Dayanılmaz belirsizlik mümkün kılıyor yaşamayı insan kırılırken en ince yerinden kırıldığı yerde kalıyor aynı gözlerle bakıyor yıllarca dünyaya görünmediğinde yoksun diyor kafesteki papağan kim öğrettiyse ona bunu tekrarlıyor durmadan bir tırtıl dönüşürken kelebeğe o hayalci hücreyle aynı anda bir incir ağacı filizleniyor limanda bir mucize gibi kayalıklardan fışkırarak yaşam yenilerken kendini bir yaprağın gizemiyle Tüket...
Son Yazılar:
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
Kategori: Manşet
Olumsuz Optimist (Şiir)
Dikizimde kaldı geçmiş gelen, gideni aradı izlemekle kalmadı yaşattım gelecek olanı belki kızgınsın bi ufak haklı olabilirsin kalamadığın kadar Senin kadar bende kaçıyorum bu günlerde tanımadığım sokak ev oldu yoldaşsız yolda kutuplar kumla doldu bilhassa ciğerlerim tütünle dost Belki bu yüzden az, kısık sesim belki bu yüzden duymamışsındır, sana olan iyi dikeklerim, unutuldu...
Neden Sonuç (Şiir)
Kitabın sonundan ortaya alınmış bir pasaj Günlerden çarşamba ve ip üstünde sallanan bir salı akşamı Cam kırıklıkları dolu bir aklı Düşüncelerine batıran dört tanıklı bir acil odası Kazılmış toprakların kirli tırnaklara bir sırık hediye bohçası Kalp dalgaları seyir halinde Bir aşağı bir yukarı Ufkun en dönülmez akşamı Loş beyaz ışıklı bir karadelikten Madde beyazı...
Hiçbir Yerin Yerlisi (Şiir)
yılanların korkulu rüyâsıdır kan kusan vampir yarasalar, gerçekliğin çamurundan kurtulup kibriyle baş edemez insanın dili. dünyada kendime bir yer buldum ama dünyanın bir parçasıymış gibi yaşayamadım, yalnız olmasaydım da ölecektim biliyorum içimi acıtıyor bu boşluk doğrusu. gölgemi gezdiriyorum Doğancılar Parkı’nda bir köpek sanki İkarus’a kadar gider hikayesi, sadece son şiiriniz kadar iyisinizdir yalnızlık...
“Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı”
5 Mart – 23 Ağustos 2026 Pera Müzesi’nin yeni sergisi Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türkiye resim sanatının önemli isimlerinden Halil Paşa’yı, yaşamı ve üretimi arasındaki ilişki üzerinden ele alıyor. Dr. Özlem İnay Erten küratörlüğünde hazırlanan sergi, sanatçının portre, natürmort ve peyzajlarını arşiv belgeleri, fotoğraflar ve desen defterleriyle bir araya...
ÇOCUKLUĞA İNEN KESTİRME YOLLAR (ŞİİR)
düşlerimi gezdiriyorum ahşap kokulu evin odalarında pencerelerinden dağları seyrediyorum komşuların çiçekler yarıştırdığı avlulara kestirme yollarından sessizce iniyorum hatıraların fark ettirmeden uçup gitti avcumdan mevsimleri birbirine karışan küçük dünyamda büyük hayaller kurayım diye azıcık yavaşlayan tahta oyuncakların çatlaklarında saklanan zaman her düşüşte bir yara her yarada bir ah bırakarak meydan okumak onunla dost olmayı...
Vietnam Barikatları (Şiir)
Vietnam günlüğüme yazdığım ilk not, Amerika’nın katıksız orospu evladının teki olduğuydu Bu küfrün intikamı benden fazlaca alınıyordu Ortadoğu diye ortaya sıçtıkları uydurma isim hayatımı ele geçiren zehirli bir dövme hâlini alıyordu. Senin Batı yalayıcı sahte punk’ın benim kedilerimin kumundaki boku temizliyor Kalın tabanlı botların seni hiçbir bok bilmeyen bir soytarı gibi gösteriyor Kapitalist hüviyet...
KARAKALEM (ŞİİR)
Efsunlanmış olmalılar -yoksa niye yoklar kabarmış bir kulak anasonlu bir ağız haset bir kahkaha yas meydanında dans eden ayak hepsi birden olurken ve daha daha bakalım bu sessizliği ne kıracak zor bundan sonrası zor aynı deftere yazılmak ah yasası kardeşliğin heder oldun kraliçelerin tacına yeni elmaslar yapıştıran kara kelamla kara kalemle yazılan mektuplar kirli...
İş İşten Geçmeden: Sartre’da Varoluşun Trajedisi
“Madde 140: Şayet birbiri için yaratılmış olan bir çift, idareye ait bir hata yüzünden, sağlıklarında karşılaşmamışlarsa, haksız yere mahrum edildikleri aşkı gerçekleştirmek ve müşterek hayatlarını yaşamak üzere, yeryüzüne dönmek isteğinde bulunabilirler ve bazı şartlar altında buna izin alabilirler.”[1] Peki, insan gerçekten yaşamı kaçırabilir mi? Eğer kaçırılmış yaşam için ikinci bir fırsat verilseydi insan bu kez...
Agua Grand Nehri’nde (Şiir)
Tarlalara yakın, Agua Grand Nehri’nde, Taşların üzerinde çamaşır dövüyor siyah kadınlar. Dövüyorlar ve şarkılar söylüyorlar, yurt şarkıları. Şarkılar söylüyorlar, kahkahalar atıyorlar, yergilerle dolu, Hikayeler anlatıyorlar… rüzgârda savrulmuş. Patlatırcasına atıyorlar kahkahaları, çarpıyorken çamaşırları taşlara, Bembeyaz edinceye kadar çeviriyorken onları. Oynuyor çocuklar! Şakıyor sular! Kirlenmiş sularda oynuyor çocuklar… Küçük bir siyah çocuk...









