sökük yaralara ayışığı sürmek görevi olmalı bir şairin birsevgiyi damıtmak hırçın aşklardan devşirdiği acıların defterlerini dürmekse aklına ilk getirdiği bir okul çocuğunun düşürdüğü yalnızlığı parça pinçik etmek olmalı farkettirmeden ikincisi her toplayışımda yeniden dağıtıyorsam yeniden toplayabilmek için yaşamda kime göre neye göre hep hata veren kendimi asıl iken bu yaşam denen hazret sırtımda astarı hastasıyım...
Son Yazılar:
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Çizginin Öteki Yüzü: Ressam Güngör Kabakçıoğlu
TRANSENDENTAL LOGOS/ VACH
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Ana Sayfa
Reha Yünlüel
Yazar: Reha Yünlüel
Odalık (Şiir)
özgürlüktü rüyası odalığın renklerinden kaçarak manolyalı şalvarının ölü ya da diri rehaïku [odalisque] c’était la liberté son rêve de l’odalisque en se fuyant par les couleurs de son saroual aux magnolias morte ou vive Kapaktaki resim şair Daniel Leuwers’in editörlüğünde “fakir kitaplar” serisinden Fransız ressam Henri Matisse’in 70. Ölüm...
evet (şiir)
çocuklarının yüzlerine bakamayan çulsuz babaların acıklı hâlleri ve ekmek getiremeyen pirinç bulgur tuz peynir getiremeyen et getiremeyen un getiremeyen patates açıklaması ne zor boş tencere önündeki garip anneleri ne pişirsek değil de suyu neyle ısıtsak diye boş bakan boş ne acaiptir kim bilir tadı çikolatanın mütemadi bir perhiz iftarsız sahursuz mütemadi bir oruç ne ki...


