gülüşünüz bir mağaranın karalık tarihini aşıyor artık-Turgut Uyar Unutamadığım ve unutamayacağım bir yürüyüşü hatırlıyorum. Özlemlerimizin, tutkularımızın ve hayat üzerine arayışlarımızı konuştuğumuz, o yürüyüşü hatırlıyorum. Unutulmaz sözcükler konuşmuştuk o yürüyüşte. O sözcüklerin hepsini sakladım. Atilla İlhan’ın, söylediği gibi, ‘mıh’ gibi sakladım. Hayatı iliklerime kadar hissettiğim o yürüyüşü hiç unutmadım. Unutamam da. O yürüyüşten, çok şey öğrendim....
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Litera
Ölümü Anne Dilinden Başka Dillere Çevirmenin Şiirleri
” İnsan daima anımsar”* ” İnsan üç beş damla kan ve binbir endişedir”** Sadi Şirazi’nin insan nedir sorusuna verdiği yanıtın yanına keder ve acıdır da rahatlıkla eklenebilir. İnsan doğduğu günden öldüğü ana kadar binbir türlü acıdan ve kederden geçerek adeta yaşamanın gerekliliğini ve bunun sonuçlarını yerine getirmiş olur. Aynı durumu insan olmayan canlılar içinde...
Bay Konsolos: Aynı Düşü Gören Bir Kasaba
Mahmut Şenol’un ilk çalışması Phaselis Adağı’yla 2003’de başlamış yazarlık serüveninde ikinci eseri olarak tanıdığımız Bay Konsolos başlıklı romanı, 2005 yılında ¨Altın Kitaplar yayınevi¨ tarafından basılıp yayınlanmıştı. Bay Konsolos, geçenlerde yapılmış ikinci baskısına ulaşana kadar boş durmuş değildi, tiyatro eseri de oldu, bildiğimizce İstanbul Şehir Tiyatroları ve nihayet Devlet Tiyatrolarında repertuara alındı; sahnelenmeyi bekliyordu. Dünyanın gelmiş...
Sovyet Şarkı Yazarı Solovyov-Sedoy ve Moskova Geceleri
Hani şu şartlı refleksiyle meşhur İvan Pavlov, 1930’larda Leningrad Konservatuarında bir deney yapar. Bestecilerin diğer insanlardan farklı psikolojik ve fizyolojik karakteristiklerini saptamak üzere yapılan deney Pavlov’a şunu gösterir: “Bestecilerin hiçbir özelliği yok. Sıradan, normal insanlar hepsi.” “Moskova Geceleri” şarkısını çok kimsenin bildiği, adını Rusya’yla ilgilenenler dışında kimsenin pek bilmediği Vasili Solovyov-Sedoy anlatıyor bu deneyi, 74...
Elmalar (Öykü)
Güzel kış sabahında hava sıcak, yerdeki birikmiş kar ayna gibi yansıtıyor güneş ışığını. Çatıların buzu eriyor, damla damla düşüyor karın üstüne. Annem payizden sandığa koyduğu elmalardan birkaçını çıkarmış. Evin kokusuna baskınlığıyla ekşi elma kokusu yayılmış. Elmaların kokusu, renginin yeşili kadar keskin. Tatları akşamı bekleyecek olan keskin elmaların kokusunu evde bırakıp dışarı çıkıyorum. Kış olduğundan hayvanlar...
YER İLE GÖK ARASINDAKİ UYUM: KLASİK MÜZİK
“Dünya hiç olmasaydı bile müzik var olurdu.”[1] Biraz “abartılı” bulsam da; Yehudi Menuhin’nin, “Her insanın doğasında olan, yaratılıştan gelen şeyin yalnızca müzik olduğunu düşünebilirim,” saptamasına müthiş bir değer atfederim; tabii Pierre Beaumarchais’nin, “Bugünlerde söylenmeye değmeyecek sözler şarkı yapılıyor,” uyarısını da “es” geçmeden… Soru(n)ların ortasında “Güncel müzik nedir, nasıldır” sorusuna yanıtın, “Madonna’nın ‘Kötü Müzik, Cafcaflı Şov’uyla… müziğini bu...
TAK TAK (ŞİİR)
Neyi anımsıyorsun şimdi Gökyüzüne çekiçle vurduğumda çıkan ses Ne hatırlatıyor sana? Sıkıntımı gürleyemedim ondandır Bir çekiç daha? Kekeleyen ellerimi nerden anlaman gerektiğini söylemeyeceğim Bundan böyle Hiçbir şey demeyeceğim sana. Dünya iltihaplı bir yer Bunu dudağının kenarında bırakıp Bana söyleyemediklerinin yarasından anlıyorum Yukarıdan ayartıp aşağıdan terk ettiğinden beri Aşağı yukarı iyi bir insanım ben. Yüzüne rastlamaktan...
Kapı Aralığındaki Konuşma (Şiirler)
KAPI ARALIĞINDAKİ KONUŞMA Sabahın saat beşinde çalıyorum kapısını adamın. Kapıdan sesleniyorum: Siliska Caddesi’ndeki hastanede bir asker, oğlunuz, ölüyor. Adam kapıyı yarım aralıyor kilidin zincirini çıkarmıyor. Adamın arkasında karısı titriyor. Diyorum: Oğlunuz annesini çağırıyor Adam: Annesi gelmeyecek, diyor. Adamın arkasında kadın titriyor. Diyorum: Doktor şarap vermemize izin verdi oğlunuza. Adam: Bekleyin lütfen, diyor....
Tanrı’nın Eli (Öykü)
Tanrı’nın ya da üstün bir gücün varlığını hissettiğim günlerden biriydi. Siz, adına ne dersiniz bilmiyorum. Belki de Tanrı’nın kendisi değil de bir melekti. Fakat konumuz bu değil. Size anlatmak üzere olduğum olay gerçekleştiğinde, bir şeyin ya da bir kişinin beni gözettiğini hissettim. Bir şey, beni korumak için oradaydı. Seni neyden koruyacak, diye sorabilirsiniz. Cevabı çok...
BUZ
İnsan türünün özüne sinmiş bir kara zehir, bir irin var. Tüm bu korkunç hikâye cennetten kovulmamızla mı başladı yoksa atalarımızın alet yapmayı başardığı karanlık bir mağara çukurunda mı, bilinmez. Binyıllardır bitmez bir dehşet, korku, kıyım, yıkım hikâyesi. Savaşlar, sürgünler, göçler, kurulup/yıkılan şehirler, yazılan ve yakılan kitaplar, halkalı zincirden panoptikon’a kapatılmalar, aşağılamalar ve eziyetler tarihi. İnsanlık...









