dokularıyla değil, yaşatılan hikâyeleri ve sosyal ilişkileriyle anlam kazanır. Ancak uzun bir ihmal sonrası hızlı ve plansız kentsel dönüşüm süreçleri, bu belleğin katmanlarını silerek kentleri kimliksizleşme tehlikesiyle karşı karşıya...

Yazı
EMİN ALPER’İN YENİ FİLMİ KURTULUŞ’TA MADDİYAT İLE MANEVİYAT ARASINDAKİ DİYALEKTİK İLİŞKİ

EMİN ALPER’İN YENİ FİLMİ KURTULUŞ’TA MADDİYAT İLE MANEVİYAT ARASINDAKİ DİYALEKTİK İLİŞKİ

Türkiye sinemasına son 25 yılda giriş yapan sinemacılar kuşağı içinde en öne çıkan senarist-yönetmenin Emin Alper olduğu söylenebilir. Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü kökenli olan Alper ilk uzun metraj çalışması Tepenin Ardı (2012) ile dikkat çekmiş, adından çokça söz ettirmiş, ardından gelen Abluka (2015) ve Kız Kardeşler (2019) ile belirli bir düzeyi korumayı sürdürmüş, vizyondaki Kurtuluş’tan...

Yazı
Kim Korkar Akademik Hakemlikten?

Kim Korkar Akademik Hakemlikten?

Editöryal Not – Akademi Demir Leblebi Bilim dünyası uzun süre kendisini güven üzerine kurulu bir cumhuriyet olarak anlattı: araştırmacılar veri üretir, dergiler bu verileri hakemlere gönderir, hakemler hataları yakalar ve yalnızca sağlam bilgi yayımlanır. Akademik hayatın en temel meşruiyet anlatılarından biri budur. Ancak son yıllarda akademik yayıncılık ekonomisinin hızla genişlemesi bu anlatının kırılganlığını görünür hâle...

Yazı
Neden “Yırtıcı” Akademik Dergilerde Makale Yayımlıyorum?

Neden “Yırtıcı” Akademik Dergilerde Makale Yayımlıyorum?

— ve Siz de Neden Yayımlamalısınız? İngiliz filozof R. M. Hare bir keresinde bana mektuplaşmamız sırasında “çok fazla yazdığını” söylemişti. Başkalarından da aynı duyguyu duydum. Uygulayıcı bir filozof olarak dördüncü on yılıma girmiş bulunuyorum; “çok fazla” yayımladığımı söyleyemem belki, ama az yayımladığımı da söyleyemem. Yayın hayatım 1982’de, Detroit’teki Wayne State Üniversitesi’nde hukuk öğrencisiyken başladı. Hukuk...

Yazı
Ölçütlerin Şiddeti: Bir Bilim Manifestosu İçin Giriş

Ölçütlerin Şiddeti: Bir Bilim Manifestosu İçin Giriş

Bazen bir olay, bir kurumu değil, bir çağın zihniyetini açığa çıkarır. 2014 yılında Imperial College London’da çalışan toksikoloji profesörü Stefan Grimm’in ölümü böyle bir olaydır. Olayın kendisi trajiktir; fakat trajedinin asıl önemi bireysel değildir. Grimm’in ölümünden sonra ortaya çıkan yazışmalar, modern üniversitenin giderek daha görünür hale gelen bir gerçeğini çıplak biçimde ortaya koymuştur: bilim insanları...